Gündem
Son Dakika: İsrail’den Gazze’ye Hava Saldırısı – Çok Sayıda Filistinli Hayatını Kaybetti
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Özet:
Mart 18, 2025 tarihinde, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği geniş çaplı hava saldırıları sonucunda en az 112 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Saldırılar, uzun süredir devam eden ateşkes sürecinin tek taraflı olarak sonlandırılmasıyla birlikte, bölgedeki tansiyonu yeniden alevlendirdi.
Giriş
İsrail, uzun süredir devam eden ateşkes anlaşmasının ardından Gazze’ye yönelik düzenlediği hava saldırılarıyla dikkat çekiyor. Son gelişmelere göre, İsrail ordusu Gazze Şeridi genelinde Hamas’a ait hedeflere yönelik düzenlediği operasyonlarda, sivil bölgelerde de ağır kayıplara neden oldu. Alınan bilgilere göre, saldırılarda en az 112 Filistinli hayatını kaybederken, yaralı sayısının da hızla arttığı bildirildİ
.
Saldırının Gerçekleşme Nedeni ve Detayları
Tek Taraflı Ateşkesin Sona Ermesi
İsrail hükümetinin, 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına darbe vurduğu iddiaları üzerine, bölgedeki gerilim yeniden tırmandı. İsrail Başbakanı ve Savunma Bakanı’nın talimatıyla harekete geçen ordunun, Hamas’ın rehin durumuna dair taleplerine karşılık olarak, hava saldırılarını başlattığı belirtildi. Saldırılar, ateşkesi sona erdiren tek taraflı adımın ardından, bölgede geniş çaplı operasyonların başladığını ortaya koyuyor
Hava Saldırısı Operasyonunun Kapsamı
- Hedefler: İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a ait askeri yapı, silah depoları ve komuta merkezlerini hedef aldı.
- Saldırı Sayısı: Gazze’de 35 ve üzeri hava saldırısının gerçekleştirildiği, bazı kaynakların bu sayıyı daha yüksek gösterdiği bildiriliyor.
- Kayıplar: Operasyon sonucunda, bölgedeki sivil yerleşim yerlerinde de etkili olan saldırılarda en az 112 Filistinlinin hayatını kaybettiği teyit edildi.
- Uyarılar: İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı, Gazze çevresindeki okulların ve bazı sivil faaliyet alanlarının güvenlik nedeniyle kapatıldığını duyurdu
.
Siyasi ve Uluslararası Tepkiler
Hamas ve Bölge Reaksiyonu
Hamas, İsrail’in tek taraflı adım atarak ateşkesi bozduğunu ve bu saldırıların, savunmasız Filistin halkına yönelik haince bir eylem olduğunu vurguladı. Resmi açıklamalarda, Netanyahu ve hükümetin sorumlu tutulması çağrısında bulunulduğu bildirildi. Ayrıca, bölgedeki Arap ülkeleri ve İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan da, yaşanan insanî krize acil müdahale çağrısı geldi
.
Uluslararası Arenada Gelişmeler
ABD, Beyaz Saray ve bazı uluslararası medya organları, saldırılarla ilgili bilgilendirme yaparken; özellikle Hamas’ın rehin durumuna yönelik gelişmelerin, bölgedeki mevcut krizi daha da derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, saldırıların geniş çaplı insanî felakete yol açabileceği ve uluslararası toplumun daha etkin bir müdahale stratejisi geliştirmesi gerektiği görüşünde birleşiyorlar
.
İnsanî Etkiler ve Bölgesel Durum
Siviller Üzerindeki Yıkıcı Etkiler
Gazze’deki sivil altyapı, uzun süredir devam eden ablukalar ve önceki çatışmaların etkisiyle zayıflamışken, bu son saldırılar durumun daha da kötüleşmesine yol açtı. Hastaneler, okullar ve sığınaklar hedef alınırken, bölgede yaşayan binlerce insanın yaşamı tehlikeye girdi. Özellikle çocuklar ve kadınlar, bu operasyonların en acımasız kurbanları arasında yer alıyor.
Gelecek İçin Belirsizlik
Bölgedeki mevcut durum, insani kriz boyutuna ulaşırken, uluslararası toplumun çözüm arayışları da hız kazandı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde acil toplanma çağrıları yapılırken, taraflar arasında diyalog ve müzakere çağrıları da artış gösteriyor. Ancak, mevcut siyasi gerilim ve rehin konusundaki belirsizlikler, barış sürecinin yeniden başlatılmasını zorlaştırıyor.
Sonuç
İsrail’in Gazze’ye düzenlediği bu geniş çaplı hava saldırısı, bölgedeki ateşkes sürecinin çöküşüne ve insani felaketin derinleşmesine neden oldu. Saldırılarda yaşanan sivil kayıplar, uluslararası arenada büyük tepkiye yol açarken, taraflar arasında sürdürülen müzakerelerin yeniden gündeme gelmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Hem bölge halkının hem de uluslararası toplumun bu gelişmelere karşı duyarlı olması, acil bir insani yardım ve barış çabasının hayata geçirilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Gündem
TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı
Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
Okuma Süresi: 3 dakika
ANKA

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…
Düzenleme Kimleri Kapsıyor?
Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:
· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,
yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.
Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.
Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”
Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.
Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:
“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”
Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.
“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”
Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.
İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”
“İltisak ve İrtibat” Tartışması
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.
Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:
“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”
Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Madde Oylanarak Kabul Edildi
Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.
Gündem
İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi
Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika
FatihDoğanMedya

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.
Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.
Soruşturmanın 4 Ana Ayağı
Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:
· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.
Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı
Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma
Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.
‘Uluslararası Fonlar’ İddiası
Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.
‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’
Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”
‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’
Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.
Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.
Soruşturma Derinleşiyor
AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.
Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte
Gündem
PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika
Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”
Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.
Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.
Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf
PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”
“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz
Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.
“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.
Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”
PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.
“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.
“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.
Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.
Gözler Meclis’te
PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.
-
Gündem1 hafta önceAkyaka’da dehşet anları! Sokak ortasında birbirlerini bıçakladılar, o anlar kamerada
-
Ekonomi1 hafta önceSGK duyurdu: Emekli aylığı farkları yarın hesaplarda! İşte ödeme tarihi ve tutarlar
-
Ekonomi7 gün öncePETROL FİYATLARI MAYISTAN BU YANA İLK KEZ 100 DOLARI AŞTI
-
Magazin7 gün önceJon Bon Jovi’den Sahne Şoku! Konserini Aniden Kesti ve Hayranlarına Söz Verdi
-
Spor4 gün önceFilenin Sultanları’ndan Dev Geri Dönüş! Türkiye-Brezilya VNL Finalinde Nefes Kesti
-
Gündem1 hafta önceYozgat’ta Kayıp Vatandaş Mezarlıktaki Tabutun İçinde Sağ Bulundu
-
Spor4 gün önceSantarelli’den Eleştirilere Sert Cevap: “Türkiye’yi Çok Seviyorum Ama Denge Şart”
-
Gündem4 gün önceAntalya’da Korkunç Cinayet: Eski Sevgilisini Vurdu, Ardından Kendini Öldürdü
