Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Son Dakika

SON DAKİKA — Google ve Amazon’un Project Nimbus sözleşmesinde “gizli uyarı” mekanizması: Sızdırılan belgeler şirketlerin yabancı hükümetlere veri tesliminde İsrail’i kodla bilgilendirmeyi kabul ettiğini gösteriyor

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA — Google ve Amazon’un Project Nimbus sözleşmesinde “gizli uyarı” mekanizması: Sızdırılan belgeler şirketlerin yabancı hükümetlere veri tesliminde İsrail’i kodla bilgilendirmeyi kabul ettiğini gösteriyor

Yayın tarihi: 31 Ekim 2025, 10:00 (TSİ)
Okuma süresi: 4 dakika

Guardian, +972 Magazine ve Local Call ortak soruşturmasıyla ortaya çıkan sızdırılan İsrail Maliye Bakanlığı belgeleri, Google ve Amazon’un 2021’de imzalanan 1,2 milyar dolarlık Project Nimbus bulut sözleşmesi kapsamındaki şartlarda, yabancı mahkeme veya güvenlik talepleri nedeniyle İsrail verileri paylaşıldığında bile —yayın yasağı (gag order) olsa dahi— İsrail’e gizli şekilde haber vermeyi sağlayacak bir “kod” (soruşturmada winking mechanism / “göz kırpma mekanizması” olarak anılıyor) kabul ettiklerini gösteriyor


Detaylar — belgeler ne diyor?

Sızdırılan sözleşme ve ek belgeler, şirketlerin “özel tazminat” adı verilen ödeme mekanizmasıyla İsrail’i bilgilendirmeyi kabul ettiğini gösteriyor. Buna göre, yabancı bir yetkili kurumun (ör. ABD, İtalya vb.) talebiyle İsrail verileri verildiğinde, şirketler 24 saat içinde ülke koduna karşılık gelen miktarda (ör. ABD için 1.000 şekel; İtalya için +39 → 3.900 şekel) İsrail’e ödeme yapacak; eğer gag order yüzünden ülke bile açılamıyorsa 100.000 şekel gibi yüksek bir tutar ödenecek. Bu yöntemin amacı, resmi olarak talep hakkında açıklama yapılmasına engel olsa dahi İsrail’e “hangi ülkenin eriştiğini” gizli olarak bildirmek.

Bu düzenleme, şirketlerin standart kabul edilebilir kullanım (acceptable use) politikalarına ve olası çalışan/aktivist baskısına rağmen İsrail’in erişimini kısıtlamasını önleyecek maddeler de içeriyor; belgeler, anlaşmanın şirketlerin bazı kısıtlama yetkilerini fiilen askıya aldığına işaret ediyor.


Sözleşmenin kapsamı ve tarihçe

Project Nimbus, İsrail hükümeti ile Google ve Amazon’un bulut birimleri arasında 2021’de imzalanan ve ilk etapta 7 yıllık öngörülen —toplam değeri yaklaşık 1,2 milyar dolar— bir bulut/AI hizmetleri paketidir. Sözleşme, devlet kurumu ve askeri verilerin özel bulut altyapılarına taşınmasını içeriyor ve belgeler, anlaşmanın bazı bölümlerinin idari/askeri kullanım için özel olarak şekillendirildiğini gösteriyor.


Şirketlerin ve hükümetin açıklamaları

Google ve Amazon, Guardian’a yaptıkları açıklamalarda yasal yükümlülüklerini atlatacak herhangi bir uygulamayı reddettiklerini ve “hukuki yükümlülüklerden kaçınmayı” kategorik biçimde yanlış bulduklarını belirtti. İsrail Maliye Bakanlığı ise “devletin şirketleri yasadışı bir eyleme zorladığı” yönündeki ima ve iddiaları “asılsız” olarak nitelendirdi. Ancak yayınlanan iç belgeler, anlaşmada bu tip gizli işaretleşmeye imkan tanıyan maddelerin varlığına işaret ediyor.


Hukuki ve etik endişeler

Eski ABD savcıları ve hukuk uzmanları, gag order ile örtülmüş talepleri üçüncü taraflara “kodlu ödeme” şeklinde bildirme uygulamasının hem hukuki açıdan riskli hem de şeffaflık/etik bakımından sorunlu olduğunu vurguladı. Uzmanlar, bu tür mekanizmaların mahkeme emirleriyle çelişebileceğini ve şirketleri ABD/Yabancı mahkeme prosedürleri ile çatışmaya sokabileceğini belirtiyor. Ayrıca insan hakları grupları, Nimbus kapsamında sağlanan altyapının olası askeri/istihbarat kullanımı nedeniyle kaygılarını zaten defalarca dile getirmişti.


Ne değişecek? Olası sonuçlar

  • Hukuki soruşturmalar: Sözleşme hükümlerinin uygulatılması veya uygulandığı iddiaları, ilgili ülke hukuk makamlarının incelemesine yol açabilir. Uzmanlar, özellikle ABD’de mahkeme emri gizliliğinin ihlali iddialarının izlenebileceğini söylüyor.

  • Kamuoyu ve çalışan tepkisi: Geçmişte Nimbus’a karşı çalışan protestoları ve iç muhalefet gündeme gelmişti; bu yeni iddialar da şirket içi / kamuoyu baskısını artırabilir.

  • Sözleşme ve politika revizyonları: Şirket politikaları, hükümet sözleşmeleri ve uluslararası veri paylaşımı protokollerinin gözden geçirilmesi yönünde çağrılar yükselebilir.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Dakika

ABD Merkez Komutanlığı, ABD ordusunun İran’ın güneyindeki hedeflere yeni hava saldırıları başlattığını açıkladı.

Yayımlandı

üzerinde

ABD Merkez Komutanlığı, ABD ordusunun İran’ın güneyindeki hedeflere yeni hava saldırıları başlattığını açıkladı.

Tarih: 26 Mayıs 2026, Salı | Saat: 04:10

ANKARA / TAHRAN – ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın güneyinde stratejik hedeflere yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını duyurdu. Yerel saatle gece yarısından sonra gerçekleştirilen saldırılar, özellikle Hürmüz Boğazı’nın hemen kıyısındaki liman kenti Bandar Abbas çevresinde yoğunlaştı. İşte ABD ile İran arasındaki kritik gerilimin detayları ve bölgeye etkileri…

ABD’nin Yeni Saldırısı: “Meşru Müdafaa” Vurgusu

CENTCOM Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, yaptığı yazılı açıklamada saldırıların gerekçesini “kendini savunma” olarak nitelendirdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“ABD kuvvetleri, İranlı güçlerin tehditlerine karşı birliklerimizi korumak amacıyla İran’ın güneyinde meşru müdafaa saldırıları düzenlemiştir. Hedefler arasında füze rampaları ve mayın döşemeye çalışan İran botları yer almaktadır. ABD Merkez Komutanlığı, devam eden ateşkes sürecinde itidalli davranarak güçlerimizi savunmaya devam etmektedir.”

Yetkililer, saldırıların özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki en büyük deniz üssüne ev sahipliği yapan liman kenti Bandar Abbas yakınlarında gerçekleştiğini bildirdi. İlk belirlemelere göre İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) ait bir geminin yanı sıra, ABD savaş uçaklarını hedef aldığı öne sürülen bir karadan havaya füze (SAM) bataryası da imha edildi.

Bölgede Patlama Sesleri: “Durum Kontrol Altında”

Operasyonun hemen ardından İran yarı resmi haber ajansları, Bandar Abbas’ta peş peşe patlama sesleri duyulduğunu aktardı. Yerel kaynaklar, patlamaların kentin farklı noktalarından geldiğini belirtirken, İranlı yetkililer “durumun kontrol altında olduğunu” ve “endişeye mahal olmadığını” söyledi.

Olayın hemen ardından İran’ın Birleşmiş Milletler nezdindeki girişimlerini hızlandırdığı öğrenilirken, resmi bir misilleme açıklaması henüz yapılmadı.

Ateşkes Gölgesinde Diplomasi: “Anlaşma Yakın Değil”

Saldırı, bölgede diplomatik temasların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile yürütülen müzakerelerde “birçok konuda uzlaşıya varıldığını” kabul ederken, “Ancak bunun anlaşmanın yakın olduğu anlamına geldiğini kimse söyleyemez” diyerek ihtiyatlı bir ton kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta sonu yaptığı açıklamada tarafların bir anlaşmaya “yakın” olduğunu öne sürmüş, ancak daha sonra müzakerecilerine “acele etmeyin” talimatı verdiğini açıklamıştı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise bir anlaşmanın hafta başında (pazartesi günü) mümkün olabileceğini dile getirmişti.

Buna karşın İran Meclis Başkanı Muhammed Bagher Galibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Katar’ın başkenti Doha’da Katar Başbakanı ile sürpriz bir görüşme gerçekleştirmesi, diplomasinin hız kesmediğini gösteriyor.

60 Günlük Ateşkes Planı Masada

ABD ve İran arasındaki müzakerelerde öne çıkan teklifin, 60 günlük yeni bir ateşkes ve Hürmüz Boğazı’nın trafiğe yeniden açılması olduğu belirtiliyor. Bu plana göre ateşkes süresince İran’a uygulanan ablukanın hafifletilmesi ve İran’ın petrol satışına yeniden başlaması öngörülüyor.

Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail’in ortak operasyonlarıyla başlayan çatışmalar, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasıyla enerji piyasalarında şok etkisi yaratmıştı. 8 Nisan’dan bu yana sürdürülen ateşkes ise büyük ölçüde kırılgan bir zeminde ilerliyor.

Türkiye’den Bölgeye Kritik Uyarı: “Savaş Kimsenin Kazancına Değil”

Ankara, bölgede tırmanan gerilimi yakından takip ediyor. Türkiye, 28 Şubat’ta savaşın başladığı ilk gün yaptığı açıklamada tüm tarafları şiddeti sona erdirmeye çağırmış ve arabuluculuğa hazır olduğunu duyurmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir değerlendirmede, “Bu savaş bölgeyi topyekûn bir ateş çemberine sürükler. Diplomasiye şans verilmeli” ifadelerini kullanmıştı.

Türk yetkililer, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki istikrarsızlığın enerji arz güvenliği açısından oluşturduğu tehdide dikkat çekerken, uluslararası topluma “sorumlu hareket etme” çağrısında bulunuyor.

Enerji Piyasalarında Alarm: Petrol Fiyatları Yükselişte

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçiş noktası olması nedeniyle kritik bir öneme sahip. Son saldırıların ardından Brent petrol fiyatları yükselişe geçti. Piyasalar, ateşkesin tehlikeye girebileceği endişesiyle fiyatlamaları yukarı yönlü güncelledi.

Uzmanlar, çatışmaların yeniden şiddetlenmesi halinde petrol fiyatlarında kalıcı artışlar yaşanabileceğini ve bunun küresel ölçekte enflasyonist baskıları tetikleyebileceğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

Adana’da korkutan deprem!

Yayımlandı

üzerinde

Adana, Saimbeyli merkezli 4.9’luk depremle sarsıldı! AFAD ve Kandilli verileri açıkladı: Vatandaşlar sokağa döküldü

TARİH: 24 Mayıs 2026, Pazar
SAAT: 04:26

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Adana’nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.26’da 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntı, kent merkezi başta olmak üzere çevre illerde de hissedildi. İlk belirlemelere göre can veya mal kaybı yaşanmazken, panikleyen çok sayıda vatandaşın sokağa çıktığı görüldü.

AFAD ve Kandilli’den peş peşe açıklama: Derinlik 8.6 km

AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı’nın paylaştığı verilere göre, depremin merkez üssü Saimbeyli ilçesi olarak tespit edildi. Koordinatları 37.7672 enlem, 36.1300 boylam olarak belirlenen deprem, yerin 8.6 kilometre derinliğinde kaydedildi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü de depremin büyüklüğünü 4.9 olarak teyit etti.

Deprem, Adana’nın merkez ilçeleri Seyhan, Çukurova, Yüreğir ve Sarıçam’ın yanı sıra, Osmaniye, Kahramanmaraş, Mersin ve Hatay gibi komşu illerden de hissedildi.

Saimbeyli’de panik anları: “Böyle bir sarsıntı hissetmek bizi çok korkuttu”

Sabaha karşı meydana gelen deprem, bölge halkına korku dolu anlar yaşattı. Sarsıntıyı hisseden çok sayıda vatandaş, evlerini terk ederek sokaklara çıktı. Depremi yaşayan Mirza ve Zeynep S. isimli kardeşler, yaşadıkları korkuyu şu sözlerle dile getirdi:

“Böyle bir sarsıntı hissetmek bizi çok korkuttu.”

Yetkililer, ilk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı veya hasar ihbarı alınmadığını bildirdi. Ekiplerin saha taramalarının sürdüğü, özellikle kırsal mahallelerde durum tespit çalışmalarının devam ettiği öğrenildi

Uzmanlardan Adana ve Doğu Akdeniz için kritik uyarılar

Bu deprem, bilim insanlarının bölgeye yönelik uyarılarını yeniden gündeme getirdi. İskenderun Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semir Över, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, özellikle Karataş-Osmaniye fay hattına dikkat çekmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:

“Adana’nın güneyinde Karataş ile Osmaniye arasında uzanan Karataş-Osmaniye fayı var. Bu fay uzun süredir büyük deprem üretmedi; burada bir deprem beklenmektedir, ancak zamanına ilişkin kesin bir tarih verilemez.”

Öte yandan, uluslararası bir araştırma ekibinin Mart 2026’da yayımladığı bilimsel çalışma, Türkoğlu ile Osmaniye arasında kırılmayan fay hattının yaklaşık 1500 yıldır büyük bir deprem üretmediğini ve bu bölgede 7 metrelik bir gerilim birikimi olduğunu ortaya koymuştu. 2023 Kahramanmaraş depremlerinin bu hatta fazladan stres yükleyerek riski daha ileri noktaya taşıdığı belirtilmişti.

Adana’nın deprem gerçeği: 10 aktif fay hattı

Adana, jeolojik konumu itibarıyla Doğu Anadolu Fay Hattı ve Ölü Deniz Fay Zonu’nun etkisi altında bulunan, sismik açıdan oldukça aktif bir bölgede yer alıyor. MTA verilerine göre Adana’dan geçen başlıca diri fay hatları şunlardır:

· Karataş-Yumurtalık Fayı
· Misis-Andırın Fayı
· İskenderun Fayı
· Kozan Fayı
· Savrun Fayı
· Saimbeyli Fayı
· Ecemiş Fayı
· Namrun Fayı
· Ovacık Fayı
· Mut Fayı

Bölgede 1900’den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 1998 yılında merkez üssü Ceyhan olan 6.2 büyüklüğündeki depremdi. Bu depremde 145 kişi hayatını kaybetmiş, 10 bin 675 bina ağır hasar almıştı. AFAD’ın İl Afet Risk Azaltma Planı’nda (İRAP) Adana, “yüksek riskli iller” arasında sınıflandırılıyor.

Yetkililerden vatandaşlara çağrı: Resmi kaynakları takip edin

Yetkililer, depremin ardından vatandaşları resmi kurumların açıklamaları dışındaki spekülatif paylaşımlara itibar etmemeleri konusunda uyardı. Bölgede artçı sarsıntıların yaşanabileceği belirtilirken, AFAD ekiplerinin teyakkuz halinde olduğu bildirildi. Gelişmeler, AFAD ve Kandilli Rasathanesi’nin resmi internet siteleri ile sosyal medya hesaplarından anlık olarak takip edilebilir.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

Kendini ‘İsa Mesih’ Sanan Saldırgan Beyaz Saray’a Ateş Açtı: Gizli Servis Tarafından Vurularak Etkisiz Hale Getirildi

Yayımlandı

üzerinde

Kendini ‘İsa Mesih’ Sanan Saldırgan Beyaz Saray’a Ateş Açtı: Gizli Servis Tarafından Vurularak Etkisiz Hale Getirildi

TARİH: 24 Mayıs 2026 Pazar
SAAT: 04:15

ABD’nin başkenti Washington D.C.’de kendisinin İsa Mesih olduğuna inanan ve hakkında ‘uzaklaştırma kararı’ bulunan bir şahıs, Beyaz Saray kontrol noktasına tabancayla ateş açtı. Saldırgan, Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü. Olay sırasında Başkan Trump Oval Ofis’teydi.

Fatih Doğan / FatihDoğanMedya – Washington

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington D.C., Cumartesi akşamı bir güvenlik krizine sahne oldu. Yerel saatle 18:00 sularında (TSİ 01:00), kendisinin İsa Mesih olduğunu iddia eden ve zihinsel sağlık sorunları olduğu bilinen bir saldırgan, Beyaz Saray’ın hemen dışındaki Gizli Servis (US Secret Service) kontrol noktasına silahlı saldırı düzenledi.

Gizli Servis’ten yapılan resmi açıklamaya göre, adının açıklanmasını istemeyen bir kolluk kuvveti yetkilisi, saldırganın 17. Cadde ve Pennsylvania Bulvarı’nın kesiştiği noktadaki kontrol noktasına yaklaştığını, çantasından bir tabanca çıkararak burada görevli memurlara ateş açtığını belirtti.

Görgü tanıkları ve gazeteciler, bölgede en az 30 el silah sesi duyulduğunu aktardı. Gizli Servis ajanlarının anında karşılık vermesiyle çıkan çatışmada saldırgan ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan şahıs, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Çatışmanın Ortasında Bir Sivil de Vuruldu

Yaşanan silahlı çatışma sırasında olay yerinde bulunan bir sivil de kurşunların hedefi oldu. Ağır yaralanan ve hastaneye kaldırılan bu kişinin durumunun kritik olduğu bildirildi. Yetkililer, yaralanan kişinin saldırganın ateşiyle mi, yoksa Gizli Servis’in karşı ateşi sırasında mı vurulduğunun henüz netlik kazanmadığını açıkladı.

Saldırganın ‘İsa Mesih’ Olduğunu İddia Ettiği Ortaya Çıktı

Olayın ardından başlatılan soruşturmada saldırganla ilgili çarpıcı detaylara ulaşıldı. Kaynaklar, saldırganın zihinsel sağlık sorunları geçmişi olduğunu, kendisinin İsa Mesih olduğuna inandığını ve daha önce Beyaz Saray bölgesine yaklaşmasını yasaklayan bir mahkeme kararını (stay-away order) ihlal ettiği için Gizli Servis tarafından tanındığını belirtti.

Trump Oval Ofis’teydi, Beyaz Saray Kilitlendi

Saldırının yaşandığı dakikalarda ABD Başkanı Donald Trump’ın Oval Ofis’te olduğu ve İran ile yürütülen barış anlaşması müzakereleri üzerinde çalıştığı öğrenildi. Olayın hemen ardından Beyaz Saray tamamen kilitlendi (lockdown). Başkan Trump’ın güvende olduğu ve saldırıdan etkilenmediği resmi olarak duyuruldu.

Beyaz Saray bahçesinde canlı yayın hazırlığı yapan gazeteciler büyük panik yaşadı. ABC News muhabiri Selina Wang, silah seslerini duyduğu anları kayda aldı. Görüntülerde, Wang’ın yayın yaparken bir anda yoğun silah sesleri duyması üzerine gözlerinin korkuyla büyüdüğü ve siper almak için eğildiği görüldü. Bu dramatik video, sosyal medyada kısa sürede milyonlarca kez izlendi. Wang ve diğer gazeteciler, Gizli Servis tarafından hızla Beyaz Saray basın brifing odasına tahliye edildi.

Bölgeye Çok Sayıda Federal Ekip Sevk Edildi

Silah seslerinin duyulmasının ardından bölgeye FBI, ATF ve Washington D.C. Polisi’nden çok sayıda ekip sevk edildi. Olay yeri inceleme ekipleri, 17. Cadde ve Pennsylvania Bulvarı çevresini araç ve yaya trafiğine kapatırken, FBI Direktörü Kaş Patel, halkı gelişmelerden haberdar edeceklerini duyurdu. Yaklaşık 45 dakika süren olağanüstü halin ardından Beyaz Saray’daki kilitlenme kararı saat 18:51’de kaldırıldı.

Beyaz Saray’da Art Arda Gelen Saldırılar Dikkat Çekiyor

Bu olay, son bir ay içinde Beyaz Saray ve Başkan Trump’ı hedef alan üçüncü ciddi güvenlik olayı oldu. Geçtiğimiz 25 Nisan’da Beyaz Saray Muhabirleri Birliği Yemeği’nin yapıldığı otelde Cole Tomas Allen isimli bir saldırgan Trump’a suikast girişiminde bulunmuş, 4 Mayıs’ta ise Washington Anıtı yakınlarında Michael Marx isimli bir şüpheli Gizli Servis’e ateş açmıştı. Gizli Servis’in, artan bu tehditler karşısında Beyaz Saray çevresindeki güvenlik önlemlerini daha da sıkılaştırması bekleniyor.

Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar