Silivri’de batan geminin yeri TESBİT edildi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Silivri’deki Gemi Kazasında Bilirkişi Raporu: İki Gemide de Hatalar ve İhmaller Zinciri

Tarih ve Saat: 4 Eylül 2026 – 15:29

Okuma Süresi: 5 dakika

AA

Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında meydana gelen ve 10 denizcinin kaybolmasına yol açan gemi kazasına ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, kazaya karışan her iki gemide de ciddi hatalar ve ihmaller zinciri olduğu tespit edildi. “Alsu” ve “Tuğberk İmamoğlu” isimli Türk bayraklı ticari gemilerin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu’nun 10 kişilik mürettebatından halen haber alınamıyor. Arama kurtarma çalışmaları üçüncü gününde de devam ederken, bilirkişi heyetinin hazırladığı ön rapor kazanın perde arkasındaki kritik ayrıntıları gün yüzüne çıkardı.

Kaza Nerede ve Ne Zaman Oldu?

Kaza, 2 Eylül 2026 sabahı saat 03.13 sıralarında, Silivri’nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde, Marmara Denizi Trafik Ayrım Şeridi üzerinde gerçekleşti. Kocaeli’den Aliağa’ya seyir halinde olan ve rulo sac metal ile inşaat demiri yüklü “Tuğberk İmamoğlu” isimli gemi ile çarpışan “Alsu” isimli ticari gemi, kazanın ardından hafif hasarla yoluna devam edebilirken, Tuğberk İmamoğlu iskele tarafından aldığı darbe sonucu süratle battı.

Bilirkişi Raporu Ne Söylüyor?

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, kazaya karışan “Alsu” gemisinin teknik kayıtlarını, ECDIS playback verilerini, gemi adamlarının ifadelerini ve Sahil Güvenlik ile Kıyı Emniyeti raporlarını mercek altına aldı. Hazırlanan ön tespit raporu, kazanın yalnızca tek bir hatadan değil, her iki gemideki zincirleme ihmallerden kaynaklandığını ortaya koydu.

Raporda dikkat çeken en önemli tespit, kazanın görüş ve deniz şartlarının tamamen elverişli olduğu bir ortamda meydana gelmiş olması. Bilirkişiler, kaza anında rüzgarın kuzeyden 4 beaufort, deniz durumunun 3 beaufort ve hafif çalkantılı olduğunu, görüş mesafesinin ise yaklaşık 6 deniz mili bulunduğunu kaydetti. Heyet, “Kazaya sebebiyet veren dışsal bir doğa faktörü tespit edilememiştir” değerlendirmesinde bulunarak, olayın tamamen insan ve operasyonel hatalardan kaynaklandığını vurguladı.

“Alsu” Gemisindeki Kritik Zafiyetler

Raporda, “Alsu” gemisinde köprü üstü seyir emniyeti organizasyonunda ağır ihlaller tespit edildi. Kaza anında geminin köprü üstünde yalnızca bir kişi, 2. Zabit (3. Kaptan) Murat Evciman bulunuyordu. Evciman’ın gemiye kazadan sadece bir gün önce, 31 Ağustos’ta katıldığı ve kaza anındaki vardiyasının bu gemideki ilk seyir vardiyası olduğu ortaya çıktı. Geminin manevra kabiliyetini, personelini ve köprü üstü cihazlarını henüz tanımayan tecrübesiz bir zabitin, yoğun trafik ayrımında tek başına bırakılması raporda “zafiyet” olarak nitelendirildi.

Bununla birlikte, kazanın yaşandığı saatlerde köprü üstünde hiçbir gözcü, dümenci veya stajyer bulunmadığı, diğer personelin kamara ve güvertede istirahat halinde olduğu belirtildi. Geminin kaptanı Ahmet Erarslan ise kaza esnasında köprü üstünde değil, kamarasında uyuyordu. Çatışmanın sarsıntısıyla uyanan kaptan, ancak kazadan 7 ila 10 dakika sonra, saat 03.20 sularında köprü üstüne çıkabildi.

Raporda ayrıca, “Alsu” gemisinin kendi Emniyetli Seyir El Kitabı’ndaki (Bridge Management Manual) “Watch Condition B” kuralına riayet edilmediği vurgulandı. Bu kural, geminin yoğun trafik bölgelerinde seyrederken köprü üstünde tecrübeli kaptan ve ek bir gözcü bulundurulmasını zorunlu kılıyor. Kaptan Erarslan’ın “açık denizde gözcü bulundurmama yetkisi kendisindedir” savunmasının, geminin SMS kurallarına tamamen aykırı olduğu kaydedildi.

“Tuğberk İmamoğlu” Hayalet Gemi Gibi Seyretti

Raporda, “Tuğberk İmamoğlu” gemisine yönelik de ciddi tespitler yer aldı. Geminin AIS cihazının kapalı, arızalı ya da dış müdahale sonucu çalışmaz durumda olması nedeniyle “hayalet gemi” modunda seyrettiği belirtildi. Bu durum, bölgedeki diğer gemiler ve VTS istasyonları için ciddi bir seyir tehlikesi oluşturdu. “Alsu” gemisi, Tuğberk İmamoğlu’nu ancak 1.8 mil kala radar ekosu olarak tespit edebildi.

Kazanın hemen öncesinde, iki gemi arasında VHF 16 üzerinden telsiz mutabakatı sağlandığı ve Tuğberk İmamoğlu’nun “iskeleye kaçın” talebi üzerine Alsu’nun rotasını iskeleye doğru değiştirmeye başladığı ortaya çıktı. Ancak Tuğberk İmamoğlu, yaklaşık 0.5 mil kala telsiz mutabakatının tam aksine aniden sancağına (kendi sağına) sert bir dönüş yaptı. Bu operasyonel kusur, çarpışmayı fiziki olarak başlatan aktif tetikleyici etken olarak nitelendirildi.

Çatışma Anı ve Hızlı Batış

Bilirkişi raporuna göre, çarpışma anında Tuğberk İmamoğlu’nun pruva hattını dikey kesen Alsu’nun sağ baş omuzluğu, Tuğberk İmamoğlu’nun sol baş omuzluğuna çarptı. Alsu’da sancak bordada hafif sıyrıklar dışında majör hasar oluşmazken, Tuğberk İmamoğlu iskele tarafından yırtılma nedeniyle yaklaşık 8 dakika içinde süratle battı.

Raporda, Tuğberk İmamoğlu’nun neden bu kadar hızlı battığına ilişkin kesin bir tespit yapılamadığı, bunun için geminin yükleme planı, yük bağlama sertifikaları, stabilite hesapları ve yükleme anı kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiği belirtildi.

Kazanın Asli Nedeni: Köprü Üstü Zafiyeti

Raporun değerlendirme kısmında, kazanın asli kök nedeninin “Alsu” gemisindeki köprü üstü zafiyeti olduğu ifade edildi. Raporda şu çarpıcı değerlendirmeye yer verildi:

“Eğer Alsu, kendi emniyet kılavuzundaki ‘Watch Condition B’ kuralına riayet ederek köprü üstünde tecrübeli kaptanı ve ek bir gözcüyü bulundursaydı, Tuğberk İmamoğlu’nun kontrolsüz sancağa dönüş manevrası 0.5 mil yerine 1.5-1.8 mil mesafede saptanabilir, COLREG Kural 8 uyarınca ivedilikle makineler stop edilerek veya acil tornistan verilerek çatışma tamamen önlenebilir ya da darbe şiddeti minimuma indirilerek Tuğberk İmamoğlu’nun batması engellenebilirdi.”

Raporda ayrıca, “Çatışmanın ve ardından meydana gelen batma ve mürettebat kayıp faciasının esas kök nedeni, çift taraflı köprü üstü disiplinsizliği, vardiya standartlarının tamamen terk edilmesi ve durumsal farkındalık kaybıdır” denildi.

Arama Kurtarma Çalışmaları ve Soruşturma

Kazanın ardından bölgede geniş çaplı arama-kurtarma faaliyeti başlatıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurları tarafından yürütülen çalışmalarda, Tuğberk İmamoğlu’na ait can salları ve serbest düşmeli can filikası denizde yüzer vaziyette boş olarak bulundu.

Milli Savunma Bakanlığı, batan geminin yerinin Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi tarafından tespit edildiğini duyurdu. Ancak 10 kişilik mürettebattan halen haber alınamıyor. Silivri’de kayıp yakınlarının endişeli bekleyişi sürerken, kaza ile ilgili soruşturma kapsamında Alsu gemisi üzerindeki bilirkişi incelemeleri devam ediyor.

Soruşturmanın “taksirle ölüme sebebiyet verme” niteliği kazanabileceği belirtilirken, VHF telsiz ses kayıtları, genişletilmiş VTS radar kayıtları ve gemi kamera görüntülerinin incelenmesi için müzekkere yazıldığı öğrenildi.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Bilirkişi raporunun kesinleşmesiyle birlikte, kusur oranlarının netleşmesi ve soruşturmanın hangi geminin kaptanları ve yetkilileri hakkında dava açılacağına yönelik yol haritasının belirlenmesi bekleniyor. Önümüzdeki günlerde batan gemiden elde edilecek yeni veriler ve mürettebata ulaşılması halinde alınacak ifadeler, sürecin seyrini değiştirebilir. Arama kurtarma çalışmalarının ise kayıp denizcilere ulaşılana kadar kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

Silivri’de batan geminin yeri TESBİT edildi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Öğle Bülteni 4 Eylül 2026 öğle Haber Bülteni
Giriş Yap

Fatih Doğan Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.