Åžarkıcı Güllü’nün Ölümü Davasında Karar: Kızı TuÄŸyan Ülkem Gülter’e AğırlaÅŸtırılmış Müebbet Hapis
9 Ekim 2026 Cuma | 16.08
Okuma süresi: 5 dakika
DHAÂ

Yalova’da evinin altıncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybeden ÅŸarkıcı Güllü’nün ölümüne iliÅŸkin davada karar açıklandı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanatçının kızı TuÄŸyan Ülkem Gülter’i ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Suçlamaları reddeden Gülter, annesinin düşme anını görmediÄŸini savunurken duruÅŸmada tanık anlatımları, kamera kayıtları ve bilirkiÅŸi raporları tartışıldı.
Türk müziÄŸinin tanınan isimlerinden Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen yargılamada önemli bir geliÅŸme yaÅŸandı. Gerçek adı Gül Tut olan 52 yaşındaki sanatçının Yalova’nın Çınarcık ilçesinde yaÅŸamını yitirmesinin ardından açılan davada, kızı TuÄŸyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 9 Ekim 2026 tarihinde görülen ikinci duruÅŸmada, Cumhuriyet savcısının mütalaası ve sanık avukatlarının savunmaları dinlendi. Mahkeme heyeti, yapılan deÄŸerlendirme sonucunda Gülter’in kadına karşı kasten öldürme ve üst soya karşı kasten öldürme suçlarından ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetti.
Karar, yaklaşık bir yıl önce meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran ölüm olayına ilişkin yargılamada ilk derece mahkemesinin hükmünü ortaya koydu.
Güllü’nün Ölümü Nasıl GerçekleÅŸti?
Åžarkıcı Güllü, 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesine baÄŸlı Harmanlar Mahallesi’ndeki evinde hayatını kaybetti.
Sanatçı, Vali Akı Caddesi üzerinde bulunan altı katlı binadaki dairesinin penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
Güllü’nün cenazesi, gerçekleÅŸtirilen otopsi iÅŸlemlerinin ardından İstanbul’da topraÄŸa verildi.
Ölümün meydana geliş biçimine ilişkin incelemeler sırasında olay gecesine ait kamera görüntüleri, ses kayıtları ve tanık ifadeleri soruşturmanın önemli unsurları arasında yer aldı.
SoruÅŸturma kapsamında sanatçının kızı TuÄŸyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun ifadelerine baÅŸvuruldu. Gülter, kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanırken Sultan Nur Ulu hakkında baÅŸlangıçta ev hapsi kararı uygulandı.
Yaklaşık 11 ay süren soruÅŸturmanın ardından hazırlanan iddianamede TuÄŸyan Ülkem Gülter’in tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.
Sultan Nur Ulu hakkında ise yalan tanıklık suçlamasıyla iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası istendi.
Davanın İkinci Duruşmasında Savcı Talebini Yineledi
Güllü’nün ölümüne iliÅŸkin davanın ilk duruÅŸması 1 Ekim 2026 tarihinde Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
İkinci duruÅŸma ise 9 Ekim’de gerçekleÅŸtirildi.
Duruşmaya tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, eski menajeri ve asistanı Çiğdem Emir Deniz ile taraf avukatları katıldı.
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında daha önceki talebini yineleyerek TuÄŸyan Ülkem Gülter’in tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.
Savcının mütalaasının ardından savunma avukatları, dosyada yer alan delillere ve olayın gerçekleşme biçimine ilişkin değerlendirmelerini mahkemeye sundu.
Tuğyan Ülkem Gülter Suçlamaları Reddetti
Duruşmada söz alan Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümünden sorumlu olduğu yönündeki suçlamaları kabul etmedi.
Olay gecesi annesi ve arkadaşı Sultan Nur Ulu ile evde bulunduklarını anlatan Gülter, birlikte vakit geçirdiklerini, müzik dinleyip dans ettiklerini söyledi.
Gülter’in anlatımına göre, olay sırasında Sultan Nur Ulu ile odadaydı. Annesinin de bir süre sonra yanlarına geldiÄŸini belirten sanık, düşme anını görmediÄŸini ifade etti.
Gülter, olay sırasında arkasının dönük olduğunu, yüksek bir ses duyduktan sonra annesinin odada bulunmadığını fark ettiğini savundu.
Annesine herhangi bir fiziksel müdahalede bulunmadığını öne süren Gülter, düşme anını görmesi halinde onu kurtarmaya çalışacağını söyledi.
Mahkemedeki son savunmasında da suçsuz olduğunu belirten Gülter, kamuoyunda annesinin ölümünden sorumlu kişi olarak gösterilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Gülter, “Annemin düşme anını asla görmedim” diyerek hakkındaki iddiaları reddetti.
Kendisini savunma fırsatı bulamadığını ve annesinin yasını gerektiği gibi yaşayamadığını söyleyen Gülter, verilen ceza ne olursa olsun suçsuz olduğunu bildiğini ifade etti.
Sultan Nur Ulu’nun İfadesi Davada Tartışma Konusu Oldu
Yargılamanın dikkat çeken baÅŸlıklarından biri, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun anlatımları oldu.
Ulu, davanın ilk duruÅŸmasında verdiÄŸi ifadede, olay gecesi Güllü’nün bulunduÄŸu odaya geldiÄŸini, kendisinin ise daha önce geçirdiÄŸi trafik kazası nedeniyle yüzündeki izleri aynada incelediÄŸini anlattı.
Arkasını döndüğünde TuÄŸyan Ülkem Gülter’in annesini pencereden attığını gördüğünü ileri sürdü.
Ulu, olayın ardından korktuğunu ve bu nedenle ilk ifadelerinde farklı açıklamalarda bulunduğunu söyledi.
Cenaze günü Gülter’in kendisine yönelik tehdit içerdiÄŸini iddia ettiÄŸi sözler söylediÄŸini de öne süren Ulu, daha sonra avukatıyla görüşerek bildiklerini anlatmaya karar verdiÄŸini belirtti.
Tuğyan Ülkem Gülter ise arkadaşının bu anlatımını kabul etmedi.
Gülter’in avukatları, Ulu’nun farklı zamanlarda verdiÄŸi ifadeler arasında çeliÅŸkiler bulunduÄŸunu savunarak beyanlarının güvenilirliÄŸinin sorgulanması gerektiÄŸini ileri sürdü.
Savunma tarafı ayrıca Ulu’nun psikolojik durumuna iliÅŸkin iddialarda bulundu. Bu açıklamalar avukatların savunma kapsamında dile getirdiÄŸi iddialar olup bağımsız biçimde doÄŸrulanmış tıbbi bulgular olarak deÄŸerlendirilmemelidir.

Kamera Kayıtları ve Sesler Üzerinde Duruldu
Davada tartışılan bir diğer önemli konu, olay gecesine ait kamera kayıtlarında duyulan sesler oldu.
Özellikle düşme olayından kısa süre önce kayıtlara yansıdığı belirtilen “Hadi görüşürüz” ifadesinin kime ait olduÄŸu üzerinde duruldu.
TuÄŸyan Ülkem Gülter’in avukatları, söz konusu sesin müvekkillerine deÄŸil Güllü’ye ait olduÄŸunu savundu.
Savunmada, sanatçının sesini yakından tanıyan kişilerin ve aranjörünün bu yönde değerlendirmeler yaptığı belirtildi.
Avukat Merve Uçanok, ses kaydının olayın aydınlatılması bakımından önemli olduğunu ifade ederek kayıttaki ifadelerin ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Savunma tarafı, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin farklı ihtimallerin yeterince incelenmediğini ileri sürdü.
Kamera kayıtlarının yanı sıra olay yerindeki fiziksel koşullar ve bilirkişi değerlendirmeleri de duruşmada gündeme geldi.
Savunma Avukatları Kaza İhtimalini Gündeme Getirdi
TuÄŸyan Ülkem Gülter’in avukatı Bayram Yılmaz, mahkemede yaptığı savunmada Güllü’nün düşmesinin bir kaza sonucu meydana gelmiÅŸ olabileceÄŸini öne sürdü.
Sanatçının olay gecesi alkol aldığını belirten Yılmaz, zeminin kaygan olabileceğini ve düşmenin bu nedenle gerçekleşmiş olabileceğini savundu.
Avukat, dosyada bulunan bilirkişi raporlarının olayın oluş biçimine ilişkin farklı değerlendirmeler içerdiğini ifade etti.
Savunmada ayrıca Güllü’nün üzerinde ve tırnak aralarında sanıkla baÄŸlantılı biyolojik iz bulunmadığı ileri sürüldü.
Yılmaz, müvekkilinin annesini fiziksel müdahaleyle pencereden attığı iddiasını destekleyen yeterli delil bulunmadığını savunarak beraat talebinde bulundu.
Diğer savunma avukatı Merve Uçanok da olay yerindeki eşyalar, pencerenin yapısı ve düşme ihtimalleri üzerinde durdu.
Uçanok, bilirkişi değerlendirmelerinde farklı olasılıklara yer verildiğini belirterek olayın kaza olma ihtimalinin dışlanmaması gerektiğini savundu.
Savunma makamının bu açıklamaları, mahkemeye sunulan itiraz ve değerlendirmeler kapsamında yer aldı.
Güllü’nün Ailesi de DuruÅŸmada Taleplerini Dile Getirdi
Sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, yargılama sürecinde annesinin ölümüyle bağlantısı bulunan herkesten şikâyetçi olduğunu açıkladı.
İlk duruÅŸmadaki ifadesinde olay günü İstanbul Kartal’daki evinde bulunduÄŸunu anlatan Gülter, ablasının kendisini telefonla arayarak annelerinin düştüğünü söylediÄŸini belirtti.
Telefon görüşmesinin ardından hastaneye gittiğini ifade eden Gülter, olayla ilgili kamera kayıtlarına erişim konusunda polis ekiplerine yardımcı olduğunu anlattı.
İkinci duruşma öncesinde adliyeye avukatı Rahmi Çelik ile gelen Tuğberk Yağız Gülter, gazetecilerin sorularını yanıtlamadı.
Avukatı Çelik ise delillerin toplandığını belirterek mahkemenin vereceği kararı beklediklerini söyledi.
Güllü’nün kardeÅŸi Kader Tut’un avukatları da duruÅŸmada olay gecesine iliÅŸkin kamera kayıtları hakkında hazırlanan bir rapora deÄŸindi.
Avukatlar, Sultan Nur Ulu’nun olayda daha fazla sorumluluÄŸu bulunabileceÄŸini ileri sürerek onun da yargılanmasını talep etti.
Bu talep, müşteki tarafın iddiası olarak mahkemeye sunuldu.
Mahkemeden Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Kararı
Savcılık mütalaasının açıklanması, avukatların savunmalarını tamamlaması ve TuÄŸyan Ülkem Gülter’in son sözlerinin alınmasının ardından mahkeme heyeti karar için duruÅŸmaya ara verdi.
Aranın ardından açıklanan hükümle birlikte Güllü’nün ölümüne iliÅŸkin davada ilk derece mahkemesi kararını verdi.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, TuÄŸyan Ülkem Gülter’in kadına karşı kasten öldürme ve üst soya karşı kasten öldürme suçlarından ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Böylece 26 Eylül 2025’te Çınarcık’ta meydana gelen ve Güllü’nün hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olay hakkında yürütülen ceza yargılamasında 9 Ekim 2026 tarihinde mahkûmiyet kararı açıklandı.
Kararın kesinleştiğine ilişkin ise aktarılan bilgilerde herhangi bir açıklama yer almadı.








