Gündem
Sahte diploma çetesine yeni operasyon: 125 kişi hakkında gözaltı kararı
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Sahte diploma çetesine yeni operasyon: 125 kişi hakkında gözaltı kararı
Yayın Tarihi: 07 Ekim 2025 | Saat: 10:45 (TSR) | Okuma Süresi: 4 dakika
Ankara merkezli operasyonun detayları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yürütülen soruşturma kapsamında, sahte elektronik imza (e‑imza) kullanarak usulsüz ehliyet, diploma ve mesleki sertifika düzenledikleri iddia edilen çeteye yönelik yeni bir operasyon başlatıldı. Soruşturma kapsamında toplam 125 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi; operasyonda eş zamanlı olarak 22 ilde arama‑el koyma ve yakalama işlemleri gerçekleştirildi.

Operasyonun ilk safhasında emniyet birimleri, aralarında örgüt yöneticisi ve örgüt üyelerinin de bulunduğu bazı şüphelileri yakalayarak toplam 92 kişiyi gözaltına aldı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Soruşturmanın iddiaları
Soruşturmada, çetenin kamu görevlilerine ait kimlik bilgilerini kullanıp yetkili e‑imza şirketlerine başvurarak sahte elektronik imza temin ettiği, bu sahte e‑imzalarla 33 kişiye sahte sürücü belgesi, 72 kişiye ise mesleki eğitim sertifikası düzenlediğinin teknik incelemelerde tespit edildiği aktarılıyor. Başsavcılık ve Emniyet kaynakları, elde edilen dijital delillerin iddiaları desteklediğini belirtiyor.
Emniyetin çalışma yöntemi
Siber Suçlarla Mücadele birliklerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takip sonucunda örgütün işleyişi parça parça ortaya çıkarıldı. İddialara göre çete; sahte kimlikler, içerden temin edilen veya taklit edilen e‑imza verileri ve bazı kamu kurumlarına yönelik usulsüz girişimlerle belgeleri resmî kayıtlara geçirilebilecek şekilde düzenliyordu.
Kimler hedef alındı?
Savcılık tarafından hazırlanan listede; örgüt yöneticilerinden aracı kişilere, sahte belge düzenleyen şahıslardan sahte belgeleri kullanan kişilere kadar 125 şüpheli bulunuyor. Şüphelilerin bir kısmının özel sektör çalışanı, bir kısmının da kamu kurumları ile ilişkili kişiler olduğu iddia ediliyor; soruşturmanın genişlemesi üzerine adli süreçlerin hangi aşamada olduğu takip ediliyor.
Uzmanlar ve olası sonuçlar
Hukuk uzmanları bu tür örgütlü sahtecilik olaylarının, yalnızca bireysel mağduriyete yol açmakla kalmayıp kamusal güvenlik ve kamu ihaleleri gibi alanlarda da risk oluşturduğunu vurguluyor. Sahte mühendislik, sağlık veya öğretmenlik belgeleri gibi ciddi alanlarda usulsüzlüğün tespit edilmesi halinde ilgili projeler ve atamalar yeniden incelenebiliyor; etkin soruşturma ve hızlı yargılama süreçleri gerektiği belirtiliyor.
Vatandaşa ve kurumlara öneriler
- Kişiler, resmi kurumlar tarafından istendiğinde belgelerinin sorgulanmasını talep etmeli; şüpheli durumlarda YÖK, e‑Devlet veya ilgili meslek odalarından doğrulama yapılmalı.
- Kurumlar, işe alım ve yetkilendirme süreçlerinde belge doğrulama prosedürlerini sıkılaştırmalı; e‑imza gibi dijital yetkilendirmelerde ilave kimlik doğrulama adımları uygulanmalı.
Ne olacak?
Savcılık soruşturmayı derinleştirecek ve ele geçen dijital deliller ışığında ek gözaltı ve gözlem işlemleri yapılacağı bildirildi. Yakalanan şüpheliler savcıya çıkarılacak ve ilerleyen günlerde adli işlemler netleşecek.
Kısa not (editör): Haberimiz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet kaynakları ile soruşturma dosyasından edinilen bilgiler doğrultusunda hazırlanmıştır. Gelişmeler oldukça haber güncellenecektir.
Gündem
TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı
Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
Okuma Süresi: 3 dakika
ANKA

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…
Düzenleme Kimleri Kapsıyor?
Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:
· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,
yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.
Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.
Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”
Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.
Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:
“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”
Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.
“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”
Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.
İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”
“İltisak ve İrtibat” Tartışması
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.
Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:
“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”
Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Madde Oylanarak Kabul Edildi
Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.
Gündem
İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi
Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika
FatihDoğanMedya

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.
Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.
Soruşturmanın 4 Ana Ayağı
Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:
· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.
Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı
Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma
Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.
‘Uluslararası Fonlar’ İddiası
Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.
‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’
Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”
‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’
Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.
Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.
Soruşturma Derinleşiyor
AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.
Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte
Gündem
PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika
Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”
Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.
Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.
Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf
PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”
“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz
Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.
“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.
Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”
PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.
“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.
“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.
Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.
Gözler Meclis’te
PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.
-
Gündem1 hafta önceAkyaka’da dehşet anları! Sokak ortasında birbirlerini bıçakladılar, o anlar kamerada
-
Ekonomi1 hafta önceSGK duyurdu: Emekli aylığı farkları yarın hesaplarda! İşte ödeme tarihi ve tutarlar
-
Ekonomi7 gün öncePETROL FİYATLARI MAYISTAN BU YANA İLK KEZ 100 DOLARI AŞTI
-
Magazin7 gün önceJon Bon Jovi’den Sahne Şoku! Konserini Aniden Kesti ve Hayranlarına Söz Verdi
-
Spor4 gün önceFilenin Sultanları’ndan Dev Geri Dönüş! Türkiye-Brezilya VNL Finalinde Nefes Kesti
-
Gündem1 hafta önceYozgat’ta Kayıp Vatandaş Mezarlıktaki Tabutun İçinde Sağ Bulundu
-
Spor4 gün önceSantarelli’den Eleştirilere Sert Cevap: “Türkiye’yi Çok Seviyorum Ama Denge Şart”
-
Gündem4 gün önceAntalya’da Korkunç Cinayet: Eski Sevgilisini Vurdu, Ardından Kendini Öldürdü
