Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Özgür Özel Kadıköy’de 1 Mayıs Coşkusuna Ortak Oldu: “Umut Ediyoruz ki Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Özgür Özel Kadıköy’de 1 Mayıs Coşkusuna Ortak Oldu: “Umut Ediyoruz ki Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

TARİH/SAAT: 1 Mayıs 2026, 16:30


Yoğun güvenlik önlemleri altında kutlanan 1 Mayıs’ta konuşan CHP lideri Özel, “Türkiye işçi sınıfını Kadıköy Meydanı’ndan selamlıyoruz” dedi.

Özgür Özel, Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda düzenlenen 1 Mayıs mitinginde yaptığı konuşmada “Türkiye işçi sınıfını bir bütün olarak selamlıyoruz” dedi. CHP lideri, “Umut ediyoruz ki bu son Kadıköy 1 Mayıs’ı olsun” diyerek gelecek yılki kutlamalar için Taksim hedefini işaret etti.

İstanbul, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne bu yıl da Kadıköy’deki dev mitingle sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu siyasi parti liderleri ve on binlerce emekçi, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya geldi. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen kutlamalarda konuşan Özel, hem iktidara hem de emekçilere yönelik net mesajlar verdi.

Kadıköy’de On Binlerce Kişi Tek Yürek Oldu

Sabahın erken saatlerinde Haydarpaşa Numune Hastanesi önü ve Söğütlüçeşme’de toplanmaya başlayan yurttaşlar, iki ayrı koldan kortejler halinde miting alanına yürüdü. Ellerinde “Emek, adalet, barış ve demokrasi için birleşelim, değiştirelim”, “İşçiler birleşir, bu düzen değişir” ve “Emek kazanacak, Türkiye kazanacak” yazılı pankartlar taşıyan katılımcılar, Kadıköy sokaklarını adeta bir bayram yerine çevirdi.

Yoğun yağmura rağmen alanı dolduran binlerce kişi, “Yaşasın 1 Mayıs” ve “Dünya yerinden oynar işçiler birlik olsa” sloganlarıyla coşkuyu doruk noktasına taşıdı. Kutlamalara Özgür Özel’in yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı.

Özgür Özel: “Türkiye İşçi Sınıfını Bir Bütün Olarak Selamlıyoruz”

Mitingin açılış konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sözlerine basın emekçilerini selamlayarak başladı. Özel, yoğun güvenlik önlemleri ve bazı bölgelere getirilen kutlama yasaklarına rağmen emekçilerin alanları doldurduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Değerli basın emekçileri, öncelikle bu resmi tatil gününde dahi çalıştığınız için hepinizi selamlıyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nüzü kutluyoruz. Bugün Kadıköy’deyiz. Türkiye işçi sınıfını Kadıköy Meydanı’ndan selamlıyoruz.”

Özel, konuşmasında tüm işçi konfederasyonlarına eşit mesafede durduklarını vurgulayarak, “Bugün DİSK’in ve bileşenlerinin, TMMOB’un, Türk Tabipleri Birliği’nin ve KESK’in organize ettiği 1 Mayıs kutlamasına katıldık hep birlikte. Türk-İş Edirne’de, HAK-İŞ ise Bursa’da kutlama yapıyor. Türkiye işçi sınıfını bir bütün olarak selamlıyoruz” dedi.

2026 1 Mayıs’ının En Çok Konuşulan Sözü: “Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

Mitingin en dikkat çekici çıkışı ise Özgür Özel’in gelecek yılki 1 Mayıs için yaptığı çağrı oldu. CHP lideri, iktidar değişikliği temennisinde bulunarak şu tarihi sözleri sarf etti:

“Bugün son kez Kadıköy’de 1 Mayıs kutladığımızı umuyoruz. Bu artık hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem de emekçilerin muhalefette oldukları son 1 Mayıs olsun diye ümit ediyoruz.”

Özel, 2027 yılının “Kanlı 1 Mayıs” olarak anılan 1977 Taksim Meydanı olaylarının 50. yıl dönümü olduğuna dikkat çekerek, bu özel yılda Taksim’de olma kararlılığını da net bir dille ortaya koydu:

“Seneye kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümü ve artık Taksim’in yasak olmaması gerekiyor. Ümit ederiz ki gelecek sene 1 Mayıs’ta Türkiye’de iktidar da değişmiş olur. Değişmese dahi 50’nci yılında mutlaka Taksim’de olmak gerekiyor. Bu talebi değil, bu kararlılığı bugünden ifade etmek isterim. Gelecek sene hep birlikte 1 Mayıs’ta, kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümünde Taksim’de olacağız.”

Sıkı Güvenlik Önlemleri ve Valilik Kararları Damga Vurdu

1 Mayıs öncesinde İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamayla Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde gün boyunca her türlü miting, basın açıklaması ve gösteri yürüyüşü yasaklanmıştı. Valilik, yalnızca DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda, TKP’nin ise Kartal Meydanı’nda yapacağı etkinliklere izin vermişti.

Kadıköy’de alınan güvenlik önlemleri de gözlerden kaçmadı. Meydana çıkan tüm cadde ve sokaklar demir bariyerlerle kapatılırken, bölge araç trafiğine kapatıldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) belirlenen noktalarda hazır bekletildi.

Tüm bu önlemlere rağmen miting coşkulu ve olaysız geçerken, Taksim’e çıkmak isteyen 300’den fazla kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) de yaptığı açıklamada, Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün ve parti yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 43 üyesinin gözaltına alındığını duyurdu.

İşte Mitingden Öne Çıkan Talepler

Katılımcıların taşıdığı pankartlar ve atılan sloganlar, emekçilerin taleplerini net bir şekilde ortaya koydu. İşte Kadıköy Meydanı’nda yankılanan bazı mesajlar:

· Gelirde adalet, vergide adalet
· Kadın emeğine güvence
· Savaşlara, NATO’ya, emperyalizme geçit yok
· İşçiler birleşin, iktidara yerleşin
· Emeğin cumhuriyetini kuracağız

Özgür Özel’in Gelecek Vizyonu: “Köprüden Önceki Son Çıkış”

Miting sonrası gazetecilere kısa bir değerlendirme yapan Özgür Özel, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve işçi sınıfının yaşadığı zorluklara dikkat çekerek şu mesajla noktayı koydu:

“Her geçen gün işçilerin çok daha iyi bir Türkiye’de yaşayacağı günlere yaklaşıyoruz. 1 Mayıs 2026, bizim için ‘köprüden önceki son çıkış’ tabelası gibidir. Ya bu düzeni hep birlikte değiştireceğiz ya da emekçiler olarak kaybetmeye devam edeceğiz. Ama ben Türkiye işçi sınıfının gücüne, birliğine ve dayanışmasına inanıyorum. Yarınlar bizim olacak.”

Gündem

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
 Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…

Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:

· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,

yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.

Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.

Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”

Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.

Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:

“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”

Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.

“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”

Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.

İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”

“İltisak ve İrtibat” Tartışması

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.

Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:

“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”

Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Madde Oylanarak Kabul Edildi

Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika

FatihDoğanMedya 


AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.

Soruşturmanın 4 Ana Ayağı

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:

· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.

Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı

Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma

Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.

‘Uluslararası Fonlar’ İddiası

Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.

‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’

Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”

‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’

Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.

Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Soruşturma Derinleşiyor

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.

Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte

 

Okumaya Devam Et

Gündem

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika

Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”

Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf

PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”

“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz

Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.

“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.

Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”

PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.

“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.

“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.

Gözler Meclis’te

PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar