Gündem

Mısır’da Tarihe Işık Tutan İki Büyük Keşif: Bizans Kenti ve 18 Antik Mezar Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Mısır’da Tarihe Işık Tutan İki Büyük Keşif: Bizans Kenti ve 18 Antik Mezar Bulundu

Tarih: 05.07.2026
Saat: 01:30.

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Mısır’da arkeoloji dünyasını heyecanlandıran iki büyük keşif peş peşe duyuruldu. Ülkenin batı çölünde Bizans dönemine ait iyi korunmuş bir yerleşim alanı gün yüzüne çıkarılırken, Akdeniz kıyısındaki Marina el-Alamein arkeolojik alanında ise 18 antik mezar bulundu. Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’nın resmi açıklamasına göre buluntular, hem Mısır’ın zengin tarihine ışık tutuyor hem de ülkenin turizm sektörü açısından kritik önem taşıyor.

Dakhla Vahası’nda Bizans Dönemi Yerleşimi

Mısır’ın batı çölündeki Dakhla Vahası’nda (Yeni Vadi bölgesi) yürütülen kazılarda, 4. yüzyıla tarihlenen bir Bizans yerleşimi ortaya çıkarıldı. Bölge, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday gösterilen geçici listede de yer alıyor.

Kazı çalışmalarında kuzey-güney doğrultusunda uzanan ana yollar ile bu yolları kesen doğu-batı yönlü sokaklar tespit edildi. Bu sokakların açık meydanlar ve kamusal alanlar oluşturduğu belirlendi. Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Hisham el-Leithy, yerleşimin şehir planlaması açısından önemli izler taşıdığını vurguladı.

Bazilika, Gözetleme Kuleleri ve “Tisous’un Evi”

Kazı alanında 4. yüzyılın ortalarına tarihlenen bir bazilika kilisesi de bulundu. Kilise, yerleşimin merkezinde, ana sokaklara hâkim bir noktada yer alıyor. Arkeolojik misyonun başkanı Mahmoud Massoud, kentin dış bölgelerini korumak amacıyla inşa edildiği düşünülen iki gözetleme kulesinin kalıntılarına da ulaşıldığını açıkladı. Bölgede kalın savunma duvarlarına sahip güçlendirilmiş bir yapı ile kabul salonları ve tonozlu çatılara sahip çok sayıda ev de ortaya çıkarıldı.

Dikkat çeken buluntulardan biri ise “Tisous’un evi” olarak tanımlanan yapı oldu. Tisous’un bir kilise diyakozu olduğu ve yapının 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiği belirtildi. Arkeologlar, bu evin şehirdeki bazilika inşa edilmeden önce ev kilisesi olarak kullanılmış olabileceğini değerlendiriyor.

Günlük Yaşamın İzleri: Sikkeler, Fırınlar ve Yazı Parçaları

Kazılarda ekmek fırınları, mutfaklar ve yiyecek üretiminde kullanıldığı düşünülen taş öğütme aletleri de gün yüzüne çıkarıldı. Ayrıca Bizans imparatorlarının portrelerini taşıyan iyi korunmuş bronz sikkeler, Latince yazıtlar ve Hristiyan sembolleri bulundu. Bunların arasında Roma İmparatoru II. Constantius dönemine ait altın sikkeler de yer alıyor. II. Constantius, 337-361 yılları arasında hüküm sürmüştü.

İslami, Kıpti ve Yahudi Eski Eserleri Dairesi Başkanı Diaa Zahran, bölgede yazı malzemesi olarak kullanılan yaklaşık 200 çanak çömlek parçası (“ostraka”) bulunduğunu açıkladı. Bu parçaların üzerinde ticari işlemler, yazışmalar ve günlük yaşama dair ayrıntılar yer alıyor.

Marina el-Alamein’de 18 Antik Mezar

Mısır’daki ikinci büyük keşif ise İskenderiye’nin yaklaşık 100 kilometre batısındaki Marina el-Alamein arkeolojik alanında gerçekleştirildi. Bakanlık, bölgede 18 antik mezar bulunduğunu duyurdu. Bu mezarların 11’i kayaya oyulmuş, ortalama 8 metre derinliğinde yapılar; 7’si ise yüzeyde kireç taşından inşa edilmiş mezarlar olarak tespit edildi. Yeni keşiflerle birlikte bölgede bulunan toplam mezar sayısı 48’e yükseldi.

Granit Lahit ve Sfenks Kalıntısı

Kazılarda çömlek kaplar, amforalar, kandiller, tabaklar, sunaklar ve kireç taşı havuzlar da bulundu. Kazı ekibinin başkanı Eman Abdel-Khaliq, 2,5 metre uzunluğunda granit bir lahit ortaya çıkarıldığını söyledi. Lahitte bulunan iskelet kalıntıları inceleniyor. Lahdin yakınında ise alçıdan yapılmış bir sfenks heykeline ait kalıntılar bulundu.

“Altın Dil” Geleneği

Arkeologlar, bazı ölülerin ağızlarına yerleştirilmiş 4 altın parça da buldu. Bu uygulama, dönemin cenaze inançlarıyla ilişkilendirilen “altın dil” geleneği olarak biliniyor. Eski inanışlara göre bu tür parçalar, ölen kişinin ölümden sonraki yaşamda konuşabilmesiyle bağlantılı olarak değerlendiriliyor.

Antik Leukaspis Kenti

Marina el-Alamein, Mısır’ın kuzey kıyısında, Alamein kenti yakınlarında yer alan önemli bir arkeolojik alan. 1986’da ortaya çıkarılan bölgenin, Akdeniz kıyısındaki antik Greko-Romen liman kenti Leukaspis olduğu düşünülüyor. Bakanlığa göre kent 2. yüzyılda inşa edildi ve 4. yüzyıla kadar gelişimini sürdürdü

Turizm İçin Kritik Adım

Mısır, arkeolojik keşiflerin ülkenin turizm sektörüne katkı sağlamasını hedefliyor. Turizm, Süveyş Kanalı ile birlikte döviz sıkıntısı yaşayan Mısır ekonomisinin en önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor. Mısır turizmi, 2011’deki halk ayaklanmasının ardından yaşanan siyasi çalkantılar, güvenlik sorunları ve koronavirüs salgını nedeniyle uzun süre baskı altında kalmıştı. Ancak resmi verilere göre geçen yıl Mısır’ı 19 milyon turist ziyaret etti. Bu sayı 2024’e göre yüzde 21 artışa işaret etti. 2026’nın ilk dört ayında ise ülkeye 6,1 milyon turist geldi; geçen yılın aynı döneminde bu sayı 5,7 milyondu.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Exit mobile version