Gündem
Labubu’nun dokuz dişi: Oyuncaktan kültür ikonuna uzanan efsane


Hong Kong’lu sanatçı Kasing Lung tarafından yaratılan ve The Monsters isimli bir figür serisinin parçası olan Labubu, kısa sürede bir sanat oyuncağından küresel bir pop kültür fenomenine dönüştü. Dokuz dişli, yaramaz görünümlü karakter, kısa bir süre içerisinde niş bir koleksiyon objesinden ana akım bir üne yükseldi; ünlülerin çantalarını süsledi ve dünya çapında oyuncak mağazalarında uzun kuyrukların oluşmasına neden oldu.
KÜLTÜREL VE ESTETİK ÇEKİCİLİĞİ
Labubu’nun tasarımı, sevimli ile ürkütücü arasında akılda kalıcı bir denge kuruyor ve bu da her yaştan geniş bir kitleye hitap etmesini sağlıyor. Büyük gözleri, dişleri sıralanmış timsah gibi gülümsemesi ve elf benzeri kulaklarıyla Labubu, sıradan tatlı maskotlardan farklılaşıyor. Hayranlar genellikle bu karakteri “çirkin-sevimli” olarak tanımlıyor; tuhaf ve yaramaz görünümünde şirinlik buluyorlar. Bu özgün estetik özellikle, hem tatlı hem de biraz asi karakterleri seven genç kuşaklarda güçlü bir karşılık buluyor. Labubu, gençlik kültüründe yaratıcılığın ve bireysel zevkin simgesi haline gelen “ürkütücü-sevimli” bir stili temsil ediyor.
Labubu’nun kültürel çekiciliği, farklı etkilerin birleşiminden kaynaklanıyor. Yaratıcısı, 2015 yılında “The Monsters”ı tasarlarken Nordik peri masalları ve efsanevi elflerden ilham aldı. Aynı zamanda karakterin büyük gözlü sevimliliği ve tüylü cazibesi, Doğu Asya’nın “kawaii” estetik anlayışıyla uyumlu. Bu Doğu ile Batı’nın birleşimi, Labubu’yu küresel ölçekte erişilebilir kılıyor. Sevimli karakterlerin anavatanı olan Japonya’da bile hayranlar Labubu’nun sıra dışı estetiğini benimseyerek “kimo-kawaii” stilinin örneği olarak kabul ediyorlar. Pekin’de bir tema parkındaki bir Çinli hayran, Labubu’nun görünümünü sevgi dolu bir şekilde “çirkin-sevimli” olarak özetledi. Klasik sevimliliği tuhaf bir dokunuşla tersine çevirerek, Labubu kalabalık karakter pazarında öne çıkmayı başarırken sıcak bir duygusal tepki de yaratıyor.
OYUNCAKTAN MODA İKONUNA
Labubu’nun kültürel etkisi oyuncak koleksiyoncularının ötesine geçerek sanat ve moda dünyalarına ulaştı. Tutkunlar hayran sanatı yaratıyor, Labubu figürlerini özel kıyafetlerle giydiriyor ve hatta karakterin kostümlerini giyerek cosplay yapıyor. Labubu’nun imajı giysilerde ve yüksek moda ortamlarında yer aldı — örneğin, 2024 Milano Moda Haftası’nda Çinli bir tasarımcının defilesinde gerçek boyutlu Labubu figürleri sahnede yer aldı. Oradaki modeller, üzerinde Labubu’nun yüzü olan kıyafetler giyerek onun bir stil simgesi olarak yerleşmesini sağladı. Günümüzde, lüks çantalarda Labubu peluş aksesuar taşımak, ünlüler ve influencerlar arasında popüler bir moda ifadesi haline geldi ve sokak modası ile pop kültürünü harmanladı Labubu’nun neşeli görünümü ve kişiliği oyuncak raflarının ötesine geçerek eğlenceli kendini ifade etmenin sembolü olan geniş bir kültürel ikona dönüştü.
DOKUŞ DİŞ NE MESAJ VERİYOR?
Nordik ve genel olarak birçok kültürde “dokuz” sayısı kutsal ve mistik bir sayıdır. Örneğin, İskandinav mitolojisinde dokuz dünya vardır. Labubu’nun dokuz dişi, bu mistik sayıya gönderme yaparak karaktere mitolojik bir derinlik ve gizem katıyor. Dokuz diş, Labubu’nun kişiliğinin ve karakterinin çok katmanlı, karmaşık ve sıradışı olduğunu gösterir. Dişlerin sayısı karakterin sadece yüzeydeki sevimliliğin ötesinde bir derinlik taşıdığını ima eder.
ÇAĞDAŞ TASARIMDA MİTOLOJİK BİR BAĞLANTI
Labubu’yu farklı kılan sadece tuhaf ve yaramaz görünüşü değil, aynı zamanda çok daha eski bir mitolojik gelenekten, Nordik elflerden gelen ince esinlenmeleridir. Bu esinlenme, çağdaş sanat ve tasarımda mitlerin kalıcı gücünü bir kez daha ortaya koyar.
Nordik elfler, eski Norveççe’de “alfar” olarak bilinir, bin yılı aşkın zengin bir tarihe sahiptir. Bu doğaüstü varlıklar, İskandinav mitleri ve folklorunda sıkça görülür; genellikle ormanlarda, tepelerde veya yeraltı diyarlarında yaşayan, gizemli ve eterik yaratıklar olarak betimlenirler. Modern Noel kültüründeki “Noel elfleri” gibi sadeleştirilmiş figürlerin aksine, Nordik elfler karmaşık ve bazen belirsiz karakterlere sahiptir — bazen iyi niyetli, bazen yaramaz, hatta tehlikeli olabilirler. Araştırmacı Armann Jakobsson’a göre, elflerin sağlık, doğurganlık ve doğa dengesini etkilediğine inanılırdı.
Elflerin görsel temsilleri genellikle sivri kulaklar, narin özellikler ve gizemli bir aurayla dikkat çeker; güzellik ile tedirgin edici bir yanın birleşimini sunar. Bu ikilik — hem büyüleyici hem de ürkütücü — Nordik sanat, edebiyat ve popüler medyaya sızmış, Tolkien’in elflerinden modern fantastik türlere kadar etkisini sürdürmüştür.
Labubu’nun yaratıcısı Kasing Lung, sanat yolculuğunda Nordik masalları ve mitolojik elfleri önemli ilham kaynakları olarak açıkça kabul etmiştir. Labubu’nun sivri kulakları, dişli gülümsemesi ve hem neşeli hem de biraz ürkütücü görünümü, bu eski varlıkların karakteristik özelliklerini yansıtır.
Sanat eleştirmenleri, Labubu’nun “ürkütücü-sevimli” estetiğinin Nordik elflerin geleneksel tasvirleriyle yakından örtüştüğünü; çekicilikle gizemli bir tınıyı harmanladığını not etmişlerdir. Bu birleşim, geleneksel sevimlilik sınırlarını zorlayan ve karmaşıklığı kucaklayan karakterleri seven genç kuşaklarda özellikle karşılık bulmaktadır.
MODERN DÜNYANIN KARMAŞIK DÜZENİNE AYNA TUTUYOR
Labubu’nun dokuz dişi aynı zamanda bizim de içinde yaşadığımız karmaşık dünyaya ayna tutuyor: Bir yanda kusursuzluk takıntısı, diğer yanda özgünlüğün peşinde koşma arzusu. Hem oyuncak dünyasında hem de popüler kültürde kendine yer bulan bu küçük canavar, aslında bizim kendi içimizdeki “farklı” olanı kabul etme çabamızın sembolü. İşte bu yüzden Labubu, sadece bir figür değil; günümüzün ruhunu, estetik tercihlerini ve kültürel tartışmalarını şekillendiren bir efsane.
Gündem
500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı

500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı
Haberin Yayın Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11:54
Okuma Süresi: 4 dakika
DHA

İstanbul’da 23 haftalıkken yalnızca 500 gram ağırlığında dünyaya gelen Doruk bebek, yoğun bakımda geçen 5 aylık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Minik bebek, doğumunun ardından 470 grama kadar düşen kilosunu 2 kilo 900 grama çıkarmayı başardı.

Gece Gelen Sancıyla Başlayan Zorlu Süreç
İstanbul’da yaşayan 34 yaşındaki sağlık çalışanı Burcu Yıldız’ın hamileliği, 23. haftasında beklenmedik bir şekilde sona erdi. Bir gece şiddetli ağrı şikayetiyle İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’e başvuran anne adayı, bebeğinin doğum kanalına girdiğini öğrendi. Yenidoğan Uzmanı Prof. Dr. Nihat Demir ve ekibi tarafından acil olarak doğuma alınan Burcu Yıldız, o anları şöyle anlattı:
“Hamileliğim gayet normal şekilde ilerlerken detaylı ultrasona gideceğimiz günün öncesinde sancım oldu. Ama ben bunu doğum sancısı olarak görmedim, normal bir ağrı sandım. Meğerse çok şiddetli bir ağrıymış; ama herhalde ağrı eşiğimin yüksekliğinden dolayı az hissetmişim. Ertesi gün ultrasona gittiğimde bebeğin kanalda olduğunu öğrendik.”

Doğumdan Sonra 3 Ay Entübe Kaldı
Doruk adı verilen bebek, doğumun hemen ardından entübe edilerek yenidoğan yoğun bakım ünitesine alındı. Yaklaşık 500 gram olan minik bebek, fizyolojik kilo kaybıyla 470 grama kadar düştü. Tam 3 ay boyunca mekanik ventilasyona bağlı kalan Doruk’a akciğer gelişimi için surfaktan tedavisi uygulandı, beslenmesi ise damar yoluyla sağlandı.

Anne Burcu Yıldız, o zorlu günlerde umutlarını kaybettiklerini itiraf etti:
“Doğduktan sonra biz onun yaşama ihtimalinin çok düşük olduğunu bildiğimiz için ilk 3 ay geleceğe dair hiçbir umut beslemedik. Oğlum Doruk’u entübe süreci bittikten 3 ay sonra kucağımıza aldık. O an çok mutluydum, çok güzel geçti.”
23 Haftalık Bebeklerde Yaşam Şansı Yüzde 45
Doruk’un doğumu, tıp dünyasında kritik bir eşik olan 23. haftada gerçekleşti. Prof. Dr. Nihat Demir, bu gebelik haftasındaki bebeklerin yaşam şansına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“28 haftanın altında doğan bebeklerde doğum haftası küçüldükçe hayatta kalma şansları azalıyor. 23 haftalık bebeklerde genellikle yaşam şansı yüzde 45 civarında. Yani yaklaşık yüzde 45’i hayata tutunabiliyor.”

Normal Doğum Beyin Kanaması Riskini Artırdı
Doruk’un doğumunun normal yolla gerçekleşmesi, beyin kanaması riskini önemli ölçüde artırdı. Prof. Dr. Demir, bu konudaki endişelerini şöyle dile getirdi:
“23 haftalık bebeklerde en çok korktuğumuz durumlardan biri beyin kanamasıdır. Doruk normal doğumla doğduğu için beyin kanaması riski çok yüksekti. Normalde sezaryen doğumla dünyaya gelmesini teşvik ederiz ki bu risk minimalize olsun.”
Neyse ki Doruk’ta gelişen beyin kanaması evre 1 ve evre 2 düzeyinde hafif kaldı. Prof. Dr. Demir, “Doruk, beyin kanaması konusunda hiç etkilenmemiş gibi görünüyor. Bu minimal düzeyde kalması bizi şaşırtan ve sevindiren bir durum” dedi.
5 Ayda 2 Kilo 900 Grama Ulaştı
Zorlu yoğun bakım sürecinin ardından Doruk’un gelişimi hız kazandı. 4. ayda 2 kilo 400 grama, 5. ayda ise 2 kilo 900 grama ulaşan minik bebeğin oksijen ihtiyacı da tamamen ortadan kalktı. Sağlık ekibinin takibinin ardından taburcu edilen Doruk, ailesine kavuştu.
2 Yaşına Kadar Multidisipliner Takip Sürecek
Doruk’un taburculuk sonrası takibi de titizlikle sürdürülecek. Prof. Dr. Demir, önümüzdeki süreci şöyle anlattı:
“Doruk’u yaklaşık 2 yaşına kadar akranlarıyla karşılaştırmayacağız. Sadece kendi içinde, düzeltilmiş yaş dediğimiz bir tabloyla takip edeceğiz. Göz, fiziksel, nörolojik ve kardiyolojik gelişimleri multidisipliner bir şekilde izlenecek.”
Doruk’tan Herkese Umut Olan Hikâye
Minik Doruk’un hayata tutunma mücadelesi, prematüre bebek aileleri için büyük bir umut kaynağı oldu. Anne Burcu Yıldız, yaşadıkları duyguları şu sözlerle özetledi:
“En büyük destekçim tabii ki eşim ve ailem oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Doruk’la çok sağlıklı bir şekilde, onun sağlığının elverdiği sürece her şeyi beraber yapmak istiyoruz.”
Prof. Dr. Nihat Demir ise Doruk’un tedavi sürecinde yaşadıkları duyguları paylaşarak, “Doruk, doruklara hep bakarak yükseldi. Hep bize pozitif enerji verdi” dedi.
Gündem
Derin Dondurucudaki Vahşet: Hüseyin Okumuşoğlu Dosyası Yeniden Açıldı, 16 Şüpheli Gözaltında

Derin Dondurucudaki Vahşet: Hüseyin Okumuşoğlu Dosyası Yeniden Açıldı, 16 Şüpheli Gözaltında
Tarih: 14 Ağustos 2026
Saat: 11:37
Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Kırıkkale’de 2025 yılının Mayıs ayında bir evin derin dondurucusunda parçalanmış halde bulunan Hüseyin Okumuşoğlu’na ait ceset, aradan geçen sürenin ardından adalet teşkilatının kararlılığıyla yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 16 şüpheli sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.

16 Mayıs 2025: Korkunç Manzara
Korkunç olay, 16 Mayıs 2025 günü ortaya çıkmıştı. Kırıkkale’de evi bulunan ev sahibi C.Ç., kiracısı M.V.’den kira ücretini alamayınca kiracısını aradı. Telefona çıkan M.V.’nin kızı, annesinin 3 Mayıs’ta vefat ettiğini söyledi. Bunun üzerine il dışından Kırıkkale’ye gelen ev sahibi, çilingir yardımıyla dairenin kapısını açtırdı. İçeri girdiğinde karşılaştığı manzara ise dehşet vericiydi: Buzdolabı ve derin dondurucuda parçalanmış bir ceset bulunmuştu.

2014’ten Beri Kayıp
Ekiplerin yaptığı incelemede, bir erkek cesedinin parçalanarak çöp poşetleri içinde dolaplara yerleştirildiği belirlendi. Evde satır ele geçirildi. Kırıkkale Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından cesedin kimliği netleşti: 2014 yılında kayıp ilanı verilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hüseyin Okumuşoğlu’na aitti.

Faili Meçhul Masası Devreye Girdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyanın yeniden açılarak soruşturmanın derinleştirildiğini açıkladı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, soruşturmada 98 kişinin ifadesine başvuruldu. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi.

Eş Zamanlı Operasyon: 16 Gözaltı
Teknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli belirlendi. Olay tarihinden yaklaşık 12 yıl sonra, bugün sabah saatlerinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi tarafından çok sayıda polisin katılımıyla Kırıkkale, Ankara ve Aydın’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 16 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın tüm yönleriyle ve en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmek suretiyle büyük bir titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü belirtildi.
Bakan Gürlek’ten Kararlılık Mesajı
Bakan Gürlek, soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada kararlılık mesajı verdi: “Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”
Gündem
Giresun’da Sel Felaketi: Dayı ve Yeğen Sulara Kapıldı, 2 Kişi Kayıp

Giresun’da Sel Felaketi: Dayı ve Yeğen Sulara Kapıldı, 2 Kişi Kayıp
Haberin Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11.22
Okuma Süresi: 3 Dakika
İHA

Giresun’un Keşap ilçesinde dün etkili olan şiddetli sağanak ve sel felaketi hayatı felç etti. Karabulduk beldesinde araçlarıyla seyir halindeyken derenin taşması sonucu sel sularına kapılan dayı ile yeğeninden haber alınamıyor. AFAD, AKUT ve İHH ekipleri, bölgede geniş çaplı arama çalışması başlattı.
Karadeniz’in kaderiyle yüzleştiği o anlardan biri daha yaşandı Giresun’da. Dün öğle saatlerinden itibaren etkisini gösteren gök gürültülü sağanak, kenti adeta teslim aldı. Yağışların en şiddetli vurduğu noktalardan biri ise Keşap ilçesine bağlı Karabulduk beldesi oldu. Derelerin coşmasıyla birlikte yollar göle dönerken, Keşap-Karabulduk beldesi yolunda seyir halindeki bir araç, sel sularına kapıldı.
Edinilen bilgilere göre; araçta bulunan Ahmet Yılmaz (50), Mehmet Akkaya (45) ve Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16) isimli üç kişi, dere yatağının aniden taşması sonucu suların ortasında kaldı. Ahmet Yılmaz, kendi imkanlarıyla araçtan çıkarak canını kurtarırken, bilgisayar öğretmeni olduğu öğrenilen Mehmet Akkaya ile yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu sulara kapılarak gözden kayboldu.
Olayın hemen ardından bölgeye sevk edilen AFAD, AKUT ve İHH ekipleri, iş makineleri eşliğinde Karadere köyü mevkiinde arama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekiplerin yoğun çabasına rağmen, sel sularına kapılan araç hurda yığınına dönerken, iki kişiye ulaşılamadı.
Valilikten Son Durum Açıklaması
Giresun Valiliği, yaşanan felaketin ardından kapsamlı bir açıklama yayımladı. Valilik açıklamasında, dün öğle saatlerinden sonra başlayan sağanakların il genelinde 13 ilçede etkili olduğu ve toplamda 162 ihbar alındığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, Keşap-Karabulduk il yolunda sel nedeniyle oluşan tahribatın giderilmesi için yol açma çalışmalarının sürdüğü, trafik akışının ise kontrollü olarak sağlandığı ifade edildi.
Yetkililer, bölgede 783 personel ve 332 araç ile çalışmaların devam ettiğini vurgularken, Tirebolu ve Espiye ilçelerinde iki köyde enerji kesintisi yaşandığını da aktardı. AFAD Başkanlığı’ndan su üstü arama ve dalgıç ekipleri talep edilirken, çalışmaların güvenli şekilde sürdürülebilmesi için tüm imkanların seferber edildiği kaydedildi.
Seller Sadece Keşap’la Sınırlı Kalmadı
Giresun genelinde etkili olan şiddetli yağışlar, yalnızca Keşap ilçesinde değil; Espiye, Yağlıdere ve merkeze bağlı Duroğlu beldesinde de yaşamı olumsuz etkiledi. Derelerin taşmasıyla birlikte su seviyesi tehlikeli boyutlara ulaşırken, birçok yerleşim yerinde su baskınları meydana geldi. Yağışların sabaha karşı durmasıyla birlikte sular çekilirken, hasar tespit çalışmaları da başlatıldı. Vatandaşlar, maddi hasarın yanı sıra kayıp yakınlarının haberini bekliyor.
Giresun Sel Felaketi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Giresun’da selde kaç kişi kayıp?
Keşap ilçesinin Karabulduk beldesinde meydana gelen sel felaketinde 2 kişi kayıptır.
2. Kayıp kişiler kimlerdir?
Kayıp kişiler, bilgisayar öğretmeni Mehmet Akkaya (45) ve yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16)’dur.
3. Arama çalışmaları devam ediyor mu?
Evet, AFAD, AKUT ve İHH ekipleri iş makineleri eşliğinde bölgede arama çalışmalarını sürdürmektedir.
Gündem6 gün önceBursa’da Kan Donduran Cinayet: Önce Eniştesini Sokakta, Sonra Eşini Evinde Vurdu
Spor7 gün önceGalatasaray UltraAslan Lideri Adliyeye Sevk Edildi
Spor6 gün önceUltraslan Lideri Sebahattin Şirin ve Oğlunun MASAK Raporu Ortaya Çıktı: 51 Milyon TL’lik Para Trafiği
Gündem6 gün önceİzmir’de Korkunç Olay: Anne, Lösemi Tedavisi Gören Zihinsel Engelli Oğlunu Vurup İntihar Etti
Gündem7 gün önceKefen Gönderdiği Eski Eşine 8 Bıçak Darbesiyle Saldırdı: Şüpheliden “Pişmanım” İtirafı
Gündem6 gün önceÇorum FK’nın Yıldızı Atakan Akkaynak ve Ailesine Feci Kaza
Son Dakika5 gün önceYalova’da eğitim uçağı düştü
Gündem6 gün önceKayınvalidesinin Cenazesine Katılmayan Eşe Mahkemeden Tam Kusur Kararı: Yargıtay Onadı









