Gündem
Kral 6. Muhammed’ten ‘Kurban Kesmeyin’ Çağrısı: Ekonomik Kriz, Kuraklık ve Fatih Sahiplerini Zorlayan Fiyatlar
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Açıklaması:
Fas Kralı 6. Muhammed, artan koyun fiyatları ve iklim kaynaklı hayvan kıtlığı nedeniyle bu yıl Kurban Bayramı’nda kurban kesilmemesi çağrısında bulundu. Kararın ardındaki ekonomik ve sosyal sebepler, hayvancılıkta yaşanan yüzde 38’lik erime ve hükümetin attığı adımlar ayrıntılı analiz ediliyor.
Giriş
Fas Kralı 6. Muhammed, 27 Şubat 2025 tarihinde yayınlanan bir mesajda, canlı hayvan fiyatlarının rekor seviyelere çıkması ve beş yılı aşkın süredir devam eden kuraklığın hayvan varlığını yüzde 38 oranında düşürmesi nedeniyle Faslıları bu yıl Kurban Bayramı’nda kurban kesmekten kaçınmaya davet etti. Kral, “Bu zor koşullarda kurban kesmek, özellikle dar gelirli vatandaşlarımızı gerçek anlamda zorlayacaktır” vurgusunu yaptı .
Bu karar, son 29 yıldır ilk kez halktan bayram ziyafetlerinden feragat etmesi istenen bir Fas hükümdarı olma özelliğini taşıyan Kral 6. Muhammed’in, dini hükümlerin yerine getirilmesi kadar ekonomik ve iklimsel gerçekleri de göz önünde bulundurduğunu gösteriyor. Aşağıda, bu çağrının gerekçeleri, hayvancılığın mevcut durumu, halkın tepkisi ve hükümetin aldığı önlemler ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
1. Fas’ta İklim ve Ekonomi: Kurban Bayramı’nı Nasıl Etkiliyor?
-
Yüzde 38’lik Hayvan Kıtlığı
Fas Tarım Bakanlığı verilerine göre, son dokuz yıl içinde (2016’daki son resmi sayımdan bu yana) koyun ve sığır sürülerinde yüzde 38 oranında azalış yaşandı. Bu durumun temelinde art arda süren kuraklıklar ve meraların yetersizleşmesi var . -
Kuraklığın Boyutları
2025 yılında yağışlar, son 30 yılın ortalamasından yüzde 53 daha düşük gerçekleşti; otlak alanlar daraldı ve hayvanların yem maliyetleri tavan yaptı. Bu durum, hem çobanları hem de çiftçileri son dört yıldır zorlu koşullarla baş başa bırakıyor -
Enflasyon ve Koyun Fiyatlarındaki Sert Artış
Fas’ta aylık asgari ücret ~ 3.000 dirhem (yaklaşık 11.000 TL) düzeyindeyken, Kurban Bayramı’nda bir koyunun fiyatı çoğu zaman aylık hane halkı gelirini aşabiliyor. Fas Vatandaşlık Merkezi’nin araştırmasına katılan ailelerin % 55’i, geçen yıl koyun satın alma ve kesim masraflarını karşılamakta zorlandıklarını belirtmişti .
2. Kral 6. Muhammed’in Çağrısı: Ne Dedi, Neden Önemli?
Fas Kralı 6. Muhammed’in mektubunda öne çıkan noktalar şunlar:
“Bu bayramın en iyi koşullar altında geçirilmesi taahhüdümüze hayvan sayısında önemli bir düşüşe yol açan, iklimsel ve ekonomik zorlukları göz önünde bulundurma vazifesi eşlik etmektedir. Bu zor koşullarda kurban kesmek, halkımızın geniş kesimlerine, özellikle dar gelirli vatandaşlarımıza gerçek anlamda zarar verecektir.
-
Dini Boyut ve Tarihsel Parantez
Kurban Bayramı, İslâm geleneğinde “imkân dâhilinde yerine getirilmesi gereken güçlü bir sünnet”tir. Ancak Kral, bu yükün özellikle düşük gelirli kesimlerin omuzlarını daha da ağırlaştıracağını belirtti -
Tarihte Benzer Kararlar
Kral 6. Muhammed’in babası Kral II. Hasan da benzer bir çağrıyı 1963, 1981 ve 1996 yıllarında yapmış; Fas, o dönemlerde de kurban ibadetinden feragat edilmesini istemişti -
Kralın Kurbana Katılımı
Mektupta, Kral 6. Muhammed’in kişisel olarak Fas halkı adına kurban ibadetini yerine getireceği ifade edildi. Bu, “Amir el-Müminin” sıfatıyla hem dini hem de toplumsal bir sorumluluk olarak yorumlanıyor .
3. Hayvancılıkta Krizin Temel Nedenleri
-
Kuraklığın Uzun Süreçteki Etkileri
-
Son beş yıldır sıklıkla tekrarlayan kuraklıklar, mera alanlarının kullanılabilirliğini önemli ölçüde azalttı.
-
Yağış oranlarının son 30 yılın ortalamasının yüzde 53 altında gerçekleşmesi, hayvan beslenmesi için gerekli su ve yem kaynaklarının daralmasına neden oldu .
-
-
Mera ve Yem Maliyetleri
-
Azalan yem kaynakları, yem fiyatlarını yukarı çekti. Çobanlar ve çiftçilerin giderleri artarken, hayvan sayısının korunması giderek zorlaştı.
-
Hayvansal ürün üretiminin azalması, kırmızı et fiyatlarının yerel pazarda hızla yükselmesine yol açtı.
-
-
Nüfus ve Talep Baskısı
-
Fas, Afrika’nın en çok kırmızı et tüketen ülkelerinden biri. Her yıl ~ 5,5 milyon koyun ve keçi, Kurban Bayramı’nda kesiliyor. Ancak ağustosta başlayan kurak dönemde bu rekor seviyede kesime gitmek, mevcut sürülerin yeniden üretilmesini imkânsız kılıyor
-
-
İthalat ve Hükümet Destekleri
-
2025 bütçesinde, Fas hükümeti canlı hayvan ve kırmızı et üzerindeki ithalat vergilerini ve KDV’yi geçici olarak sıfırladı. Bu sayede, 100.000 koyun ithalatı planlandı (Avustralya, Romanya, İspanya kaynaklı) .
-
Gıda fiyatlarını dengelemek adına uygulanan sübvansiyonlar, enflasyonu bir nebze kontrol altına almayı hedeflese de uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm sağlamıyor.
-
4. Halkın ve Sivil Toplumun Tepkileri
-
Sosyal Medya ve Yerel Basın
Duyuru sonrası sosyal medyada geniş tepkiler oluştu. Birçok kullanıcı, “ Geleneksel bir ibadeti terk etmenin zorlu bir karar olduğu, ancak mevcut şartlarda zaruri olduğu” görüşünü savundu. Aynı zamanda “güvenlik güçlerinin, çağrıya uymayan satıcıları denetlediği, bazı satış noktalarına baskın düzenlediği” yönünde iddialar paylaşıldı; fakat bu konuyla ilgili resmi bir doğrulama henüz yapılmadı. -
Ticaret ve Ekonomi Örgütlerinin Açıklamaları
-
Moroccan Center for Citizenship (Fas Vatandaşlık Merkezi): Anketine katılan ailelerin % 55’i bu bayram kurban kesiminin bütçelerini aşacağını ve ciddi sıkıntı yaşayacaklarını belirtmişti .
-
Ticaret ve Sanayi Odaları: Kurban ibadetinin tamamen iptal edilmesi yerine, “dini hükümlere uygun farklı modeller” geliştirilmesini önerdiler. Örneğin, toplu kurban organizasyonlarıyla maliyetlerin paylaşılması gibi.
-
-
Üretici ve Çiftçi Görüşleri
Hayvan üreticileri, “Kurban kesiminin askıya alınmasının hem kısa hem de uzun vadede sürülerin korunmasına katkı sağlayacağını; ancak geçim kaynaklarının Kurban Bayramı dönemindeki satışlara bağlı olduğunu” belirtiyor. Bazı çobanlar ise “Kurban Bayramı’nda satış yapamazsak, yıl boyunca beslediğimiz kuzu ve koçları elden çıkarmakta zorlanacağız” diye ekliyor.
5. Hükümetin ve Dini Otoritenin Attığı Ek Adımlar
-
Resmi İlâhî İkram İkramları
Diyanet İşleri nezdindeki kurumlar, “İhtiyaç sahibi aileler için devlet destekli et yardımları” programını genişletti. Kesilecek hayvandan elde edilecek etin belirli bir kısmı ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak şekilde bir lojistik plan hazırlandı. -
Dini Makamlardan Yayınlanan Kılavuzlar
Fas Din İşleri ve Vakıflar Bakanlığı, “Bu yıl kurban kesmeyecek ya da finansal imkânı elverişli olmayanlar için zekât, fitre ve sadaka gibi diğer ibadet yollarını değerlendirmeleri” tavsiyesinde bulundu. Bu kılavuz, sosyal dengelerin korunmasına, ibadet yükünün hafifletilmesine ve dini vecibenin farklı biçimlerde yerine getirilmesine dikkat çekiyor. -
Kamu Spotları ve Bilgilendirme Çalışmaları
Radyo ve televizyon kanallarında yayınlanan kısa spotlarda, “Hayvan alım-satım fiyatları, hijyen kuralları ve dolandırıcılık olaylarına karşı uyarılar” yapıldı; vatandaşların doğru kaynaklardan bilgi edinmesi için 7/24 çağrı merkezleri oluşturuldu.
6. Uzun Vadeli Etkiler ve Çözüm Önerileri
-
Sürülerin Korunması ve Yeniden Yapılandırma
-
Uzmanlar, “Beş yıl süresince kurban döneminde kesimin sınırlandırılmasının, sürülerin reprodüksiyon döngüsünü güçlendireceğini, sayının yeniden artmasını sağlayacağını” belirtiyo
-
Hayvan ıslahı programlarına daha fazla yatırım yapılması, yerli türlerin kuraklığa dayanıklı genetik yapısının geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
-
-
İklim Değişikliği Politikaları
-
Fas Tarım Bakanlığı, sürdürülebilir tarım ve hayvancılık uygulamalarını teşvik eden “Sulama Sistemlerinin Modernizasyonu” ve “Alternatif Yem Kaynakları Araştırma Projeleri” gibi ulusal planları devreye aldı.
-
Yerel kooperatifler, “Meraların restore edilmesi için ortak ağaçlandırma ve otlak bakım projeleri” üzerinde çalışıyor; bu sayede uzun vadede hayvan besleme maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor.
-
-
Ekonomik Dayanıklılığın Artırılması
-
TOBB ve Fas Ticaret Odası işbirliğiyle, “Hayvancılıkta Dijital Takip ve Sürütme Sistemleri” projesi başlatıldı. Hayvan sayımı, yem maliyetleri ve fiyat dalgalanmalarının dijital platformlarda izlenmesi planlanıyor.
-
Finansal destekler, küçük ölçekli çoban ve hayvancılara “mikro-kredi” gibi esnek ödeme şartlarıyla sunularak, kriz dönemlerinde nakit akışı sürekliliğinin sağlanması öngörülüyor.
-
7. Sonuç: ‘Kurban Kesmeme’ Kararının Anlamı
Fas Kralı 6. Muhammed’in Kurban Bayramı öncesi halktan kurban kesmemelerini istemesi, geleneksel bir ibadeti ertelemek anlamına gelse de “dini vecibeler, toplumun genel refahı ve medya organlarında yankı bulmuş sosyal hassasiyetlerle dengelenmelidir” düşüncesini güçlendirdi.
-
Kısa Vadede:
-
Hayvan satışlarında mevsimsel bir düşüş gözlenecek, piyasada et fiyatlarındaki ani şok bir nebze yumuşayacak.
-
Düşük gelirli aileler, bu yıl maddi zorluk yaşamadan bayram ibadetini yerine getirmiş sayılacak.
-
-
Uzun Vadede:
-
Sürülerin sürdürülebilir bir şekilde yeniden yapılandırılmasına fırsat tanınacak.
-
İklim değişikliği ve ekonomik dalgalanmalara karşı hayvancılık sektörü daha dirençli hâle gelecek.
-
Toplumda “din, sosyal dayanışma ve ekonomik dayanıklılık arasındaki ilişki” konusunda daha derin bir farkındalık oluşacak.
-
Fas örneğinde görüldüğü gibi, dini hükümlerin “imkân dâhilinde” yerine getirilmesi esas alınarak, zorunluluk hâlinde geçici tedbirlerin uygulanabileceği bir anlayış hakimdi. Kral 6. Muhammed’in çağrısı, “Halkının refahını ve toplumsal barışı gözeten” bir liderlik profilini ortaya koydu.
Gündem
TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı
Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
Okuma Süresi: 3 dakika
ANKA

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…
Düzenleme Kimleri Kapsıyor?
Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:
· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,
yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.
Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.
Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”
Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.
Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:
“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”
Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.
“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”
Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.
İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”
“İltisak ve İrtibat” Tartışması
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.
Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:
“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”
Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Madde Oylanarak Kabul Edildi
Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.
Gündem
İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi
Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika
FatihDoğanMedya

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.
Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.
Soruşturmanın 4 Ana Ayağı
Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:
· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.
Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı
Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma
Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.
‘Uluslararası Fonlar’ İddiası
Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.
‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’
Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”
‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’
Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.
Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.
Soruşturma Derinleşiyor
AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.
Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte
Gündem
PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika
Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”
Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.
Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.
Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf
PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”
“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz
Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.
“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.
Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”
PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.
“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.
“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”
PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.
Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.
Gözler Meclis’te
PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.
-
Gündem1 hafta önceAkyaka’da dehşet anları! Sokak ortasında birbirlerini bıçakladılar, o anlar kamerada
-
Ekonomi1 hafta önceSGK duyurdu: Emekli aylığı farkları yarın hesaplarda! İşte ödeme tarihi ve tutarlar
-
Ekonomi7 gün öncePETROL FİYATLARI MAYISTAN BU YANA İLK KEZ 100 DOLARI AŞTI
-
Magazin7 gün önceJon Bon Jovi’den Sahne Şoku! Konserini Aniden Kesti ve Hayranlarına Söz Verdi
-
Spor4 gün önceFilenin Sultanları’ndan Dev Geri Dönüş! Türkiye-Brezilya VNL Finalinde Nefes Kesti
-
Gündem1 hafta önceYozgat’ta Kayıp Vatandaş Mezarlıktaki Tabutun İçinde Sağ Bulundu
-
Spor4 gün önceSantarelli’den Eleştirilere Sert Cevap: “Türkiye’yi Çok Seviyorum Ama Denge Şart”
-
Gündem5 gün önceAntalya’da Korkunç Cinayet: Eski Sevgilisini Vurdu, Ardından Kendini Öldürdü
