Kiminle Evleneceğinizi Merak Ediyorsanız Aynaya Bakın! Milyonlarca Çifti İnceleyen Araştırma Aşkın Tesadüf Olmadığını Gösterdi

featured
Google'da Abone Ol
0
PaylaÅŸ

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Kiminle Evleneceğinizi Merak Ediyorsanız Aynaya Bakın! Milyonlarca Çifti İnceleyen Araştırma Aşkın Tesadüf Olmadığını Gösterdi Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--

Kiminle Evleneceğinizi Merak Ediyorsanız Aynaya Bakın! Milyonlarca Çifti İnceleyen Araştırma Aşkın Tesadüf Olmadığını Gösterdi

Tarih ve Saat: 29 AÄŸustos 2026 – 12:30

Okuma Süresi: 5 dakika

FatihDoÄŸanMedya

 

Bir çiftle tanıştığınızda hiç “Siz birbirinize ne kadar benziyorsunuz” dediÄŸiniz oldu mu? Benzer ÅŸeylerden hoÅŸlanan, aynı mesleÄŸi yapan, hatta dışarıdan bakıldığında birbirini andıran çiftlere rastlamak pek de zor deÄŸil. Popüler inanış ise bunun tam tersini söylüyor: “Zıt kutuplar birbirini çeker.” Peki gerçekten öyle mi?

Avustralya’da milyonlarca çiftin verileri üzerinden yapılan kapsamlı bir inceleme, romantik iliÅŸkilerde benzerliÄŸin düşündüğümüzden çok daha yaygın olduÄŸunu gösteriyor. Ancak verilerin anlattığı hikayenin bir de diÄŸer yüzü var: İnsanlar hala büyük ölçüde kendilerine benzeyen kiÅŸilerle eÅŸleÅŸse de özellikle genç kuÅŸaklarda bu tablonun deÄŸiÅŸmeye baÅŸladığı görülüyor.

Kendimize Benzeyen Kişilere Aşık Olmak Sandığımızdan Daha Yaygın

Bilim dünyasında bu eÄŸilim “homogami” ya da “assortative mating” (seçici çiftleÅŸme) olarak adlandırılıyor. En basit haliyle, romantik partnerlerin çeÅŸitli özellikler bakımından birbirine benzeme eÄŸilimini ifade ediyor. Queensland University of Technology’den davranışsal ekonomist Stephen Whyte, bunun “dünyadaki en yaygın eÅŸleÅŸme biçimi” olduÄŸunu ve “her kültürde, her ülkede görüldüğünü” belirtiyor. Üstelik bu durum belirli bir ülkeye ya da kültüre özgü deÄŸil.

Çiftlerdeki benzerlik üzerine yapılan araştırmaların geçmişi oldukça eski. 1903 tarihli bir çalışma, eşlerin boy, kol açıklığı ve ön kol uzunluğu gibi fiziksel özelliklerde birbirine benzeme eğiliminde olduğunu ortaya koymuştu. Sonraki araştırmalar benzerliğin çok daha geniş bir alana uzanabildiğini gösterdi. Zeka, siyasi eğilim, risk alma davranışı ve inanç gibi özelliklerin yanı sıra vücut yapısı ve tansiyon gibi fiziksel özelliklerde de çiftler arasında benzerlikler bulundu. Daha yakın tarihli genetik araştırmalar ise boy, vücut kitle indeksi ve eğitim süresi gibi özelliklerle bağlantılı genetik göstergelerde dahi çiftler arasında benzerlikler olabileceğine işaret ediyor.

Neden Kendimize Benzeyen İnsanlarla Birlikte Oluyoruz?

Araştırmacılar bu soruya tek bir yanıt vermiyor. Çiftlerdeki benzerliği açıklamak için dört temel ihtimal üzerinde duruluyor ve bunların birden fazlasının aynı anda etkili olabileceği düşünülüyor.

Yakınlık: İlk ve belki de en basit açıklama yakınlık. Uzmanlar bu etkenin önemini özellikle vurguluyor. Çünkü çoÄŸumuz partnerimizi dünyadaki bütün insanlar arasından seçmiyoruz. YaÅŸadığımız yer, okuduÄŸumuz okul, çalıştığımız iÅŸ ve sosyal çevremiz kimlerle karşılaÅŸacağımızı belirliyor. Benzer eÄŸitim ve sosyal geçmiÅŸe sahip insanların aynı ortamlarda bulunma ihtimali arttıkça birbirleriyle tanışma ihtimalleri de yükseliyor. Kısacası bazen aÅŸk, “ruh eÅŸini bulmaktan” önce aynı yerde bulunmakla baÅŸlıyor.

Piyasa Güçleri: İkinci açıklama ise araÅŸtırmacıların “piyasa güçleri” olarak tanımladığı durum. İnsanların çekicilik açısından kabaca kendilerine yakın görülen kiÅŸilerle eÅŸleÅŸme eÄŸiliminde olduÄŸu düşünülüyor. Ancak çekicilik herkes için aynı anlama gelmiyor. İnsanlar birbirini tanıdıkça kimin çekici olduÄŸu konusundaki deÄŸerlendirmeler de deÄŸiÅŸebiliyor.

Zamanla BenzeÅŸme: Üçüncü ihtimal zamanla benzeÅŸme. Ortak deneyimler, yaÅŸam biçimi ve rutinler çiftlerin yıllar içinde bazı özellikler bakımından birbirine yaklaÅŸmasına yol açabiliyor. 1987’de yapılan bir deneyde, katılımcılar hangi kadın ve erkeÄŸin çift olduÄŸunu 25. yıl dönümü fotoÄŸraflarından tahmin etmede, düğün fotoÄŸraflarına kıyasla daha baÅŸarılı olmuÅŸtu.

Bilinçli Seçim: Dördüncü açıklama ise insanların doğrudan kendilerine benzeyen kişileri seçmesi. Ancak araştırmacılar bu konuda aynı fikirde değil. Bazı uzmanlar bu açıklamaya ilişkin kanıtları zayıf bulurken, bazıları bunun hangi özelliğin incelendiğine bağlı olarak değişebileceğini belirtiyor.

Milyonlarca Çiftin Verileri İncelendi

ABC News, Avustralya İstatistik Bürosu tarafından özel olarak hazırlanan nüfus sayımı verilerini inceleyerek bu benzerliÄŸin Avustralya’daki çiftlerde nasıl ortaya çıktığına baktı. Veriler çiftlerin mesleklerini, inançlarını ve en yüksek eÄŸitim düzeylerini kapsıyordu. 2021’de 5,2 milyona kadar evli ve birlikte yaÅŸayan çiftin, 2001’de ise 3,6 milyona kadar çiftin bilgileri analiz edildi.

Sonuçlar Avustralyalıların da kendilerine benzeyen kişilerle eşleşme eğiliminde olduğunu gösterdi. Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Nüfus sayımı, çiftlerin tanıştıkları sırada hangi özelliklere sahip olduklarını göstermiyor. Yalnızca sayımın yapıldığı tarihteki durumlarını ortaya koyuyor. Bu nedenle benzerliğin ne kadarının ilişkinin başından beri var olduğunu, ne kadarının zaman içinde oluştuğunu bu verilerden tek başına belirlemek mümkün değil.

Aynı Mesleği Yapanlar Birbirini Buluyor

ABC’nin 470’ten fazla mesleÄŸi kapsayan yaklaşık 43 bin farklı meslek kombinasyonu üzerinden yaptığı analiz çarpıcı bir sonuç ortaya çıkardı. Mesleklerin yüzde 38’inde en yaygın partner eÅŸleÅŸmesi aynı iÅŸi yapan kiÅŸiler arasında görüldü. Meslek gruplarının iÅŸ gücü içindeki büyüklükleri hesaba katıldığında ise bu oran yüzde 66’ya ulaÅŸtı.

Kadınlarla erkekler arasında ise dikkat çekici bir fark var. ÇoÄŸu meslek grubunda kadınların aynı iÅŸi yapan biriyle birlikte olma ihtimali erkeklere kıyasla daha yüksek. ÖrneÄŸin kadın CEO’lar, genel müdürler ve cerrahlar en sık kendi meslektaÅŸlarıyla eÅŸleÅŸiyor. Erkek CEO’lar en sık ofis yöneticileriyle, erkek genel müdürler genel büro görevlileriyle, erkek cerrahlar ise muayenehane yöneticileri ya da hemÅŸirelerle hayatını birleÅŸtiriyor.

Eğitimde 20 Yılda Dengeler Değişti

EÄŸitim verileri, son 20 yılda dikkat çekici bir deÄŸiÅŸime iÅŸaret ediyor. 2001’de kadınların kendilerinden daha eÄŸitimli erkeklerle birlikte olması daha yaygınken, 2021’de tablo tersine döndü. 2021 verilerine göre erkeklerin yüzde 34’ü kendisinden daha eÄŸitimli kadınlarla birlikteyken, kadınlarda bu oran yüzde 30’da kaldı. Oysa 2001 yılında durum tam tersiydi: Erkeklerin yalnızca yüzde 22’si kendinden eÄŸitimli bir kadınla birlikteyken, kadınlarda bu oran yüzde 36 seviyesindeydi.

Ancak yaşanan bu rol değişimine rağmen eğitimde benzeşme eğilimi hala oldukça güçlü. Neredeyse her eğitim grubunda en yaygın eşleşme, aynı eğitim düzeyindeki kişiler arasında görülüyor. Bu durum, eğitim basamaklarının en altında ve en üstünde daha da belirginleşiyor. Örneğin herhangi bir eğitim düzeyine sahip olmayan kişilerin birbirleriyle eşleşme olasılığı ortalamaya kıyasla 80 kattan fazla. Doktora derecesine sahip kişilerin birbirleriyle eşleşme olasılığı ise ortalamanın yaklaşık 15 katı.

İnanç Söz Konusu Olduğunda da Benzerlik Güçlü

İnanç verileri de benzer bir tablo çiziyor. Avustralya’da partneri olan kiÅŸilerin üçte ikisinden fazlası kendisiyle aynı inanç grubundan ya da aynı inançsızlık grubundan biriyle birlikte. Hatta bazı inanç gruplarında bu benzerlik oranı yüzde 90’ın üzerine çıkıyor. Aynı inançtan biriyle eÅŸleÅŸme oranı Brethren topluluklarında yüzde 95, Müslümanlarda yüzde 93, Hindularda ve Sihlerde ise yüzde 92 olarak öne çıkıyor.

Araştırmacılara göre bu durumun arkasında tek bir neden yok. Göç hareketleri, bir inanç grubunun toplum içindeki büyüklüğü, geçmişte yaşadığı baskılar ve inancın kültürel kimlikle ilişkisi gibi birçok etken iç içe geçebiliyor.

Genç Kuşaklarda Tablo Değişiyor

Verilerin belki de en ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor. Kendimize benzeyen kiÅŸilerle eÅŸleÅŸme hala oldukça yaygın olsa da Avustralya’da farklı geçmiÅŸlerden insanların bir araya gelme eÄŸilimi de artıyor. ABC’ye göre ülkenin giderek çeÅŸitlenen kültürel ve etnik yapısı, flört uygulamalarının yükseliÅŸi ve uluslararası seyahatlerin yaygınlaÅŸması; sosyal, eÄŸitimsel ve kültürel sınırların ötesinde iliÅŸkilerin kurulmasını kolaylaÅŸtıran etkenler arasında.

Özellikle Z kuÅŸağı ve Y kuÅŸağı kendi mesleklerinin dışından kiÅŸilerle eÅŸleÅŸmeye daha yatkın. Z kuÅŸağında mesleklerin yaklaşık yüzde 30’unda en yaygın eÅŸleÅŸme aynı iÅŸi yapan kiÅŸiler arasında görülürken, 1928-1945 doÄŸumluları kapsayan Sessiz KuÅŸak’ta bu oran yaklaşık yüzde 56’ya çıkıyor.

EÄŸitimde de dikkat çekici bir deÄŸiÅŸim söz konusu. Z, Y ve X kuÅŸaklarında erkeklerin kendilerinden daha eÄŸitimli kadınlarla birlikte olma olasılığı kadınların kendilerinden daha eÄŸitimli erkeklerle birlikte olma olasılığından daha yüksek. Bunda eÄŸitim dengesinin deÄŸiÅŸmesinin de payı var. Avustralya’da 35 yaşın altındaki her dört üniversite mezunu kadına karşılık yalnızca üç üniversite mezunu erkek bulunuyor.

İnanç konusunda da kuÅŸaklar ilerledikçe sınırlar esniyor. Avustralya dışında doÄŸan birinci kuÅŸak göçmenlerin yüzde 77’si kendi inanç grubundan biriyle birlikteyken, bu oran ikinci kuÅŸakta yüzde 65’e, sonraki kuÅŸaklarda yüzde 62’ye düşüyor.

Kiminle Evlendiğimiz Sadece Bizi İlgilendirmiyor

Partner seçimindeki bu benzerliğin etkileri yalnızca ilişkilerle sınırlı değil. Araştırmacılar, benzer eğitim ve sosyoekonomik koşullara sahip insanların birbirleriyle eşleşmesinin toplumdaki ekonomik ve sınıfsal farklılıkların daha belirgin hale gelmesinde rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. Genetik açıdan ise belirli özelliklere sahip kişilerin birbirleriyle eşleşmesi, bu özelliklerin sonraki kuşaklarda görülme biçimini etkileyebiliyor.

Bu nedenle araştırmacılar için kiminle ilişki kurduğumuz yalnızca kişisel bir tercih değil; toplumların nasıl şekillendiğini anlamak açısından da önemli bir konu.

Kiminle Evleneceğinizi Merak Ediyorsanız Aynaya Bakın! Milyonlarca Çifti İnceleyen Araştırma Aşkın Tesadüf Olmadığını Gösterdi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Öğle Bülteni 11 Ekim 2026 öğle Haber Bülteni
GiriÅŸ Yap

Fatih Doğan Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

FatihDoganMedya Al ile Sohbet Et

FatihDoganMedya Al ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir