Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

İtalya lideri Meloni: “Türkiye ile birbirimizi tamamlayan faaliyetlerimiz var”

Yayımlandı

üzerinde

Cumhurbaşkanı ve Başbakan Meloni’nin başkanlığında ‘nın başkenti Roma’da düzenlenen Türkiye- 4. Hükümetlerarası Zirvesi’nin ardından iki lider, ortak basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Meloni, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Çalışmalarımız son derece verimli geçti. Çalışmalarımızın sonuçlarından çok mutluyuz.” dedi.

“Ülkelerimiz arasındaki dört dörtlük ilişkilerin daha da ileri gitmesi yolunda iyi temeller attığımızı düşünüyorum.” diyen Meloni, şöyle devam etti:

“İtalya-Türkiye arasında Akdeniz’de bir numara olacak şekilde iyi ilişkiler var. 2024’te 30 milyar doları aşan dış ticaret hacmimizle birlikte rekor kırmış durumdayız. Son dönemde yüzde 28 artışla önemli rakamlar elde ettik. Birbirimizi tamamlayan faaliyetlerimiz ve üretimlerimiz var.”

Meloni, potansiyelin hep arttığını, katma değer üretildiğini vurgulayarak, “Son derece olumlu bir tablo. Arzu ettiğimiz 30 milyar dolarlık ticaret hacmini 5 yıl erken tutturmuş oluyoruz.” diye konuştu.

Reklam

Orta dönemde ikili ticaret hacminin 40 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini dile getiren Meloni, bunun için çok çalışılması gerektiğini söyledi.

Meloni, her iki liderin de kendi firmalarının kapasitelerine güvendiğini ifade ederek, Türkiye’nin önde gelen insansız hava araçları üreticisi Baykar’ın başarılarından övgüyle söz etti.

Meloni, “Bugün görüldüğü üzere büyük Türk şirketleri İtalya’ya yatırım yapmaya giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Baykar Teknoloji’nin Piaggio Aerospace’i satın alma kararı ve Leonardo ile birlikte insansız hava araçlarının geliştirilmesi, üretimi ve bakımı alanında İtalya-Türkiye ittifakı kurması bunun bir göstergesidir. Bu anlaşmayı önemli buluyorum.” ifadelerini kullandı.

İtalyan Başbakan, “İtalya merkezli ortak bir girişim var olunca, hem halihazırda güçlü noktalarımız daha güçlü olacak hem de bütün Avrupa’ya yönelik olarak yeni fırsatlar oluşturacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Reklam

TELEKOMÜNİKASYON İŞBİRLİĞİ

TIM (Telecom Italia) Sparkle ile Turkcell arasındaki anlaşmaya işaret eden Meloni, “Bu anlaşma Türkiye’yi İtalya ve Avrupa telekomünikasyon ekosistemine bağlamayı hedefliyor. Akdeniz’i aşacak yaklaşık 4 bin kilometrelik ileri teknoloji bir dijital omurga inşa edeceğiz. Bu yapı, Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasındaki bağlantıyı geliştirecek. Enerji işbirliğimizi güçlendiriyoruz ki bu alanda zaten stratejik ortaklar konumundayız, özellikle Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) aracılığıyla doğal gaz tedarikinde.” yorumunu yaptı.

Enerjide, özellikle doğal gazla iki ülkenin “stratejik ortaklar” konumunda olduğunu anlatan Meloni, yenilenebilir enerji, uzay, hızlı tren, kültür varlıklar ve arkeoloji gibi alanlarda işbirliği arzusunun bulunduğunu kaydetti.

İtalya ve Türkiye’nin, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı (EURO 2032) birlikte organize etme sorumluluğunu paylaştığını vurgulayan Meloni, “Bu her iki ülke için de büyük bir meydan okuma. (Türkiye ile) İlişkimiz ekonomik ilişkilerin çok ötesine geçiyor. Avrupa-Akdeniz senaryosunda Atlantik İttifakı çerçevesinde müttefik ülkeleriz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile jeopolitik krizleri de uzun uzun istişare ettiklerini belirten Meloni, kendisine Ukrayna’da arabuluculuk çabaları için teşekkürlerini iletti.

Reklam

Meloni, bu bağlamda, Ukrayna’da ABD Başkanı (Donald) Trump’ın adil ve kalıcı bir barışa ulaşma çabalarına tam destek verdiklerini yineleyerek, şöyle devam etti:

“(Papa Franciscus’un cenazesinde) Aziz Petrus Bazilikası’nda Amerikan Başkanı ile Ukrayna Devlet Başkanı arasındaki görüşmenin büyük anlam taşıdığını düşünüyorum ve elbette hepimiz bunun bu süreçte bir dönüm noktası olabileceğini umuyoruz. Ciddi bir müzakere sürecinin başlatılmasını sağlamak için derhal ve koşulsuz ateşkes çağrımızı yineliyoruz. Dün, Rusya’nın 2. Savaşı zaferinin kutlamalarıyla sınırlı üç günlük tek taraflı bir ateşkes ilan ettiğini öğrendik. Bu girişimi dikkate alıyoruz ama bunun olması gerekenle ilgisi yok. Elbette Rusya’nın, Ukrayna’nın gösterdiği gibi barışa gerçekten ulaşmak istediğini somut olarak göstermesini ümit ediyoruz.”

Başbakan Meloni, Gazze, Suriye ve Libya’daki durumlar bağlamında yeniden inşa süreci ve kalıcı barış yönündeki gayretleri desteklediklerini kaydetti.

Meloni, “Orta Doğu özellikle de Gazze’de giderek daha trajik bir hale gelen durum üzerine fikir alışverişinde bulunduk. İtalya, sadece Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına yönelik bir plan için değil, aynı zamanda bölgesel düzeyde kalıcı bir barış ve güvenlik çerçevesi oluşturmak için çaba gösteren Arap ülkelerinin girişimlerini desteklemektedir.” dedi.

Reklam

Başbakan Meloni, Suriye’de, etnik ve dini azınlıklar da dahil olmak üzere tüm toplum kesimlerinin tam olarak dahil edildiği demokratik bir geçişin sağlanmasının gerekliliği konusunu paylaştıklarını aktardı.

Meloni, “Mültecilerin gönüllü, güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde evlerine dönebilmelerini temin etmek için Suriye ekonomisinin yeniden canlanmasını teşvik etmeyi hayati önemde görüyoruz. Aynı şekilde, terörle mücadelede geri adım atılmaması gerektiğine inanıyoruz ki bu alanda İtalya ve Türkiye zaten oldukça etkili bir işbirliği yürütmektedir ve bunu daha da güçlendirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ile ortaklaşa şekilde göç konusunda son derece iyi tedbirler aldıklarına işaret eden Meloni, Türkiye kaynaklı düzensiz göçün sıfıra indiğini söyledi.

Meloni, suç örgütleri ve insan kaçakçılarına geçit verilmemesi konusunda mutabık olunduğunu da belirterek, “Şu ana kadar yaptıklarımızdan ötürü gurur duyabileceğimizi düşünüyorum.” dedi.

Reklam

Başbakan Meloni, İtalya ve Türkiye’nin birlikte kat edeceği çok yol olduğunu da dile getirdi.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayımlandı

üzerinde

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayın Tarihi: 08.08.2026,  12: 30
Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika

DHA 

Adıyaman’da 34 yıl boyunca çocuk hasreti çeken, evini satarak tüp bebek tedavisi gören ve ikiz kızlarına kavuşan Abuzer ile Zeynep Doğan çiftinin hikâyesi, bu kez Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın devreye girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, ailenin yeni yaşamında yalnız olmadığını duyurdu.

34 yıl süren çocuk özlemi

Adıyaman’da yaşayan Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59), 40 yıl önce dünya evine girdi. Evliliklerinin ilk yıllarında iki kez hamile kalan Zeynep Doğan, maalesef çocuklarını anne karnında kaybetti. Anne baba olma hayaliyle Adıyaman, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta defalarca tedavi gören çift, 34 yıl boyunca pes etmedi.

Reklam

Tüp bebek tedavisi kararı alan Doğan çifti, bu uğurda oturdukları evi satarak tüm imkânlarını seferber etti. 6 yıl önce dünyaya gelen ikiz kızlarına Tekbir Gül ve Havva Gül adını verdiler. 71 yaşında baba olmanın mutluluğunu yaşayan Abuzer Doğan, hayatının değişimini şu sözlerle anlatmıştı:

“Eskiden işten eve geldiğimde kahveye gider, gece geç saatlere kadar vakit geçirirdim. Şimdi ise işten çıkar çıkmaz eve geliyor, çocuklarımla ilgileniyorum.

Miniklerin Anıtkabir hayali gerçek oldu

Doktor ve polis olmak isteyen ikiz kızlar, öğretmenlerine Anıtkabir’i ziyaret etmek istediklerini söyledi. Ailenin maddi imkânlarının yetersiz olduğunu gören öğretmenleri, “Sevgi Varsa Engel Yok Derneği” Başkanı Zeynep Bulut ile iletişime geçti. Derneğin desteğiyle Ankara’ya giden Doğan ailesi, Anıtkabir’de Ata’nın huzuruna çıktı.

Bu anların sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte ailenin hikâyesi kısa sürede Türkiye gündemine oturdu. Yüzlerindeki tebessüm ve yaşadıkları sevinç, binlerce kişiye umut oldu.

Reklam

Bakanlık devreye girdi: Aile danışmanlığı başlatıldı

Sosyal medyada büyük ilgi gören Doğan ailesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ailenin yeni hayatında yanlarında olacaklarını duyurdu.

Bakan Göktaş, Adıyaman İl Müdürlüğü koordinasyonunda aile danışmanlığı sürecinin başlatıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yeni taşınacağı yuvalarında çocuklarımızın tüm temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli planlamaları yaptık. Eğitimlerinden sosyal ihtiyaçlarına kadar her aşamayı ekiplerimizle yakından takip edeceğiz. Çünkü bizim için mesele yalnızca bir ihtiyacı karşılamak değil, bir ailenin güçlenmesine, çocuklarımızın güvenle büyümesine ve geleceğe umutla bakmasına eşlik etmek.”

Bakan ayrıca, ailenin ve “güzel evlatlarının” yüzündeki tebessümün herkese umut olduğunu vurguladı.

Reklam

Devletin şefkat eli uzandı

Bakanlık yetkilileri, Doğan ailesi için yalnızca maddi destek değil, psikososyal bir yaklaşımla hareket edileceğinin altını çizdi. Aile danışmanlığı süreci kapsamında çiftin yeni rollerine uyum sağlaması, çocukların eğitim ve sosyal gelişim süreçleri başta olmak üzere her aşama uzman ekiplerce takip edilecek.

Bakan Göktaş’ın mesajındaki şu cümle, devletin konuya yaklaşımını özetliyor nitelikte:

“Devletimizin şefkat eli ailemizin üzerinde. Biz de güzel kızlarımızın yanında olmaya, yüzlerindeki gülümsemeyi çoğaltmaya devam edeceğiz.”

Sosyal medyada büyük yankı

Doğan ailesinin hikâyesi, tüp bebek tedavisi gören ailelere umut olurken, devletin aileye sahip çıkması sosyal medyada geniş yankı buldu. Binlerce kullanıcı, Bakan Göktaş’ın paylaşımını beğeni ve yorum yağmuruna tuttu. Özellikle “34 yıl sonra gelen mutluluk” etiketiyle paylaşılan videolar milyonlarca kez izlendi.

Reklam

Özetle

· Kim: Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59) çifti ile ikiz kızları Tekbir Gül ve Havva Gül.
· Ne oldu? 34 yıllık çocuk hasretinin ardından tüp bebek yöntemiyle ikiz çocuk sahibi olan aile, Anıtkabir ziyaretiyle gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aile için aile danışmanlığı süreci başlattı.
· Nerede? Adıyaman.
· Ne zaman? Açıklama 08.08.2026 tarihinde yapıldı.
· Nasıl? Bakanlık, yeni yuvalarında çocukların temel ihtiyaçlarından eğitimlerine kadar her alanda destek sağlayacak.

Okumaya Devam Et

Gündem

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Yayımlandı

üzerinde

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Tarih: 08.08.2026
Saat: 11:57
Okuma Süresi: 3 Dakika

DHA 

Bir Yıllık Belirsizlik: Evindar Tiğrak’ın Kaybı

Batman’da 7 Haziran 2025 tarihinden bu yana haber alınamayan 31 yaşındaki Evindar Tiğrak için başlatılan soruşturmada çarpıcı gelişmeler yaşandı. Uzun süredir titizlikle yürütülen çalışmalar, kayıp kadının bir cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimalini güçlendirirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın aydınlatılması için güvenlik güçleri, Tiğrak’ın cesedine ulaşmak amacıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmalarını sürdürüyor.

Kayıp Başvurusu ve Soruşturmanın Seyri

Evindar Tiğrak’tan haber alamayan yakınları, 12 Kasım 2025 tarihinde Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak kayıp ihbarında bulundu. Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, olayın aydınlatılması için geniş çaplı bir inceleme başlatıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın devreye girmesiyle dosya yeniden ele alındı ve derinlemesine bir analiz süreci başlatıldı.

Reklam

Deliller Zinciri: HTS, PTS ve Biyolojik Bulgular

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller, dosyanın seyrini değiştiren en önemli unsur oldu. Ekipler, şüphelilerin HTS (Hücresel Haberleşme Sistemi) ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarını, kriminal inceleme bulgularını ve tanık beyanlarını bir araya getirerek olayın perdesini aralamaya çalıştı.

Yapılan incelemelerde, Evindar Tiğrak’ın kaybolmadan hemen önce şüphelilerden biriyle yoğun telefon trafiği ve mesajlaşma yaşadığı tespit edildi. Dikkat çeken bir diğer detay ise, şüphelinin kullandığı 21 AC 935 plakalı aracın, olay günü bagaj kapağı açık bir şekilde ve tek başına seyir halinde olduğunun kayıtlara geçmesi oldu. Araç üzerinde yapılan kriminal incelemede ise bagaj ve ön yolcu koltuğunda biyolojik bulgulara rastlandı. Bu bulgular arasında üç farklı erkeğe ait kan örneği ve bir kadına ait kan örneğinin bulunması, işin vahametini gözler önüne serdi.

Tanık İfadeleri ve Şüpheli Hareketler

Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan tanıklar, olayın ardından aracın detaylı bir şekilde temizlendiğini, koltuk döşemelerinin söküldüğünü ve içindeki eşyaların yerlerinin değiştirildiğini anlattı. Bir oto yıkama işletmecisinin ifadesinde ise araç içerisinde yoğun bir kötü koku olduğu ve arka koltuklarda kan izleri görüldüğü belirtildi. Tüm bu deliller doğrultusunda kimlikleri tespit edilen N.Y. (41) ve Y.D. (26), düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.

“Tasarlayarak Kasten Öldürme” Tutuklaması

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen N.Y. ve Y.D., çıkarıldıkları mahkeme tarafından ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bir başka çarpıcı bilgi ise, Evindar Tiğrak’ın daha önce N.Y. hakkında şikayetçi olduğu oldu.

Reklam

Aile Umutla Bekliyor, Arama Çalışmaları Sürüyor

Tutuklamaların ardından gözler, Evindar Tiğrak’ın cesedine ulaşılması için yürütülen çalışmalara çevrildi. Güvenlik güçleri, belirlenen bölgelerde arama faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Yaklaşık bir yıldır kızlarından haber alamayan aile ise, yetkililerden gelecek olumlu haberi umutla bekliyor. Olayla ilgili soruşturma, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak devam ettiriliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Yayımlandı

üzerinde

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Tarih: 8 Ağustos 2026
Saat: 10:30
Okuma Süresi: 3 dakika

DHA 

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe köyü açıklarında, geçen yıl haziran ayında suya batırılan M62 T model muharebe tankı, kısa sürede dalış tutkunlarının vazgeçilmez rotalarından biri haline geldi. Sadece 10 metre derinlikteki bu eşsiz batık, Türkiye’nin en sığ noktaya batırılan tankı olma özelliğiyle dikkat çekiyor.

Dalış Turizmine Yapay Resif Desteği

Edirne Valiliği, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ESTAB) işbirliğinde hayata geçirilen Yapay Resif Projesi kapsamında batırılan tank, bölgede su altı sporlarına ilgi duyan turistleri çekmeyi ve yapay resif oluşumunu desteklemeyi amaçlıyor. Projenin meyveleri kısa sürede alınmaya başlandı; yerli ve yabancı dalgıçların akınına uğrayan batık, Saros Körfezi’ni dalış turizminin yeni gözdesi haline getirdi.

Reklam

“Deneme Dalışı İçin Nadir Noktalardan Biri”

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) yetkilisi ve 3 yıldız dalış eğitmen eğiticisi Ahmet Yumurtacı, tank batığına olan ilginin her geçen gün arttığını belirtti. Yumurtacı, özellikle İstanbul’dan günübirlik gelen dalgıçların tanka deneme dalışı yapabildiğini vurgulayarak, “Dünyada bunun çok fazla örneği yok. Dolayısıyla tank batığı, suyun altında sadece deneme dalışı için dalabileceğiniz nadir noktalardan bir tanesi haline geldi” dedi.

Tankın sığ bir bölgede bulunmasının ilgiyi artırdığını ifade eden Yumurtacı, “Suyun altında tank görmek, yüzeyde görmekten çok daha farklı. Geçen yıldan bu yana binlerce defa tank batığına dalış yapıldı. Sadece tankı görmek için gelen misafirlerimiz oluyor” diye konuştu.

Saros’un Eşsiz Doğası Dalgıçları Büyülüyor

İstanbul’dan ilk kez Saros Körfezi’ne dalış yapmaya gelen dalış öğrencisi İrem Yıldız, deneyimini şu sözlerle paylaştı: “Dalış yapmak kişisel tercihinize ve merakınıza dayalı. Ben suyu çok sevdiğim ve suyun altını çok merak ettiğim için geldim. Dalış yapmanın zevki bambaşka. Aşağının dünyası sizi etkiliyor.”

Yıldız, Saros Körfezi’nin kendini temizleyen nadir körfezlerden biri olmasının da bölgeyi özel kıldığını belirterek, “Aşağıda göreceğiniz canlı çeşitliliği çok fazla. Eğer meraklıysanız mutlaka gelin, görün, deneyin. Asla pişman kalmayacaksınız” çağrısında bulundu.

Reklam

Bölge Ekonomisine Can Suyu

Saros Körfezi’nde dalış turizmine yapılan yatırımlar, özellikle İstanbul’dan büyük talep görüyor. Tank batığının popülerleşmesiyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçi sayısındaki artış, Gökçetepe köyü ve çevresindeki işletmelere de canlılık kazandırıyor. Dalış sezonunun yoğun geçtiğini ifade eden yetkililer, önümüzdeki dönemde tank batığına olan ilginin daha da artmasını bekliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar