Politika
İsrail’den Küresel Sumud Filosu’na yeni tehdit: “Abluka bölgesine girişine izin vermeyeceğiz”
Tarih: 24 Eylül 2025
Saat: 00:36
Okuma süresi: 3 dakika
İsrail Hükûmeti, Akdeniz’den Gazze’ye doğru ilerleyen Küresel Sumud Filosu‘na yönelik uyarıda bulunarak, İsrail’in teklifini (yardımın Ashkelon limanına indirilmesi) reddetmeleri halinde “abluka bölgesine girişini engellemek için gerekli önlemleri alacağını” bildirdi. Filodaki aktivistler ise Ashkelon’a yanaşma teklifini reddederek, deniz yoluyla Gazze’ye doğrudan ulaşma kararlılığını sürdürdü.

Olayın ayrıntıları
-
İsrail’in açıklaması: Dışişleri Bakanlığı ve resmi kanallar, filonun “aktif bir çatışma bölgesine” girmesine izin verilmeyeceğini ve gerektiğinde engelleyici adımlar atılacağını belirtti; açıklamada filonun Hamas ile bağlantılı olduğu iddiaları da yer aldı.
-
Filonun yanıtı: Küresel Sumud Filosu yetkilileri, Ashkelon’da yardımın aktarılması teklifini “ablukanın devamı” olarak nitelendirip reddetti; organizatörler Gazze’ye doğrudan insani yardım ulaştırma hedefinden vazgeçmediklerini duyurdu.
-
Katılımcılar ve destek: Filoda farklı ülkelerden onlarca tekne ve yüzlerce aktivistin yer aldığı; Greta Thunberg gibi uluslararası isimlerin de filoya destek verdiği bildirildi. Filonun deniz yolculuğu sırasında Tunus limanlarında drone gözetimi ve taciz iddiaları gündeme geldi.
Uluslararası ve hukuki boyut
Hak örgütleri ve bazı devletler, deniz ablukasının sivil nüfus üzerindeki etkilerine dikkat çekerek filonun amacının insani yardım ulaştırmak olduğunu savunuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar ablukaya ilişkin endişelerini daha önce de dile getirmişti. Öte yandan İsrail, deniz güvenliği ve askeri gerekçelerle yaklaşımı savunuyor.
Ne olmasını beklemeli?
Gelişmelerin seyri şu unsurlara bağlı: filonun Gazze kıyılarına yaklaşma girişimleri, İsrail donanmasının müdahale tercihleri, bölgesel aktörlerin diplomatik baskıları ve uluslararası kamuoyunun tepkisi. Her iki tarafın da açıklamaları ve hareketleri, bölgedeki güvenlik ve insani durum açısından kritik önem taşıyor
Politika
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bahçeli’ye Türk bayrağı motifli tebrik çiçeği
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bahçeli’ye Türk bayrağı motifli tebrik çiçeği
FatihDoganMedya — Politika
Tarih.Saat: 09.02.2026 — 10:58

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57. kuruluş yıl dönümü nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye Türk bayrağı motifli ve 57 kırmızı gül içeren tebrik çiçeği gönderdi. AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, gönderiye ilişkin açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57. kuruluş yıl dönümü nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye üzerinde Türk bayrağı motifi bulunan özel bir çiçek aranjmanı gönderdi. Aranjmanda 57’nci yıla atfen 57 kırmızı gül yer aldığı belirtildi.

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, çiçek gönderimine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem MHP’nin 57’nci yılını tebrik ettiğini hem de Cumhur İttifakı vurgusunu tekrar ettiğini aktardı. İnan paylaşımında birlik ve kardeşlik mesajlarına dikkat çekti.
Siyasi kulislerde bu tür jestlerin ittifak ilişkilerini pekiştirmeye yönelik sembolik adımlar olarak okunduğu, resmi tebriklerin hem mesaj hem de protokol boyutu taşıdığı değerlendiriliyor.
Politika
ABD — İran hattında diplomasi devreye girdi: “Görüşme Cuma günü Umman’da”
ABD — İran hattında diplomasi devreye girdi: “Görüşme Cuma günü Umman’da”
05 Şubat 2026, 00:30

ABD ile İran arasında uzun süredir belirsizlik içinde kalan nükleer müzakerelerin Cuma günü Umman’ın başkenti Muscat’ta yapılacağına dair haberler doğrulandı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile Beyaz Saray’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un beklendiği görüşme, bölgesel aktörlerin araya girmesiyle yeniden gündeme geldi
ABD ve İran arasındaki nükleer görüşmelerin bu Cuma Muscat’ta (Umman) yapılacağı, hem İran hem de ABD kaynakları tarafından doğrulandı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin yaptığı açıklamaya göre görüşme Cuma sabahı planlanıyor; Beyaz Saray cephesinden de toplantının Umman’da gerçekleşeceği teyit edildi.
Nasıl gelişti? Türkiye’den Umman’a değişen plan
Daha önce görüşmelerin Türkiye’de—gözlemci olarak bölge ülkelerinin de katılımıyla—yapılacağı belirtilmişti. Ancak Tahran’ın talebiyle yer değişikliği önerildi ve görüşmenin kapsamının yalnızca nükleer meseleyle sınırlı tutulması istendi. Bölgede artan gerilim ve diplomatik baskılar, son anda planlarda revizyona yol açtı.
Araya giren aktörler: Arap liderlerin baskısı
Axios’un aktardığına göre, bazı Arap liderlerin yoğun diplomatik girişimleri Beyaz Saray’ı görüşmeleri tamamen iptal etmeme yönünde ikna etti; bunun sonucu olarak toplantı Umman’da dar çerçevede devam edecek. Bölgesel endişelerin etkisi üst düzeyde.
Görüşmenin gündemi — sadece nükleer mi?
İran’ın talebi görüşmelerin yalnızca nükleer programa odaklanması yönündeyken, Washington tarafı bölgesel güvenlik, füze programı, vekâlet güçler ve insan hakları gibi daha geniş konuları gündeme taşımayı istiyor. Bu zıt beklentiler, müzakerelerin başından itibaren alttan alta gerilim taşıyabileceğine işaret ediyor.
Bölgesel riskler ve olası senaryolar
-
Başarılı müzakere: Dar kapsamlı, teknik adımlar üzerinden ilerleyen bir anlaşma sağlanabilir; bu, tansiyonu bir süre düşürebilir.
-
Tıkanma: Gündem farklılıkları görüşmeleri çıkmaza sokarsa, bölge yeniden gerilim dozunu artırabilir; askeri olaylar ve deniz güvenliği riskleri yükselir.
Yerel ve uluslararası tepkiler
-
İran yönetimi görüşmeyi diplomasi yönünde bir adım olarak sundu.
-
ABD yönetimi ise “şartlı” müzakere yaklaşımını koruyor; yetkililer somut ilerleme olmazsa daha sert seçeneklerin masada tutulacağını belirtiyor.
ABD ile İran arasında zaman zaman yapılan dolaylı ve doğrudan görüşmeler, son yıllarda bölgesel gerilimler, nükleer faaliyetler ve deniz güvenliği olayları nedeniyle sık sık sekteye uğradı. Umman, tarih boyunca Washington ile Tahran arasında arabuluculuk ve ev sahipliği yapma rolü üstlenmiş bir merkez oldu; Muscat’ın seçilmesi bu geleneğin devamı olarak değerlendiriliyor.
Politika
Türkiye ile Mısır arasında sağlık alanında iş birliği anlaşması imzalandı
Türkiye ile Mısır arasında sağlık alanında iş birliği anlaşması imzalandı
FatihDoganMedya — Haber | 04.02.2026 — 21:03 ·

ANKARA / KAHİRE — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyareti kapsamında, iki ülke sağlık bakanlıkları arasında kapsamlı bir iş birliği mutabakatı imzalandı. Türkiye Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Mısır Sağlık ve Nüfus Bakanı Khaled Abdel Ghaffar tarafından imzalanan protokol, ilaç ve tıbbi cihaz düzenlemelerinden iyi uygulama standartlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. İmza törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi de katıldı.
Anlaşmanın kapsamı ve amaçları
Sağlık Bakanlığı açıklamasına göre mutabakat metni, tarafların birbirlerinin düzenleyici çerçevelerini, gerekliliklerini ve süreçlerini daha iyi anlamasına katkı sağlamak üzere hazırlandı. Metinde özellikle aşağıdaki başlıklarda iş birliği öne çıkıyor:
-
İyi Laboratuvar Uygulamaları (GLP), İyi Klinik Uygulamaları (GCP), İyi Üretim Uygulamaları (GMP) ve İyi Farmakovijilans Uygulamaları (GPvP) alanlarında karşılıklı bilgi paylaşımı.
-
Bilimsel ve uygulamalı konferanslar, sempozyumlar, seminerler ve forumlar düzenlenmesi; kapasite geliştirme programları hayata geçirilmesi.
-
İleri düzey düzenleyici koordinasyon ve uluslararası platformlarda ortak hareket edilebilmesi için mekanizmaların oluşturulması.
Bu maddeler, iki ülkenin ilaç, tıbbi cihaz ve farmakovijilans alanlarında uyum ve yetkinlik artırımı hedeflediğini gösteriyor; amaç, hem hasta güvenliğini güçlendirmek hem de bölgesel sağlık iş birliğini ilerletmek.
Ziyaret bağlamı — birden fazla anlaşma
Erdoğan-Sisi görüşmeleri çerçevesinde sağlık dışındaki alanlarda da bir dizi anlaşma imzalandı; yerel kaynaklar iki ülke arasında bu törenlerde birden fazla mutabakatın (haberlerde 7 anlaşma olarak geçen) imzalandığını bildiriyor. Bu, Ankara-Kahire hattında ekonomik, tarım ve veterinerlik gibi farklı alanlarda da iş birliğinin adım adım genişlediğini gösteriyor.
Neden önemli? (Kısa analiz)
-
Standardizasyon ve güvenlik: GLP/GCP/GMP/GPvP gibi standartlarda ortak çalışmalar, ilaç ve cihaz tedarik zincirinin kalitesini ve hasta güvenliğini artırır.
-
Bölgesel sağlık kapasitesi: Mısır’daki “Capital Medical City” gibi projelerle bağlantılı iş birlikleri, bölgede ileri tedavi ve eğitim merkezleri kurma hedefleriyle örtüşüyor. Bu bağlamda Türk sağlık sektörü deneyiminin aktarılması iki ülkeye karşılıklı fayda sağlayabilir.
-
Diplomasi ve ekonomi: Sağlık diplomasisi, siyasi yakınlaşmanın yumuşak gücünü güçlendirirken, farmasötik üretim ve medikal yatırım alanlarında yeni ortaklıklara kapı açabilir.
-
Gündem6 gün önceKomşusunu 6 Parçaya Bölüp Dere Yatağına Attı
-
Gündem3 gün önceEmekli polis dehşet saçtı: Eşini ve MHP Karapürçek İlçe Başkanı’nı öldürdü
-
Gündem1 gün önceMuğla’da gece kiraladıkları teknede kalan Bahar Taş ölü bulundu
-
Gündem7 gün önceBolu’da akran zorbalığı kamerada: “Önce para istediler, sonra parka götürüp dövdüler”
-
Gündem6 gün önceİzmir’de tarımsal kalkınma kooperatiflerine operasyon: 13 gözaltı
-
Gündem2 gün önceSel sularına kapılan otomobilden kaçan şüpheli aranıyor
-
Gündem1 hafta önceEşinin kaldırım taşıyla darbettiği Nazlı: “Çıkarsa yarım bıraktığı işi tamamlar”
-
Gündem1 hafta önceSenegalli öğrencileri taşıyan minibüs alt yola uçtu: 17 yaralı
