Gündem
İRAN KÜRT MİLİSLERİNDEN ABD’YE: “OPERASYON İÇİN DESTEK VERİN” TALEBİ
İRAN KÜRT MİLİSLERİNDEN ABD’YE: “OPERASYON İÇİN DESTEK VERİN” TALEBİ
Tarih: 06 Mart 2026
Saat: 18:30
Kaynak : Reuters
İranlı Kürt milis gruplarının, ülkenin batısında İran güvenlik güçlerine yönelik saldırı düzenlenmesi ihtimaline karşı ABD’li yetkililerle görüşmeler yaptığı ortaya çıktı. İran ordusunu zayıflatmayı hedefleyen gruplar, olası bir operasyon için eğitim alıyor ve Washington’dan silah desteği istiyor.
Fatih Doğan Medya – Reuters’ın kapsamlı İran krizi haritalandırmasına göre, İranlı Kürt milis grupları, ABD’li yetkililerle kritik temaslarda bulundu. Görüşmelerin ana gündem maddesi, İran’ın batı bölgelerinde konuşlu güvenlik güçlerine karşı ortak bir operasyon düzenlenmesi ihtimali. İran-Irak sınır hattında konuşlanmış olan bu gruplar, ABD ve İsrail’in İran içindeki hedeflere yönelik saldırılarıyla eş zamanlı olarak İran ordusunu zayıflatmak amacıyla eğitim faaliyetlerini yoğunlaştırdı..
KÜRT GRUPLARDAN SİLAH TALEBİ
Habere göre, Kürt fraksiyonları Washington’dan silah temini konusunda destek istedi. Bu talebin, olası bir CIA (Merkezi İstihbarat Ajansı) desteğini de içerdiği belirtiliyor. Ancak ABD yönetiminin bu konuda henüz nihai bir karar vermediği ve konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçındığı ifade ediliyor. Uzmanlar, sınır ötesi bir harekatın ABD’nin önemli ölçüde desteğini gerektireceğine dikkat çekerken, grupların savaş alanı deneyimlerinin farklılık gösterdiğini vurguluyor.
KÜRT NÜFUSU VE STRATEJİK KONUM
Paris Kürt Enstitüsü’nün tahminlerine göre, İran nüfusunun yaklaşık yüzde 17’sini Kürtler oluşturuyor. Bu da milyonluk bir nüfusa tekabül ediyor. Tahminen 30 ila 40 milyonluk Kürt nüfusu, İran, Suriye, Irak ve Türkiye’nin bazı bölgelerine yayılmış durumda. Bu dört ülkede de Kürt siyasi hareketleri, nesillerdir özerklik mücadelesi veriyor.
İran’daki Kürt grupların konuşlandığı bölge, özellikle Irak sınırı boyunca uzanan dağlık alanları kapsıyor. Stratejik konumları, İran’ın batı sınırlarında baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu bölgelerden yapılacak olası bir operasyonun, İran güçlerini iki ateş arasında bırakabileceği görüşünde.
BÖLGESEL DİNAMİKLER VE GÜVENLİK ENDİŞELERİ
Gelişme, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarının ardından geldi. Saldırılarda İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait tesislerin yanı sıra Natanz’daki nükleer tesislere yönelik vuruşlar da gerçekleşmişti. Bu durum, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatını durma noktasına getirirken, bölgesel havayolu trafiğini de felç etti.
Körfez ülkeleri, İran’ın altı ABD müttefiki ülkedeki sivil hedefleri vurmasıyla, Tahran’la yeniden başlayan diyaloğun kırılganlığını gördü. Uzmanlar, çatışmalar dursa bile Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninin uzun süre sarsılabileceğini belirtiyor.
ABD KAMUOYU OPERASYONA SICAK BAKMIYOR
Reuters’ın yaptığı ankete göre, ABD kamuoyunun yalnızca yüzde 27’si Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırılarını onaylıyor. Yüzde 43’lük kesim operasyonu onaylamazken, yüzde 29 ise kararsız olduğunu belirtti. Anket ayrıca Amerikalıların yüzde 56’sının Trump’ın ABD çıkarlarını ilerletmek için askeri güç kullanmaya fazla istekli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.
İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİ VE STRATEJİK DERİNLİK
İran, uzun yıllardır bölgesel güç projeksiyonunu sürdürebilmek için geniş bir balistik füze programına ve insansız hava aracı (İHA) teknolojilerine yatırım yapıyor. Ülkenin batısında konuşlanmış güvenlik güçleri, özellikle Irak sınırındaki geçiş güzergahlarını kontrol altında tutarak hem iç güvenliği sağlamak hem de bölgesel müttefiklerine lojistik destek akışını sürdürmek açısından kilit öneme sahip. Uzmanlar, bu bölgedeki olası bir zayıflamanın, İran’ın Suriye ve Lübnan’daki Hizbullah gibi gruplara uzanan tedarik hatlarını da tehlikeye atabileceğini belirtiyor.
Bölgedeki son gelişmeler, Kürt grupların olası bir operasyonu ile İran’ın batı savunmasındaki açıkların araştırıldığına işaret ediyor. Ancak uzmanlar, böyle bir operasyonun İran’ın ağır topçu birlikleri ve Devrim Muhafızları’nın deneyimli unsurları karşısında, ciddi hava desteği ve istihbarat olmadan başarı şansının sınırlı olacağını vurguluyor.