Gündem

İran ‘ın “nükleer şartı kabul etti” iddiası

Yayımlandı

üzerinde

İran ‘ın “nükleer şartı kabul etti” iddiası

Yayın: 28 Şubat 2026, 04:00

Son saatlerde bazı medya kuruluşlarında veya kaynaklarda yayılan “İran nükleer şartını kabul etti” iddiası, müzakerelerde kaydedilen ilerlemeyi yanlış/abartılı şekilde yansıtıyor. Tahran’ın bazı taviz teklifleri ve müzakere zemini oluşturma niyeti rapor edilmiş olsa da, görüşmelerin kilit sorunları —özellikle zenginleştirme düzeyi ve stokların akıbeti— henüz resmi ve bağlayıcı bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Aşağıda iddianın kaynağı, mevcut doğrulanmış bilgiler, uluslararası aktörlerin açıklamaları ve olası senaryolar ayrıntılı olarak yer almaktadır.

İddianın kaynağı ne diyor?

NTV ve diğer bazı yerel mecralarda yer alan haberlere göre, müzakerelere yakın bazı kaynaklar Tahran’daki siyasi karargâhın “anlaşma taslağını onayladığı” yönünde bilgi paylaştı. Ancak bu tür ifadeler genellikle “kaynaklara dayanan iddia” niteliğinde; yani resmi bir metin veya tüm tarafların imzasıyla desteklenmiş değil. Özetle: bir taslak veya uzlaşma ihtimali haberi var, fakat “şartların kabulü” şeklinde kesinleşmiş, kamuoyuna açık bir belge bulunmuyor.

Müzakerelerde hangi ana başlıklar tartışılıyor?

  • Zenginleştirme seviyesi ve sahadaki faaliyetlerin sınırlandırılması: Washington ve müttefikleri, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ve gelişmiş santrifüj kapasitesine ilişkin katı taleplerde bulunuyor; Tahran ise “içinde zenginleştirme hakkını koruyacak” bir çözüm peşinde.

  • İzleme/denetim mekanizmaları: Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile izleme rejiminin güçlendirilmesi talebi gündemde. Ancak IAEA raporları, şu an itibarıyla bazı bölgelerde izleme/erişim kesintileri yaşandığını ve bütün faaliyetlerin doğrulanmasının zor olduğunu bildiriyor.

  • Yaptırımların kaldırılması: Tahran, ekonomik rahatlama ve yaptırımların aşamalı kaldırılmasını talep ediyor; Washington ise adımları güvenlik garantileriyle ilişkilendirmek istiyor.

İran hangi tavizleri sundu? (doğrulanmış raporlar)

Bazı raporlara göre Tahran, teknik düzeyde aşağıdaki önerileri masaya koydu veya değerlendirdiğini belirtti: yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun bir kısmının yurt dışına çıkarılması, stokların seyreltilmesi (dilution) veya uluslararası bir konsorsiyumda depolanması; ayrıca zenginleştirme faaliyetinin “sembolik” veya sınırlı seviyede bırakılması gibi mekanizmalar konuşuldu. Bu tekliflerin gerçekliği ve kapsamı konusunda taraflar arasında farklı yorumlar var; dolayısıyla “kabul edildi” demek için hâlâ somut bir imza veya ortak bildiri gerek.

Uluslararası aktörlerin açıklamaları

  • IAEA raporlarına göre, bazı tesislere erişim sınırlı ve ajans şu an tüm envanteri bağımsız şekilde doğrulayamıyor; bu durum güven arttırıcı önlemler ve denetime dair talepleri daha da öne çıkarıyor.

  • ABD tarafında yetkililer, İran’ın bazı teknik önerilerini tartışmaya açık bulsa da “sıfır zenginleştirme” talepleri ve yaptırımların adımlar halinde kaldırılması konularında kırmızı çizgiler olduğunu yineliyor.

Neden “kabul edildi” demek doğru değil?

  1. Kaynak türü: Yayınlanan ifadelerin büyük bölümü “kaynaklara dayanan iddia” veya “yetkili kaynak” şeklinde; resmi, imzalı bir metin ya da ortak açıklama yok.

  2. Teknik doğrulama eksikliği: IAEA’nın raporları, stoklar ve zenginleştirme hakkında bağımsız doğrulamanın sınırlı olduğunu gösteriyor; bu nedenle mutabakat iddiaları ajans verileriyle örtüşmüyor.

  3. ABD–İran arası temel anlaşmazlık sürüyor: Zenginleştirme hakları, stokların akıbeti ve yaptırımların eşzamanlı kaldırılması gibi konularda taraflar arasında hâlâ temel farklılıklar bulunuyor.

  4. Olası sonuçlar — hangi senaryolar gerçekçi?

  • Gevşek teknik uzlaşı + takip görüşmeleri: Taraflar belli teknik tavizler üzerinde anlaşır, ancak metin bağlayıcı olmaz; ekspertiz oturumları ve IAEA teyidi gerektirir. (En muhtemel kısa vadeli senaryo.)

  • Geçici anlaşma (trust-building): Kademeli adımlarla zenginleştirme sınırlandırılır, paralel olarak yaptırımların bazı bölümleri hafifletilir — sıkı izleme şartıyla.

  • Müzakerelerin çökmesi: Eğer güven arttırıcı adımlar ve denetim mekanizmaları yeterince kuvvetli olmazsa, görüşmelerin çıkmaza girmesi ve bölgesel gerilimde artış mümkün.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Exit mobile version