Gündem
DOĞU LONDRA’DA İMAMIN “CİN” KILIFLI ÇOCUK İSTİSMARINA ÖMÜR BOYU HAPİS

DOĞU LONDRA’DA İMAMIN “CİN” KILIFLI ÇOCUK İSTİSMARINA ÖMÜR BOYU HAPİS
FatihDoğanMedya | 16 Mayıs 2026, Cumartesi | 01:50

İngiltere’nin başkenti Londra’da yaşayan ve bir caminin imamı olan 54 yaşındaki Abdul Halim Khan, 11 yıl boyunca 7 kadın ve kız çocuğuna “cin çıkarma” ve “kara büyü” bahaneleriyle sistematik olarak tecavüz etti. Mahkeme, “şeytanın vücut bulmuş hali” olarak nitelendirilen eski din adamına ömür boyu hapis cezası verdi.
LONDRA – Doğu Londra’nın Tower Hamlets bölgesinde görev yapan eski imam Abdul Halim Khan, mahkemenin “Müslüman inancını kasıtlı olarak çarpıttı” ifadeleriyle tanımladığı cinsel istismar suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Snaresbrook Kraliyet Mahkemesi’nde (Snaresbrook Crown Court) karara bağlanan davada Yargıç Leslie Cuthbert, 54 yaşındaki eski imamı “seri tecavüzcü ve çocuk istismarcısı” olarak niteledi.
11 YIL BOYUNCA ‘CİN’ VE ‘KARA BÜYÜ’ İLE SUSTURDU
Mahkemeye sunulan delillere göre Khan, 2004-2015 yılları arasında Bangladeş kökenli Müslüman topluluktan 7 mağdura yönelik sistematik cinsel saldırılarda bulundu. Savcılık, din adamının mağdurlarına önce “içlerindeki kötü ruhları temizlemesi gerektiğine” inandırdığını, ardından da kendisinin “cin tarafından ele geçirildiğini” iddia ederek tecavüz ettiğini ortaya koydu.
Khan ayrıca, mağdurlarından birine yumurtalık kanseri olduğunu ve bunu yalnızca kendisinin tedavi edebileceğini söyleyerek aracına bindirip tenha bir alanda tecavüz etti. Konuşmaları halinde kendilerine veya ailelerine “kara büyü” yoluyla zarar verileceği tehdidinde bulunarak mağdurlarını yıllarca susturmayı başardı.
EN KÜÇÜK MAĞDUR OLAYLARI OKULDA ANLATTI
Metropolitan Polisi’nin soruşturması, Şubat 2018’de en küçük mağdurun okulundaki bir öğretmene yaşadıklarını anlatmasıyla başladı. Soruşturma sürecinde 50’den fazla tanığın ifadesine başvuruldu, 10 cep telefonu incelendi. Khan, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek mağdurların “intikam amaçlı bir komplo” kurduğunu öne sürdü.
YARGIÇTAN TARİHİ SÖZLER: “DOKUNULMAZ OLDUĞUNUZU SANDINIZ”
Yargıç Leslie Cuthbert, karar duruşmasında Khan’a hitaben yaptığı konuşmada şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“Önemli bir güç ve otorite konumuna sahiptiniz ve bu konumu sistematik şekilde kendi aşağılık cinsel arzularınız için kullandınız. Dokunulmaz olduğunuzu sandınız; mağdurların şikayet etmesi halinde kendilerine değil size inanılacağına güvendiniz.”
Yargıç ayrıca, Khan’ın “Müslüman inancını kasıtlı olarak çarpıttığını” belirterek, “Kamuoyunda saygın ve dindar bir görüntü çiziyordunuz ancak gerçek yüzünüz bambaşkaydı. Bu suçlar, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik sınır tanımayan bir tecavüz ve istismar kampanyasıdır” dedi.
MAĞDURLARIN YÜREK BURKAN İFADELERİ
Mahkeme salonunda ifade veren mağdurlardan biri, çocuk yaşta maruz kaldığı istismarı gözyaşları içinde anlattı:
“Benim için Khan bir insan değil, kötülüğün vücut bulmuş hali.”
Bir başka mağdur ise verdiği yazılı ifadede, “Kendimi korkmuş, kafası karışmış ve güçsüz hissettim. Otorite konumunu beni sindirmek için kullandı, inancımı ve savunmasızlığımı istismar etti” dedi. Mağdurlardan biri, yaşadığı travma nedeniyle intihara teşebbüs ettiğini de mahkemede itiraf etti.
21 AYRI SUÇTAN MAHKUM OLDU
13 Şubat 2026’da görülen karar duruşmasında Abdul Halim Khan, 7 mağdura yönelik toplam 21 cinsel suçtan mahkum edildi. Bunlar arasında:
· 9 kez tecavüz
· 5 kez 13 yaş altı çocuğa tecavüz
· 4 kez cinsel saldırı
· 2 kez 13 yaş altı çocuğa cinsel saldırı
· 1 kez penetrasyon yoluyla saldırı
14 Mayıs 2026’da yapılan ceza duruşmasında Khan, ömür boyu hapis ve en az 20 yıl koşulsuz yatma cezasına çarptırıldı.
SAVCILIKTAN EMSAL MESAJ
Crown Prosecution Service (CPS) adına açıklama yapan Başsavcı Melissa Garner, karar sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Abdul Halim Khan, güvenilen bir dini lider olarak konumunu, kadın ve kız çocuklarını kendi cinsel tatmini için yıllarca manipüle etmek ve kontrol etmek amacıyla kötüye kullandı. Mağdurlarının derin inançlarını istismar ederek onları korkuttu ve susturdu; konuşmaları halinde ailelerinin risk altında olacağına inandırdı.”
POLİSTEN MAĞDURLARA ÖVGÜ
Soruşturmayı yürüten Dedektif Başmüfettiş Jennie Ronan ise kararın ardından yaptığı açıklamada, mağdurların cesaretine vurgu yaptı:
“Abdul Khan kendisini güvenilir, saygın bir insan olarak tanıttı. Ancak bu gerçeklerden çok uzaktı; zayıf insanları avladı ve çıkarları için kullandı. Bugün, Khan’ı ihbar ederek olağanüstü cesaret gösteren ve yargılama boyunca büyük güç sergileyen mağdurlara odaklanmak istiyorum.”
Bir mağdur ise adaletin tecelli etmesinin ardından yaptığı açıklamada şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“Sekiz uzun yılın ardından adaletin yerini bulması beni rahatlattı. Ancak travma öylece yok olmuyor; izler kalıyor ve iyileşme ömür boyu süren bir yolculuk.”
BAZI ÇEVRELERDEN HALEN DESTEK ALIYOR
Mahkeme sürecinde dikkat çeken bir ayrıntı ise, tüm mahkumiyetine rağmen Khan’ın ailesi ve toplumun bazı kesimlerinden hakkında destek mektupları gönderilmesi oldu. Yargıç Cuthbert bu duruma atıfta bulunarak, “Toplumun bazı üyelerinin sizi hâlâ yüksek itibarda görmeye devam ettiğini biliyorum. Bu nedenle, sizinle yalnız kalmaya ikna edilebilecek kız çocukları ve kadınlar için ciddi bir tehlike oluşturmaya devam ediyorsunuz” uyarısında bulundu.
BİLGİ KUTUSU: ABDUL HALİM KHAN DAVASI
Konu Detay
Sanık Abdul Halim Khan, 54 yaşında (d. 26 Ocak 1972)
Adresi Old Ford Road, Tower Hamlets, Doğu Londra
Suç Tarihleri 2004 – 2015
Mağdur Sayısı 7 kadın ve kız çocuğu
En Küçük Mağdur 12 yaşında
Mahkum Olduğu Suç Sayısı 21 cinsel suç
Ceza Ömür boyu hapis (en az 20 yıl koşulsuz)
Mahkeme Snaresbrook Kraliyet Mahkemesi, Londra
Soruşturma Başlangıcı Şubat 2018
İNGİLTERE’DE ÇOCUK İSTİSMARI VE DİNİ MAKAMLARIN SORUMLULUĞU
Bu dava, İngiltere’de son yıllarda sayıları artan “inanç temelli çocuk istismarı” (faith-based child abuse) vakalarının en çarpıcı örneklerinden biri oldu. CPS’in davada bir “kültür uzmanı” (cultural expert) görevlendirerek jüri üyelerine cin, kara büyü ve manevi inançlar hakkında bağlam sunması, bu tür davaların karmaşıklığını gözler önüne seriyor.
NSPCC (Ulusal Çocukları Zulümden Koruma Derneği) sözcüsü, kararın ardından yaptığı açıklamada, “Khan’ın güvenilen bir dini lider olarak konumunu, korku ve manipülasyon kullanarak kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel suçlar işlemek için kötüye kullanması son derece rahatsız edicidir” ifadelerini kullandı.
Gündem
500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı

500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı
Haberin Yayın Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11:54
Okuma Süresi: 4 dakika
DHA

İstanbul’da 23 haftalıkken yalnızca 500 gram ağırlığında dünyaya gelen Doruk bebek, yoğun bakımda geçen 5 aylık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Minik bebek, doğumunun ardından 470 grama kadar düşen kilosunu 2 kilo 900 grama çıkarmayı başardı.

Gece Gelen Sancıyla Başlayan Zorlu Süreç
İstanbul’da yaşayan 34 yaşındaki sağlık çalışanı Burcu Yıldız’ın hamileliği, 23. haftasında beklenmedik bir şekilde sona erdi. Bir gece şiddetli ağrı şikayetiyle İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’e başvuran anne adayı, bebeğinin doğum kanalına girdiğini öğrendi. Yenidoğan Uzmanı Prof. Dr. Nihat Demir ve ekibi tarafından acil olarak doğuma alınan Burcu Yıldız, o anları şöyle anlattı:
“Hamileliğim gayet normal şekilde ilerlerken detaylı ultrasona gideceğimiz günün öncesinde sancım oldu. Ama ben bunu doğum sancısı olarak görmedim, normal bir ağrı sandım. Meğerse çok şiddetli bir ağrıymış; ama herhalde ağrı eşiğimin yüksekliğinden dolayı az hissetmişim. Ertesi gün ultrasona gittiğimde bebeğin kanalda olduğunu öğrendik.”

Doğumdan Sonra 3 Ay Entübe Kaldı
Doruk adı verilen bebek, doğumun hemen ardından entübe edilerek yenidoğan yoğun bakım ünitesine alındı. Yaklaşık 500 gram olan minik bebek, fizyolojik kilo kaybıyla 470 grama kadar düştü. Tam 3 ay boyunca mekanik ventilasyona bağlı kalan Doruk’a akciğer gelişimi için surfaktan tedavisi uygulandı, beslenmesi ise damar yoluyla sağlandı.

Anne Burcu Yıldız, o zorlu günlerde umutlarını kaybettiklerini itiraf etti:
“Doğduktan sonra biz onun yaşama ihtimalinin çok düşük olduğunu bildiğimiz için ilk 3 ay geleceğe dair hiçbir umut beslemedik. Oğlum Doruk’u entübe süreci bittikten 3 ay sonra kucağımıza aldık. O an çok mutluydum, çok güzel geçti.”
23 Haftalık Bebeklerde Yaşam Şansı Yüzde 45
Doruk’un doğumu, tıp dünyasında kritik bir eşik olan 23. haftada gerçekleşti. Prof. Dr. Nihat Demir, bu gebelik haftasındaki bebeklerin yaşam şansına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“28 haftanın altında doğan bebeklerde doğum haftası küçüldükçe hayatta kalma şansları azalıyor. 23 haftalık bebeklerde genellikle yaşam şansı yüzde 45 civarında. Yani yaklaşık yüzde 45’i hayata tutunabiliyor.”

Normal Doğum Beyin Kanaması Riskini Artırdı
Doruk’un doğumunun normal yolla gerçekleşmesi, beyin kanaması riskini önemli ölçüde artırdı. Prof. Dr. Demir, bu konudaki endişelerini şöyle dile getirdi:
“23 haftalık bebeklerde en çok korktuğumuz durumlardan biri beyin kanamasıdır. Doruk normal doğumla doğduğu için beyin kanaması riski çok yüksekti. Normalde sezaryen doğumla dünyaya gelmesini teşvik ederiz ki bu risk minimalize olsun.”
Neyse ki Doruk’ta gelişen beyin kanaması evre 1 ve evre 2 düzeyinde hafif kaldı. Prof. Dr. Demir, “Doruk, beyin kanaması konusunda hiç etkilenmemiş gibi görünüyor. Bu minimal düzeyde kalması bizi şaşırtan ve sevindiren bir durum” dedi.
5 Ayda 2 Kilo 900 Grama Ulaştı
Zorlu yoğun bakım sürecinin ardından Doruk’un gelişimi hız kazandı. 4. ayda 2 kilo 400 grama, 5. ayda ise 2 kilo 900 grama ulaşan minik bebeğin oksijen ihtiyacı da tamamen ortadan kalktı. Sağlık ekibinin takibinin ardından taburcu edilen Doruk, ailesine kavuştu.
2 Yaşına Kadar Multidisipliner Takip Sürecek
Doruk’un taburculuk sonrası takibi de titizlikle sürdürülecek. Prof. Dr. Demir, önümüzdeki süreci şöyle anlattı:
“Doruk’u yaklaşık 2 yaşına kadar akranlarıyla karşılaştırmayacağız. Sadece kendi içinde, düzeltilmiş yaş dediğimiz bir tabloyla takip edeceğiz. Göz, fiziksel, nörolojik ve kardiyolojik gelişimleri multidisipliner bir şekilde izlenecek.”
Doruk’tan Herkese Umut Olan Hikâye
Minik Doruk’un hayata tutunma mücadelesi, prematüre bebek aileleri için büyük bir umut kaynağı oldu. Anne Burcu Yıldız, yaşadıkları duyguları şu sözlerle özetledi:
“En büyük destekçim tabii ki eşim ve ailem oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Doruk’la çok sağlıklı bir şekilde, onun sağlığının elverdiği sürece her şeyi beraber yapmak istiyoruz.”
Prof. Dr. Nihat Demir ise Doruk’un tedavi sürecinde yaşadıkları duyguları paylaşarak, “Doruk, doruklara hep bakarak yükseldi. Hep bize pozitif enerji verdi” dedi.
Gündem
Derin Dondurucudaki Vahşet: Hüseyin Okumuşoğlu Dosyası Yeniden Açıldı, 16 Şüpheli Gözaltında

Derin Dondurucudaki Vahşet: Hüseyin Okumuşoğlu Dosyası Yeniden Açıldı, 16 Şüpheli Gözaltında
Tarih: 14 Ağustos 2026
Saat: 11:37
Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Kırıkkale’de 2025 yılının Mayıs ayında bir evin derin dondurucusunda parçalanmış halde bulunan Hüseyin Okumuşoğlu’na ait ceset, aradan geçen sürenin ardından adalet teşkilatının kararlılığıyla yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 16 şüpheli sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.

16 Mayıs 2025: Korkunç Manzara
Korkunç olay, 16 Mayıs 2025 günü ortaya çıkmıştı. Kırıkkale’de evi bulunan ev sahibi C.Ç., kiracısı M.V.’den kira ücretini alamayınca kiracısını aradı. Telefona çıkan M.V.’nin kızı, annesinin 3 Mayıs’ta vefat ettiğini söyledi. Bunun üzerine il dışından Kırıkkale’ye gelen ev sahibi, çilingir yardımıyla dairenin kapısını açtırdı. İçeri girdiğinde karşılaştığı manzara ise dehşet vericiydi: Buzdolabı ve derin dondurucuda parçalanmış bir ceset bulunmuştu.

2014’ten Beri Kayıp
Ekiplerin yaptığı incelemede, bir erkek cesedinin parçalanarak çöp poşetleri içinde dolaplara yerleştirildiği belirlendi. Evde satır ele geçirildi. Kırıkkale Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından cesedin kimliği netleşti: 2014 yılında kayıp ilanı verilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hüseyin Okumuşoğlu’na aitti.

Faili Meçhul Masası Devreye Girdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyanın yeniden açılarak soruşturmanın derinleştirildiğini açıkladı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, soruşturmada 98 kişinin ifadesine başvuruldu. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi.

Eş Zamanlı Operasyon: 16 Gözaltı
Teknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli belirlendi. Olay tarihinden yaklaşık 12 yıl sonra, bugün sabah saatlerinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi tarafından çok sayıda polisin katılımıyla Kırıkkale, Ankara ve Aydın’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 16 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın tüm yönleriyle ve en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmek suretiyle büyük bir titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü belirtildi.
Bakan Gürlek’ten Kararlılık Mesajı
Bakan Gürlek, soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada kararlılık mesajı verdi: “Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”
Gündem
Giresun’da Sel Felaketi: Dayı ve Yeğen Sulara Kapıldı, 2 Kişi Kayıp

Giresun’da Sel Felaketi: Dayı ve Yeğen Sulara Kapıldı, 2 Kişi Kayıp
Haberin Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11.22
Okuma Süresi: 3 Dakika
İHA

Giresun’un Keşap ilçesinde dün etkili olan şiddetli sağanak ve sel felaketi hayatı felç etti. Karabulduk beldesinde araçlarıyla seyir halindeyken derenin taşması sonucu sel sularına kapılan dayı ile yeğeninden haber alınamıyor. AFAD, AKUT ve İHH ekipleri, bölgede geniş çaplı arama çalışması başlattı.
Karadeniz’in kaderiyle yüzleştiği o anlardan biri daha yaşandı Giresun’da. Dün öğle saatlerinden itibaren etkisini gösteren gök gürültülü sağanak, kenti adeta teslim aldı. Yağışların en şiddetli vurduğu noktalardan biri ise Keşap ilçesine bağlı Karabulduk beldesi oldu. Derelerin coşmasıyla birlikte yollar göle dönerken, Keşap-Karabulduk beldesi yolunda seyir halindeki bir araç, sel sularına kapıldı.
Edinilen bilgilere göre; araçta bulunan Ahmet Yılmaz (50), Mehmet Akkaya (45) ve Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16) isimli üç kişi, dere yatağının aniden taşması sonucu suların ortasında kaldı. Ahmet Yılmaz, kendi imkanlarıyla araçtan çıkarak canını kurtarırken, bilgisayar öğretmeni olduğu öğrenilen Mehmet Akkaya ile yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu sulara kapılarak gözden kayboldu.
Olayın hemen ardından bölgeye sevk edilen AFAD, AKUT ve İHH ekipleri, iş makineleri eşliğinde Karadere köyü mevkiinde arama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekiplerin yoğun çabasına rağmen, sel sularına kapılan araç hurda yığınına dönerken, iki kişiye ulaşılamadı.
Valilikten Son Durum Açıklaması
Giresun Valiliği, yaşanan felaketin ardından kapsamlı bir açıklama yayımladı. Valilik açıklamasında, dün öğle saatlerinden sonra başlayan sağanakların il genelinde 13 ilçede etkili olduğu ve toplamda 162 ihbar alındığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, Keşap-Karabulduk il yolunda sel nedeniyle oluşan tahribatın giderilmesi için yol açma çalışmalarının sürdüğü, trafik akışının ise kontrollü olarak sağlandığı ifade edildi.
Yetkililer, bölgede 783 personel ve 332 araç ile çalışmaların devam ettiğini vurgularken, Tirebolu ve Espiye ilçelerinde iki köyde enerji kesintisi yaşandığını da aktardı. AFAD Başkanlığı’ndan su üstü arama ve dalgıç ekipleri talep edilirken, çalışmaların güvenli şekilde sürdürülebilmesi için tüm imkanların seferber edildiği kaydedildi.
Seller Sadece Keşap’la Sınırlı Kalmadı
Giresun genelinde etkili olan şiddetli yağışlar, yalnızca Keşap ilçesinde değil; Espiye, Yağlıdere ve merkeze bağlı Duroğlu beldesinde de yaşamı olumsuz etkiledi. Derelerin taşmasıyla birlikte su seviyesi tehlikeli boyutlara ulaşırken, birçok yerleşim yerinde su baskınları meydana geldi. Yağışların sabaha karşı durmasıyla birlikte sular çekilirken, hasar tespit çalışmaları da başlatıldı. Vatandaşlar, maddi hasarın yanı sıra kayıp yakınlarının haberini bekliyor.
Giresun Sel Felaketi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Giresun’da selde kaç kişi kayıp?
Keşap ilçesinin Karabulduk beldesinde meydana gelen sel felaketinde 2 kişi kayıptır.
2. Kayıp kişiler kimlerdir?
Kayıp kişiler, bilgisayar öğretmeni Mehmet Akkaya (45) ve yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16)’dur.
3. Arama çalışmaları devam ediyor mu?
Evet, AFAD, AKUT ve İHH ekipleri iş makineleri eşliğinde bölgede arama çalışmalarını sürdürmektedir.
Gündem5 gün önceBursa’da Kan Donduran Cinayet: Önce Eniştesini Sokakta, Sonra Eşini Evinde Vurdu
Spor6 gün önceGalatasaray UltraAslan Lideri Adliyeye Sevk Edildi
Gündem5 gün önceİzmir’de Korkunç Olay: Anne, Lösemi Tedavisi Gören Zihinsel Engelli Oğlunu Vurup İntihar Etti
Spor5 gün önceUltraslan Lideri Sebahattin Şirin ve Oğlunun MASAK Raporu Ortaya Çıktı: 51 Milyon TL’lik Para Trafiği
Gündem6 gün önceKefen Gönderdiği Eski Eşine 8 Bıçak Darbesiyle Saldırdı: Şüpheliden “Pişmanım” İtirafı
Gündem5 gün önceÇorum FK’nın Yıldızı Atakan Akkaynak ve Ailesine Feci Kaza
Son Dakika4 gün önceYalova’da eğitim uçağı düştü
Magazin1 hafta önceAslı Bekiroğlu’nun Sağlık Mücadelesinde Yeni Perde: 9’uncu Ameliyat Kapıda















