Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

“Banyoda Boğazından Bıçaklanarak Öldürüldü: Trans Birey Nida Nazlıer Cinayeti ve Ardındaki Gerçekler”

Yayımlandı

üzerinde

Açıklama

Antalya Muratpaşa’da 31 Temmuz 2025’te banyoda yüzü ve boğazı kesilerek öldürülen trans birey Nida Nazlıer’in dosyasında yabancı uyruklu zanlı Arif Ömer El Hüseyin itirafçı oldu. Olayın perde arkası, şüphelilerin ifadeleri ve Türkiye’de trans cinayetlerine karşı hukuki süreç bu makalede.

Giriş

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde 31 Temmuz 2025 akşamı korkunç bir olay yaşandı. Zerdalilik Mahallesi’ndeki bir apartmanda, 45 yaşındaki trans birey Nida Nazlıer’in banyoda yüzü ve boğazından bıçaklanarak öldürülmüş cesedi bulundu. Olay, hem yerel hem de ulusal basının gündemine oturdu; trans bireylere yönelik nefret suçları tartışmaları yeniden alevlendi.


Olayın Detayları

  • Tarih ve Yer: 31 Temmuz 2025, Muratpaşa/Zerdalilik Mahallesi, Cebesoy Caddesi’nde 4 katlı bir apartmanın birinci katı.

  • Kurgu: Gazeteye yansıyan bilgilere göre, Nazlıer’i öldüren bıçak, apartman girişi yakınındaki bir saksı içinde bulundu.

  • Bulgular: Olay yerindeki kamera kayıtları, dışarı çıkan şüphelinin kısa sürede tespit edilmesini sağladı. Polis, Kepez’de yakaladığı yabancı uyruklu zanlıyı parmak izi incelemesiyle teşhis etti.


Zanlının İtirafları ve İfade Süreci

Yabancı uyruklu 28 yaşındaki Arif Ömer El Hüseyin’in ifadesine göre, Nazlıer’le ücret karşılığı ilişkiye girdiler. Görüşme sırasında trans birey olduğunu fark eden zanlı ile Nazlıer arasında sözlü tartışma çıktı. Nazlıer’in aynaya doğru ittiği şüpheli, “boğuşma sırasında bıçak elime geldi, olayın bu şekilde geliştiğini” öne sürdü.

“Görüşme sırasında trans olduğunu fark ettim, çıkan tartışmada yansıyan benliğimle yüzleşemeyince boğuşma yaşandı. Tamamen meşru müdafaa kastım yoktu fakat elimdeki bıçakla…”


Diğer Şüpheliler ve Adli Süreç

  • Olay evinde bulunan ev arkadaşı H.İ. (23) ve Nazlıer’in en son görüştüğü H.H. (39), emniyette ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

  • Yalnızca Arif Ömer El Hüseyin, mahkemeye sevk edilerek tutuklandı ve cezaevine gönderildi.


Türkiye’de Trans Cinayetleri ve Hukuki Durum

  1. Resmî İstatistikler: Türkiye’de son beş yılda bildirilen trans nefret suçları artış eğiliminde.

  2. Hukuki Boşluklar: “Nefret suçları” tanımının Ceza Yasası’nda yer almaması, trans cinayetlerine yönelik cezaların caydırıcılığını zayıflatıyor.

  3. Sivil Toplumun Çağrısı: LGBTİ+ örgütleri, “Acil eylem planı” talebiyle Meclis’i yasayı acilen güncellemeye çağırıyor.


Sonuç ve Çağrı

Nida Nazlıer cinayeti, yalnızca bir failin cezasıyla kapanmayacak kadar derin yaralar içeriyor. Trans bireylerin toplum içindeki görünürlüğü ve haklarının korunması için:

  • Yasal Düzenlemeler hızla tamamlanmalı, nefret suçları tanımına eklenmeli.

  • Toplumsal Farkındalık kampanyaları yaygınlaştırılmalı.

  • Güvenlik Önlemleri LGBTİ+ dostu mekan ve mahallelerde artırılmalı.

Bu trajik olay, daha adil bir hukuk ve daha kapsayıcı bir toplum için hepimize görev düştüğünü gösteriyor.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayımlandı

üzerinde

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayın Tarihi: 08.08.2026,  12: 30
Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika

DHA 

Adıyaman’da 34 yıl boyunca çocuk hasreti çeken, evini satarak tüp bebek tedavisi gören ve ikiz kızlarına kavuşan Abuzer ile Zeynep Doğan çiftinin hikâyesi, bu kez Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın devreye girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, ailenin yeni yaşamında yalnız olmadığını duyurdu.

34 yıl süren çocuk özlemi

Adıyaman’da yaşayan Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59), 40 yıl önce dünya evine girdi. Evliliklerinin ilk yıllarında iki kez hamile kalan Zeynep Doğan, maalesef çocuklarını anne karnında kaybetti. Anne baba olma hayaliyle Adıyaman, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta defalarca tedavi gören çift, 34 yıl boyunca pes etmedi.

Reklam

Tüp bebek tedavisi kararı alan Doğan çifti, bu uğurda oturdukları evi satarak tüm imkânlarını seferber etti. 6 yıl önce dünyaya gelen ikiz kızlarına Tekbir Gül ve Havva Gül adını verdiler. 71 yaşında baba olmanın mutluluğunu yaşayan Abuzer Doğan, hayatının değişimini şu sözlerle anlatmıştı:

“Eskiden işten eve geldiğimde kahveye gider, gece geç saatlere kadar vakit geçirirdim. Şimdi ise işten çıkar çıkmaz eve geliyor, çocuklarımla ilgileniyorum.

Miniklerin Anıtkabir hayali gerçek oldu

Doktor ve polis olmak isteyen ikiz kızlar, öğretmenlerine Anıtkabir’i ziyaret etmek istediklerini söyledi. Ailenin maddi imkânlarının yetersiz olduğunu gören öğretmenleri, “Sevgi Varsa Engel Yok Derneği” Başkanı Zeynep Bulut ile iletişime geçti. Derneğin desteğiyle Ankara’ya giden Doğan ailesi, Anıtkabir’de Ata’nın huzuruna çıktı.

Bu anların sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte ailenin hikâyesi kısa sürede Türkiye gündemine oturdu. Yüzlerindeki tebessüm ve yaşadıkları sevinç, binlerce kişiye umut oldu.

Reklam

Bakanlık devreye girdi: Aile danışmanlığı başlatıldı

Sosyal medyada büyük ilgi gören Doğan ailesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ailenin yeni hayatında yanlarında olacaklarını duyurdu.

Bakan Göktaş, Adıyaman İl Müdürlüğü koordinasyonunda aile danışmanlığı sürecinin başlatıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yeni taşınacağı yuvalarında çocuklarımızın tüm temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli planlamaları yaptık. Eğitimlerinden sosyal ihtiyaçlarına kadar her aşamayı ekiplerimizle yakından takip edeceğiz. Çünkü bizim için mesele yalnızca bir ihtiyacı karşılamak değil, bir ailenin güçlenmesine, çocuklarımızın güvenle büyümesine ve geleceğe umutla bakmasına eşlik etmek.”

Bakan ayrıca, ailenin ve “güzel evlatlarının” yüzündeki tebessümün herkese umut olduğunu vurguladı.

Reklam

Devletin şefkat eli uzandı

Bakanlık yetkilileri, Doğan ailesi için yalnızca maddi destek değil, psikososyal bir yaklaşımla hareket edileceğinin altını çizdi. Aile danışmanlığı süreci kapsamında çiftin yeni rollerine uyum sağlaması, çocukların eğitim ve sosyal gelişim süreçleri başta olmak üzere her aşama uzman ekiplerce takip edilecek.

Bakan Göktaş’ın mesajındaki şu cümle, devletin konuya yaklaşımını özetliyor nitelikte:

“Devletimizin şefkat eli ailemizin üzerinde. Biz de güzel kızlarımızın yanında olmaya, yüzlerindeki gülümsemeyi çoğaltmaya devam edeceğiz.”

Sosyal medyada büyük yankı

Doğan ailesinin hikâyesi, tüp bebek tedavisi gören ailelere umut olurken, devletin aileye sahip çıkması sosyal medyada geniş yankı buldu. Binlerce kullanıcı, Bakan Göktaş’ın paylaşımını beğeni ve yorum yağmuruna tuttu. Özellikle “34 yıl sonra gelen mutluluk” etiketiyle paylaşılan videolar milyonlarca kez izlendi.

Reklam

Özetle

· Kim: Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59) çifti ile ikiz kızları Tekbir Gül ve Havva Gül.
· Ne oldu? 34 yıllık çocuk hasretinin ardından tüp bebek yöntemiyle ikiz çocuk sahibi olan aile, Anıtkabir ziyaretiyle gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aile için aile danışmanlığı süreci başlattı.
· Nerede? Adıyaman.
· Ne zaman? Açıklama 08.08.2026 tarihinde yapıldı.
· Nasıl? Bakanlık, yeni yuvalarında çocukların temel ihtiyaçlarından eğitimlerine kadar her alanda destek sağlayacak.

Okumaya Devam Et

Gündem

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Yayımlandı

üzerinde

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Tarih: 08.08.2026
Saat: 11:57
Okuma Süresi: 3 Dakika

DHA 

Bir Yıllık Belirsizlik: Evindar Tiğrak’ın Kaybı

Batman’da 7 Haziran 2025 tarihinden bu yana haber alınamayan 31 yaşındaki Evindar Tiğrak için başlatılan soruşturmada çarpıcı gelişmeler yaşandı. Uzun süredir titizlikle yürütülen çalışmalar, kayıp kadının bir cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimalini güçlendirirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın aydınlatılması için güvenlik güçleri, Tiğrak’ın cesedine ulaşmak amacıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmalarını sürdürüyor.

Kayıp Başvurusu ve Soruşturmanın Seyri

Evindar Tiğrak’tan haber alamayan yakınları, 12 Kasım 2025 tarihinde Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak kayıp ihbarında bulundu. Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, olayın aydınlatılması için geniş çaplı bir inceleme başlatıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın devreye girmesiyle dosya yeniden ele alındı ve derinlemesine bir analiz süreci başlatıldı.

Reklam

Deliller Zinciri: HTS, PTS ve Biyolojik Bulgular

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller, dosyanın seyrini değiştiren en önemli unsur oldu. Ekipler, şüphelilerin HTS (Hücresel Haberleşme Sistemi) ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarını, kriminal inceleme bulgularını ve tanık beyanlarını bir araya getirerek olayın perdesini aralamaya çalıştı.

Yapılan incelemelerde, Evindar Tiğrak’ın kaybolmadan hemen önce şüphelilerden biriyle yoğun telefon trafiği ve mesajlaşma yaşadığı tespit edildi. Dikkat çeken bir diğer detay ise, şüphelinin kullandığı 21 AC 935 plakalı aracın, olay günü bagaj kapağı açık bir şekilde ve tek başına seyir halinde olduğunun kayıtlara geçmesi oldu. Araç üzerinde yapılan kriminal incelemede ise bagaj ve ön yolcu koltuğunda biyolojik bulgulara rastlandı. Bu bulgular arasında üç farklı erkeğe ait kan örneği ve bir kadına ait kan örneğinin bulunması, işin vahametini gözler önüne serdi.

Tanık İfadeleri ve Şüpheli Hareketler

Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan tanıklar, olayın ardından aracın detaylı bir şekilde temizlendiğini, koltuk döşemelerinin söküldüğünü ve içindeki eşyaların yerlerinin değiştirildiğini anlattı. Bir oto yıkama işletmecisinin ifadesinde ise araç içerisinde yoğun bir kötü koku olduğu ve arka koltuklarda kan izleri görüldüğü belirtildi. Tüm bu deliller doğrultusunda kimlikleri tespit edilen N.Y. (41) ve Y.D. (26), düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.

“Tasarlayarak Kasten Öldürme” Tutuklaması

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen N.Y. ve Y.D., çıkarıldıkları mahkeme tarafından ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bir başka çarpıcı bilgi ise, Evindar Tiğrak’ın daha önce N.Y. hakkında şikayetçi olduğu oldu.

Reklam

Aile Umutla Bekliyor, Arama Çalışmaları Sürüyor

Tutuklamaların ardından gözler, Evindar Tiğrak’ın cesedine ulaşılması için yürütülen çalışmalara çevrildi. Güvenlik güçleri, belirlenen bölgelerde arama faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Yaklaşık bir yıldır kızlarından haber alamayan aile ise, yetkililerden gelecek olumlu haberi umutla bekliyor. Olayla ilgili soruşturma, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak devam ettiriliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Yayımlandı

üzerinde

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Tarih: 8 Ağustos 2026
Saat: 10:30
Okuma Süresi: 3 dakika

DHA 

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe köyü açıklarında, geçen yıl haziran ayında suya batırılan M62 T model muharebe tankı, kısa sürede dalış tutkunlarının vazgeçilmez rotalarından biri haline geldi. Sadece 10 metre derinlikteki bu eşsiz batık, Türkiye’nin en sığ noktaya batırılan tankı olma özelliğiyle dikkat çekiyor.

Dalış Turizmine Yapay Resif Desteği

Edirne Valiliği, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ESTAB) işbirliğinde hayata geçirilen Yapay Resif Projesi kapsamında batırılan tank, bölgede su altı sporlarına ilgi duyan turistleri çekmeyi ve yapay resif oluşumunu desteklemeyi amaçlıyor. Projenin meyveleri kısa sürede alınmaya başlandı; yerli ve yabancı dalgıçların akınına uğrayan batık, Saros Körfezi’ni dalış turizminin yeni gözdesi haline getirdi.

Reklam

“Deneme Dalışı İçin Nadir Noktalardan Biri”

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) yetkilisi ve 3 yıldız dalış eğitmen eğiticisi Ahmet Yumurtacı, tank batığına olan ilginin her geçen gün arttığını belirtti. Yumurtacı, özellikle İstanbul’dan günübirlik gelen dalgıçların tanka deneme dalışı yapabildiğini vurgulayarak, “Dünyada bunun çok fazla örneği yok. Dolayısıyla tank batığı, suyun altında sadece deneme dalışı için dalabileceğiniz nadir noktalardan bir tanesi haline geldi” dedi.

Tankın sığ bir bölgede bulunmasının ilgiyi artırdığını ifade eden Yumurtacı, “Suyun altında tank görmek, yüzeyde görmekten çok daha farklı. Geçen yıldan bu yana binlerce defa tank batığına dalış yapıldı. Sadece tankı görmek için gelen misafirlerimiz oluyor” diye konuştu.

Saros’un Eşsiz Doğası Dalgıçları Büyülüyor

İstanbul’dan ilk kez Saros Körfezi’ne dalış yapmaya gelen dalış öğrencisi İrem Yıldız, deneyimini şu sözlerle paylaştı: “Dalış yapmak kişisel tercihinize ve merakınıza dayalı. Ben suyu çok sevdiğim ve suyun altını çok merak ettiğim için geldim. Dalış yapmanın zevki bambaşka. Aşağının dünyası sizi etkiliyor.”

Yıldız, Saros Körfezi’nin kendini temizleyen nadir körfezlerden biri olmasının da bölgeyi özel kıldığını belirterek, “Aşağıda göreceğiniz canlı çeşitliliği çok fazla. Eğer meraklıysanız mutlaka gelin, görün, deneyin. Asla pişman kalmayacaksınız” çağrısında bulundu.

Reklam

Bölge Ekonomisine Can Suyu

Saros Körfezi’nde dalış turizmine yapılan yatırımlar, özellikle İstanbul’dan büyük talep görüyor. Tank batığının popülerleşmesiyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçi sayısındaki artış, Gökçetepe köyü ve çevresindeki işletmelere de canlılık kazandırıyor. Dalış sezonunun yoğun geçtiğini ifade eden yetkililer, önümüzdeki dönemde tank batığına olan ilginin daha da artmasını bekliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar