Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Son Dakika

Bakan Tunç’tan “700 hükümlü tahliye edildi” iddiasına açıklama

Yayımlandı

üzerinde

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “terör örgütü üyesi 700 kişinin tahliye edileceği” iddiasına ilişkin, “200 kişinin tahliye edildiği, 700 kişinin tahliye edileceği şeklinde birtakım afaki rakamlar veriliyor. Bunlar doğru değil. Anayasa Mahkememizin kararı çerçevesi içerisinde suç ve ceza dengesi ve ceza adaleti bakımından gerçekleştirilen bir husus söz konusu.” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tunç, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 

700 HÜKÜMLÜ TAHLİYE EDİLDİ İDDİASI

Anayasa Mahkemesinin (AYM) iptal kararı üzerine PKK üyesi 700 kişinin tahliye edileceğine yönelik iddiaların sorulması üzerine Tunç, Türk Ceza Kanunu’nun 220’nci ve 314’üncü maddelerinde “örgüt üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işleyen kişilerin” hem işledikleri suçlardan hem de örgüt üyeliğinden cezalandırılmalarıyla ilgili hükmün bulunduğunu söyledi.

Bu hükmün AYM tarafından iptal edildiğini anımsatan Tunç, iptal kararıyla ilgili Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenleme yapılmadığını belirtti. Özellikle toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanlarla ilgili yürütülen adli süreçlerde problemlerle karşılaşıldığına işaret eden Tunç, şöyle devam etti:

“Bir kişi yasa dışı bir gösteri yürüyüşüne katıldığında 2911 sayılı Kanun’a göre bir ceza alıyordu. Ama o yasa dışı gösteriyi düzenleyen örgüt hangi örgüt ise o örgütün üyesi gibi ayrıca bir cezalandırma söz konusuydu. Burada Anayasa Mahkemesi, bir fiilden dolayı her iki suç bakımından ayrı ayrı cezalandırmayı suç ve ceza dengesi bakımından ağır bulduğu gerekçesiyle bir iptal kararı vermişti. Bu iptal kararı doğrultusunda Meclisimizde yeni bir düzenleme yapılmayınca bu şahısların işledikleri suçlardan ceza alacağı ama örgüt üyesi olmadıkları için örgüt üyesi gibi cezalandırılamayacağı gibi bir sonuç ortaya çıktı. Burada basına intikal eden rakamlar da doğru değil. Burada 200 kişinin tahliye edildiği, 700 kişinin tahliye edileceği şeklinde bir takım afaki rakamlar veriliyor. Bunlar doğru değil. Anayasa Mahkememizin kararı çerçevesi içerisinde suç ve ceza dengesi ve ceza adaleti bakımından gerçekleştirilen bir husus söz konusu. Burada işte ‘200 kişinin, 700 kişinin PKK üyesi olduğu için tahliye edildiği’ gibi bir haber, bu şekilde yansıtılması bir takım yanlış anlamalara sebebiyet veriyor.”

TERÖRSÜZ TÜRKİYE 

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmeleri sorulan Tunç, sürecin Türkiye için hayati öneme sahip bir konu olduğunu söyledi.

Tunç, PKK’nın kendini feshetmesi ve silahları yakmasının önemli olduğuna dikkati çekerek, “Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili süreç takip ediliyor. Devletimizin ilgili kurumları tam bir koordinasyon içerisinde bu süreç takip ediliyor. TBMM’de de bu konuda bir komisyon kurulması çalışmaları da başladı ve gerekli görüşmeler, partiler arası diyaloglar da devam ediyor. Bu süreç içerisinde hepimizin temennisi çocuklarımızın, milletimizin geleceğe güvenle bakması ve terörden arınmış, huzurlu bir Türkiye’ye kavuşmak” dedi.

“Şehit ailelerini incitecek, milleti rahatsız edecek hiçbir adımın atılmadığını” söyleyen Tunç, sürecin şeffaf yürütüldüğünü aktardı.

DEM Parti ile Adalet Bakanlığında görüşmeler gerçekleştirdiklerini anımsatan Tunç, dile getirilen hususları değerlendirdiklerini ifade etti.

Bakan Tunç, “Özellikle yargı uygulamaları, idare ve gözlem kurullarının kararlarıyla ilgili birtakım talepler gelmişti. Özellikle uygulamadan kaynaklanan problemler varsa bunların da süreç içerisinde giderilmesiyle ilgili çalışmalar sürüyor. Hasta hükümlü ve tutuklularla ilgili talepler oldu. Bunlarla ilgili yapılabilecekler zaten mevzuatımız çerçevesinde yapılabiliyor ve bu noktadaki süreci hep beraber takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

MURAT ÇALIK’IN DURUMU

İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez’in “Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’a İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen raporun Adli Tıp Kurumu tarafından tahrif edildiği” iddiası sorulan Tunç, “Adli Tıp Kurumunun bu şekilde bir tahrifat yapması kesinlikle söz konusu değil. Böyle bir konuşma külliyen yalan. Bazı kişiler maalesef ‘yalancılık hastalığına tutulmuş’ diyebiliriz. Bunun tıptaki karşılığını da onlar biliyor” cevabını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Çalık’ın tedavisinin İzmir Şehir Hastanesinde sürdüğünü belirten Tunç, şunları kaydetti:

“Serbest bırakılmasıyla ilgili talepler çerçevesinde de özellikle Adli Tıp Kurumuna şehir hastanesinin raporları intikal ettirildi. Kendisi de Adli Tıp tarafından muayene edildi. Tüm hastane belgeleri, hastane raporları değerlendirilerek Adli Tıp birtakım tetkiklerin yapılmasına karar verdi ve bu tetkiklerle ilgili olarak da şu anda İzmir Şehir Hastanesinde yatışı devam ediyor. Bu tetkik ve tedavilerin ardından Adli Tıp yeniden bir rapor düzenleyecek ve bu rapor çerçevesi içerisinde Adli Tıp’ın kararı doğrultusunda da yargı makamları gerekli kararları vereceklerdir.”

MİNGUZZİ CİNAYETİ: YENİ BİR YARGI PAKETİ ARZ EDECEĞİZ

Bakan Tunç, Mattia Ahmet Minguzzi cinayetiyle ilgili soruşturmada gelinen son aşamanın sorulması üzerine, olay ilişkin yaşları 18’den küçük 4 şüphelinin İstanbul Anadolu Adliyesi 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasının devam ettiğini belirtti.

Minguzzi ailesinin tehdit edilmesi ve mezarların tahrip edilmesiyle ilgili olanlar hakkında da yargı mercilerince hüküm verildiğini ve çeşitli sürelerde hapis cezası aldıklarını anımsatan Tunç, Minguzzi ailesinin ceza adaleti sistemine ilişkin birtakım önerilerinin olduğunu dile getirdi.

Ceza adaleti sistemine ilişkin caydırıcılık konusunda düzenlemeler yapıldığına işaret eden Tunç, şöyle devam etti:

“Bu önerilerle İstanbul Milletvekilimiz Tuğba Turgut Hanımefendi de yakından ilgilendi. Onlarla beraber de bir çalışmamız oldu. Burada özellikle çocuk yaşta, gerek suç mağduru olabilir, gerekse suça sürüklenen çocuk olabilir, bu noktada çocukların ceza adaleti sistemi bakımından hem caydırıcılık bakımından hem de suç mağduru çocukların özellikle suça maruz kaldıklarında, bu maruz bırakanların etkin bir soruşturmaya tabi tutulması bakımından soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamasında yapılabileceklerle ilgili değerlendirmelerimiz oldu. Ceza Kanunumuza göre 12 yaşın altında ceza sorumluluğu yok. 12-15 yaş arası adli tıp raporuyla beraber sorumluluk oluyor ve cezada indirim söz konusu oluyor. 15-18 yaş arası yine rapor ve cezada belli bir indirim var. Bunların hepsi tabii ki yeniden değerlendirilebilecek konular.”

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ: HAK ETTİKLERİ CEZAYA ÇARPTIRILACAKLAR

Bakan Tunç, üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin soru üzerine, kadına şiddetin kırmızı çizgileri olduğunu, daha önce bu konuda yasal düzenlemeler yapıldığını vurguladı.

Tokyaz cinayetine ilişkin soruşturmaya dair bilgi veren Tunç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Tabii soruşturmaların etkin bir şekilde yapılması önemli. Ayşe Tokyaz cinayetiyle ilgili olarak 7 kişi, şu anda tutuklu, bir kişi firari. Kasten öldürme suçundan tutuklandılar. Orada soruşturma devam ediyor ve etkin bir şekilde devam edecek. Bu cinayetin sorumluları yargımız tarafından hak ettikleri cezaya çarptırılacaklar. Tabii öncesinde Diyarbakır’da işlenen bir cinayetle ilgili de bu şahıs şüpheliydi ve onunla ilgili de dava süreci devam ediyor. Orada da bir tutuklama kararı verilmiş durumda. Hem Diyarbakır soruşturması, hem İstanbul’daki olay sonrası soruşturma, Diyarbakır’daki davaya dönüştü, iddianame düzenlendi. Orada dava devam ediyor. İstanbul’daki de yakın zamanda soruşturma tamamlandığında dava sürecini hep beraber takip edeceğiz arkadaşlar.”

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Dakika

Adana’da 40 Can Alan Firari Müteahhit Abdullah Aybaba Pattaya’da Kıskıvrak Yakalandı

Yayımlandı

üzerinde

Adana’da 40 Can Alan Firari Müteahhit Abdullah Aybaba Pattaya’da Kıskıvrak Yakalandı

Yayın Tarihi 23 Nisan 2026
Saat 22:30

Adana’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 40 kişiye mezar olan Sami Bey Apartmanı’nın firari müteahhidi Abdullah Aybaba, yıllar süren kaçak yaşamının ardından Tayland’ın Pattaya kentinde Interpol’ün düzenlediği operasyonla gözaltına alındı.

FATİH DOĞAN / FATİHDOĞANMEDYA – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin Adana’daki en ağır yıkım hikâyelerinden biri olan Sami Bey Apartmanı’nın müteahhidi Abdullah Aybaba, hakkındaki kırmızı bülten kararına rağmen kayıplara karışmıştı. 76 yaşındaki Aybaba, polisin 3 yılı aşkın süredir devam eden titiz takibi sonucu 23 Nisan 2026 tarihinde Tayland’ın turizm merkezi Pattaya’da kaldığı otel odasında yakalandı.

 Kırmızı Bültenle Aranıyordu

Abdullah Aybaba, depremin hemen ardından yurt dışına kaçmıştı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, binanın yapımında standartlara aykırı malzemeler kullandığı ve kolon kesme iddialarıyla gündeme gelen müteahhit hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Aybaba’nın adı, bu süreçte Interpol tarafından uluslararası seviyede arananlar listesine (kırmızı bülten) eklenmişti.

 Pattaya’da Operasyon Anı

Tayland Göçmenlik Bürosu yetkililerinden alınan bilgilere göre, Aybaba’nın bir süredir Pattaya’da ikamet ettiği ve turistik vizeyle ülkede bulunduğu tespit edildi. İhbar üzerine harekete geçen Tayland polisi, 76 yaşındaki firariyi Chon Buri eyaletine bağlı Pattaya’da kaldığı adrese düzenlenen baskınla yakaladı. Aybaba’nın vizesinin iptal edildiği ve Türkiye’ye iadesi için hukuki sürecin başlatıldığı bildirildi.

 Nasıl Bir Yıkım Yaşanmıştı?

Adana’nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan ve depreme dayanıklı olduğu iddia edilen 16 katlı Sami Bey Apartmanı, 7.7 büyüklüğündeki ilk sarsıntıda adeta kâğıt gibi katlanarak yerle bir oldu. Bu yıkımda 40 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı. Apartmanda 12 yakınını yitiren Seda Fidancan, o günleri şu sözlerle anlatmıştı: “Binanın raylı sistem ve depreme dayanıklı olduğunu söyleyince satın aldık. Bina ilk sarsıntıda yıkıldı.”

Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte yalnızca Abdullah Aybaba değil, kızı Eda Aybaba Çelik ve dönemin belediye görevlileri de “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan yargılanıyor. Kızı Eda Aybaba Çelik’in ise hâlen firari olduğu ve İngiltere’de yaşadığı biliniyor.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

SON DAKİKA | MSB: Ağır Nakliye Helikopterimiz Kaza Kırıma Uğradı! “Personelimizde Herhangi Bir Olumsuz Durum Yoktur”

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | MSB: Ağır Nakliye Helikopterimiz Kaza Kırıma Uğradı! “Personelimizde Herhangi Bir Olumsuz Durum Yoktur”

21 Nisan 2026, 23:45

Milli Savunma Bakanlığı, Ankara Temelli’de eğitim uçuşu yapan CH-47 Chinook tipi ağır nakliye helikopterinin kaza kırıma uğradığını duyurdu. Yapılan açıklamada personelin durumunun iyi olduğu bildirildi.

ANKARA – Milli Savunma Bakanlığı (MSB), başkent Ankara’nın Temelli bölgesinde Kara Havacılık Komutanlığı’na ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopteri’nin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı vurgulandı.

MSB’den Peş Peşe Açıklama

MSB’nin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir.”

Açıklamada, olayın hemen ardından bölgeye intikal eden teknik ekiplerin incelemelerine başladığı, kazanın kesin nedeninin yapılacak detaylı araştırmalar sonucunda kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.

Olay Yerinde Güvenlik Önlemleri Artırıldı

Edinilen bilgilere göre, kaza kırımın meydana geldiği Ankara’nın Temelli bölgesinde geniş çaplı güvenlik önlemleri alındı. Kaza Kırım Timi’nin olay yerinde incelemelerini sürdürdüğü, helikopter enkazı üzerinde teknik personelin çalışmalarına devam ettiği öğrenildi. İlk belirlemelere göre, kazanın iniş esnasında meydana geldiği ve helikopterin sert iniş yaptığı bildiriliyor.

CH-47 Chinook: TSK’nın “Uçan Kalesi”

Kaza kırıma uğrayan CH-47 Chinook, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki en önemli ağır nakliye helikopterlerinden biri olarak biliniyor. “Uçan Kale” olarak da adlandırılan bu helikopterler, 10 tonun üzerinde yük taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.

Boeing firması tarafından üretilen CH-47F Chinook’lar, tam teçhizatlı 33 ila 55 asker taşıyabiliyor. Saatte 302 kilometre hıza ulaşabilen helikopterler, kendi yakıt depolarıyla 2 saat 15 dakika havada kalabiliyor. TSK envanterinde 2016 yılından itibaren yer alan Chinook’lar, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın ağır nakliye ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılıyor.

Helikopterler, askeri birliklerin yanı sıra topçu ünitesi, mühimmat ve zırhlı araçların taşınmasında da kritik rol üstleniyor. Gerektiğinde mobil ileri mühimmat veya yakıt ikmal noktası olarak da hizmet verebilen Chinook’lar, her türlü hava koşulunda görev yapabilme kabiliyetiyle öne çıkıyor.

Gözler Soruşturmada

Kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için başlatılan idari ve teknik soruşturmanın önümüzdeki günlerde tamamlanması bekleniyor. Uzmanlar, kaza kırım olaylarında teknik arıza, pilotaj hatası ve çevresel faktörler başta olmak üzere çok yönlü bir inceleme yapılacağını belirtiyor.

MSB yetkilileri, gelişmelerle ilgili kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini duyurdu.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

SON DAKİKA | MEB: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur Görevden Alındı! Yerine Turan Akpınar Atandı

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | MEB: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur Görevden Alındı! Yerine Turan Akpınar Atandı

Tarih: 19 Nisan 2026, Pazar | Saat: 19:45

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen ve 1’i öğretmen 9 kişinin hayatını kaybettiği menfur silahlı saldırının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) harekete geçti. Bakanlık, yürütülen idari soruşturma kapsamında Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’u görevden aldı. Boşalan koltuğa ise Bakan Başdanışmanı ve eski Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın atandığı öğrenildi.

MEB’den Resmi Açıklama Geldi

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesine bağlı Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırıya ilişkin sürecin Bakanlık tarafından yakından takip edildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Olayın tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı başmüfettişlerince yürütülen inceleme ve soruşturma, çok yönlü olarak devam etmektedir. Menfur olayı müteakiben başlatılan idari süreçler kapsamında soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini teminen Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevden alınmıştır.”

Bakanlık, konunun tüm yönleriyle titizlik ve hassasiyetle ele alındığını vurgulayarak, sürece yönelik gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını da duyurdu.

Ne Olmuştu?

Olay, 15 Nisan 2026 Çarşamba günü Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’nde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana geldi. 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli (14), emniyet müdürü olan babası Uğur Mersinli’ye ait 5 silah ve 7 şarjörü alarak eğitim gördüğü okula geldi. Sınıflara tek tek giren saldırgan, 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere toplam 9 kişiyi katletti.

Saldırının ardından saldırganın babası Uğur Mersinli gözaltına alınarak tutuklandı. Kent genelinde eğitim-öğretime 2 gün ara verilirken, Ayser Çalık Ortaokulu’nda eğitim faaliyetleri durduruldu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakan yardımcıları ve genel müdürlerin katılımıyla acil bir toplantı gerçekleştirdi.

Görevden Almanın Perde Arkası: Skandal Yazışmalar Ortaya Çıktı

MEB’in resmi açıklamasında görevden alma gerekçesi “soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi” olarak gösterilse de, perde arkasında çok daha farklı gelişmeler yaşandığı ortaya çıktı.

Halk TV’nin ulaştığı özel bilgilere göre; görevden alınan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’un, kadın öğretmenlere yönelik skandal yazışmalar gerçekleştirdiği belirlendi. Söz konusu yazışmalarda Baydur’un, görüşme talebini “Uygun olmaz” diyerek reddeden bir kadın eğitimciye ısrarlı bir şekilde taciz mesajları gönderdiği görüldü. Bu gelişme, görevden alma kararının arkasında yalnızca okul saldırısı soruşturmasının değil, aynı zamanda etik ihlallerin de bulunduğu yorumlarına neden oldu.

Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar Oldu

Erhan Baydur’un görevden alınmasının ardından boşalan Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğuna kimin oturacağı merak konusuydu. MEB kulislerinden sızan bilgilere göre, Bakan Yusuf Tekin’in talimatıyla bu kritik göreve Turan Akpınar atandı.

Turan Akpınar kimdir?

Aslen Kastamonu Devrekanili olan Turan Akpınar, eğitim hayatına Gazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi’nde aldığı eğitimlerle başladı. Meslek yaşamına 1990 yılında Bingöl’de sınıf öğretmeni olarak adım atan Akpınar; İstanbul Beykoz’da okul müdürlüğü ve şube müdürlüğü, ardından Zonguldak Ereğli, Sivas, Adana ve Ankara gibi stratejik illerde İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptı. 14 Ağustos 2018 tarihinden itibaren Ankara İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan Akpınar, son olarak Bakan Başdanışmanlığı görevini yürütüyordu. Eğitim bürokrasisinin en deneyimli isimlerinden biri olarak gösterilen Akpınar’ın, Kahramanmaraş’taki yaraları sarmak için hızla göreve başlaması bekleniyor.

FatihDoğanMedya Değerlendirmesi

Kahramanmaraş’ta yaşanan bu vahim olay, eğitim sistemimizin güvenlik açıklarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın hızlı bir refleksle idari soruşturma başlatması ve İl Milli Eğitim Müdürü’nü görevden alması, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi adına önemli bir adımdır. Ancak Baydur hakkında ortaya çıkan skandal yazışmalar, atama süreçlerinde liyakat ve etik değerlerin ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın deneyimli bir bürokrat olması, kentteki eğitim camiası için umut vericidir. Önümüzdeki günlerde Bakanlık müfettişlerinin hazırlayacağı rapor, hem okul güvenliği hem de idari sorumluluklar açısından belirleyici olacaktır. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar