Teknoloji
Apple merakla beklenen iOS 26’yı açıkladı: Aramalara yapay zeka cevap verecek

Apple ve iOS ekosisteminin meraklıları için beklenen gün geldi. Apple’ın yıllık geliştirici konferansı WWDC 2025, 9 Haziran’da Türkiye saatiyle 20:00’de başladı.
Şirket, 2023’teki etkinlikte sanal gerçeklik gözlükleri VisionPro’yu ve 2022’de M2 serisi MacBook’ları duyurduğu için bu yılki etkinliğe yönelik beklentiler de büyüktü.
Ancak Apple 13 Haziran’a kadar sürecek etkinlikte bu yıl iddialı cihaz ve donanımlardan ziyade yazılım alanına odaklanıyor.
Apple söz konusu konferansta yapay zeka alanındaki yeni gelişmelere de yer veriliyor, ancak Siri de dahil olmak üzere büyük yapay zeka adımlarının erteleneceği belirtildi. Bu da şirketin daha temkinli bir WWDC süreci geçireceğini düşündürdü.
Öte yandan merakla beklenen yeni işletim sistemi iOS 26’nın aramalardan mesajlaşmalara ve emojilere kadar bir dizi dikkat çekici yenilik getirdiği görülüyor.
İşte Apple’ın yeni duyuruları:
iOS YAZILIMLARININ ADI DEĞİŞİYOR
Apple’ın tüm yazılımlarının adını değiştireceği ve sürüm numaralarını kaldıracağı söyleniyordu. Beklenen resmen gerçekleşti.
CNBC’ye göre Apple Yazılım Mühendisliği Kıdemli Başkan Yardımcısı Craig Federighi, WWDC’de yaptığı açıklamada, bu yazılım güncellemelerinin müşterilere sunulacağı yılı temsil etmesi için “iOS 26” ismini duyurdu.
Şirketin en son halka açık olarak yayınlanan iOS sürümü iOS 18.5’tu ve iOS 19 bekleniyordu. Son açıklamayla birlikte şirket iOS 18’den sonra iOS 19’u atlayıp doğrudan “iOS 26” adını kullanmaya başlıyor.
Benzer şekilde şirketin diğer donanımlarının işletim sistemlerinin adı da şu şekilde güncelleniyor: EatchOS 26, tvOS 26, macOS 26, visionOS 26 ve iPadOS 26.
SPAM ARAMALARDA YENİ DÖNEM
Etkinlikte öncelikle, son dönemde giderek yaygınlaşan spam aramalara ve mesajlara yönelik dikkat çekici yeni özellikler duyuruldu.
Buna göre Apple, sesli mesaj tabanlı sistemini geliştirerek Çağrı Tarama özelliğini getiriyor. LifeHacker’ın aktarımına göre bu yapay zekalı özellik şu şekilde işleyecek: Bilinmeyen bir numaradan arama aldığınızda, iPhone’unuz arka planda aramayı yanıtlayacak ve arayanın ne söylediğini duyacak.
Eğer gerçekten yararlı bir şeyse ve spam değilse, iPhone’unuz çalacak ve arayanın ne söylediğinin bir dökümünü göreceksiniz. Ardından, dilerseniz aramayı yanıtlamayı seçebilirsiniz.
iMessage da ayrıca daha güçlü bir spam algılama özelliğine kavuşuyor. Bu yeni özellik sayesinde bilinmeyen göndericilerden gelen mesajlar özel yeni bir klasöre gönderilecek ve siz kabul edene kadar ana mesajlar listenize eklenmeyecek.
“SIVI CAM” SİSTEMİ
WWDC 25’in ilk gününde şirket, 2013′ten bu yana ilk yeni iPhone işletim sistemi tasarımını duyurdu.
Apple’ın arayüzlerden sorumlu başkan yardımcısı Alan Dye, yeni işletim sisteminin Vision Pro’dan esinlendiğini söyledi. Şirket bu yeni görünüme “Sıvı Cam” (Liquid Glass) adını veriyor. “Solarium” diye de anılan bu arayüz kullanıcıya şeffaf bir cam hissi veriyor.
APPLE MUSIC ŞARKI SÖZLERİNİ ÇEVİRECEK
Şirket ayrıca dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılar için Apple Music servisine şarkı sözü çevirisi özelliğini getirdiğini duyurdu.
Bunun yanı sıra uygulamaya kullanıcıların müzik zevklerini karşılamak için yapay zeka kullanan Automix adlı yeni bir DJ benzeri özellik geliyor.
Kullanıcılar artık favori albümlerini, çalma listelerini ve sanatçıları kitaplıklarına sabitleyebilecek.
ARAMALARA CANLI ÇEVİRİ
Bunların yanı sıra Apple, Mesajlar ve FaceTime özelliklerine canlı çeviriyi entegre ediyor. Böylece şarkı sözlerinin yanı sıra kullanıcılar; mesajları, video altyazılarını, telefon görüşmelerini otomatik olarak çevirmek için bu özelliği kullanabilecek.
“OYUNLAR” HİZMETİ GELİYOR
Apple, Oyunlar adlı yeni bir uygulama da duyurdu. Yeni oyun uygulaması, bir kullanıcının indirdiği tüm oyunları tek bir listeye çekiyor.
Yeni uygulamada ayrıca arkadaşlarınızın hangi oyunları oynadığını listeleme, bir arkadaşınıza mesaj göndererek ona meydan okuma ve yüksek puanlı lider tabloları gibi bazı sosyal özellikler de yer alıyor.
Apple, 2010 yılından bu yana Game Center adı verilen oyun odaklı bir sosyal özelliği sürdürüyor. Oyunlar App Store’un en karlı kısımlarından biri, ancak Apple hiçbir zaman oyunları işinin önemli bir parçası olarak benimsememişti. Şirketin Epic Games gibi oyun firmalarıyla App Store komisyonları nedeniyle çatıştığı da biliniyor.
Oyunlar uygulamasının Macbook’lara da geleceği belirtiliyor.
METİNDEN GÖRSEL OLUŞTURMA ÖZELLİĞİ
Bir diğer önemli duyuru olan Image Playground özelliği, WWDC 2025’te tanıtılan yeni yapay zeka altyapısının bir parçası. Cihaz üzerinde çalışan bu özellik, metinden görsel oluşturmaya yarıyor.
OpenAI ortaklığıyla sunulacak özellikle kullanıcılar kısa metin açıklamaları yazarak, birkaç saniye içinde emojiler, çizgi film tarzı görseller ya da illüstratif görseller oluşturabilecek.
Üç ana stil seçeneği sunulacak: Animation (çizgi film tarzı), sketch (taslak/illüstrasyon), painting (dijital sanat tarzı).
“Apple Intelligence” mimarisi sayesinde görsel oluşturma doğrudan iPhone, iPad veya Mac’te çalışacak. Yani işlemler bulut yerine cihazda yapılacak. Bu da OpenAI’ın kullanıcıların verilerine izinsiz erişemeyeceği anlamına geliyor.
Apple, Image Playground’un iOS 18, iPadOS 18 ve macOS 15 Sequoia sürümlerinde beta test aşaması olarak sunulacağını ve sadece A17 Pro çipli veya M serisi çipli cihazlarda çalışacağını açıkladı. Özellik ChatGPT’den güç alacak.
“GÖRSEL ZEKA” ÖZELLİĞİ
CNBC’ye göre, Apple’ın şimdiye kadar yaptığı duyurularda yapay zeka özellikleri konusunda pek fazla ayrıntıya girilmedi ancak şirket, iPhone kamerasını kullanarak nesneleri ve olayları tanımlayan Visual Intelligence (Görsel Zeka) özelliğini güncelliyor.
Şirket, Visual Intelligence’ın kullanıcıların ekranlarında ne olduğunu ChatGPT’ye sorabilmelerini sağlayacak bir “sor” butonu getireceğini duyurdu. Apple’ın etkinlikte sunduğu örnekte kullanıcılar, evlerindeki lambanın benzerini internetten arayabiliyordu.
Apple ayrıca bir uygulama içindeki metindeki tarih ve saatleri alıp otomatik olarak kullanıcının takvimine ekleyebileceğini bildirdi.
iOS 26 HANGİ MODELLERE GELECEK?
iOS 26 güncellemesinin iPhone 11 ve daha yeni modellere geleceği açıklandı. iOS 26’ya yükseltilecek telefonların listesi şu şekilde:
– iPhone 16e, iPhone 16, 16 Plus, 16 Pro, 16 Pro Max
– iPhone 15, 15 Plus, 15 Pro, 15 Pro Max
– iPhone 14, 14 Plus, 14 Pro, 14 Pro Max
– iPhone 13, 13 mini, 13 Pro, 13 Pro Max
– iPhone 12, 12 mini, 12 Pro, 12 Pro Max
– iPhone 11, 11 Pro, 11 Pro Max
– iPhone SE 2. nesil
– iPhone SE 3. nesil
KARAOKE MAKİNESİ
Bu yıl Apple TV cihazları tam teşekküllü bir karaoke makinesi olmaya çok daha yaklaşıyor. Zira şirket, Apple Music şarkılarındaki vokalleri kısarak kullanıcıya şarkı söyleme ve karaoke yapma olanağı sağlayan bir makine öğrenmesi özelliği de getirdi.
Kullanıcılar, TV’deki Apple Music uygulamasında vokalleri zaten kısabiliyorlar, ancak artık iPhone’larını mikrofon olarak kullanarak şarkı sözleri ekranda çalarken, bunları kendi vokalleriyle değiştirebilecekler.
VISION PRO’YA YENİ ÖZELLİKLER
Şirket ayrıca, Vision Pro için de video, oyun ve kurumsal özellikleri tanıttı.
Vision ürünleri grubunun başkan yardımcısı Mike Rockwell, oyuncuların Vision Pro’yu visionOS 26′ya güncellediklerinde Sony VR2 Sense kontrol cihazlarını kullanabileceklerini söyledi. Sony, kontrol cihazları ve sanal gerçeklik başlığı içeren VR2 paketini 2023′te tanıtmıştı. Ekipman bir PlayStation 5 konsolu gerektiriyor.
Rockwell, Vision Pro’yla video izlemek isteyenlerin Canon, GoPro ve Insta360 ile yapılan ortaklıklar sayesinde daha iyi bir deneyim elde edeceğini, geniş görüş alanına sahip içerikler ve diğer formatlar için yeni oynatma özelliğinin sunulacağını da ekledi.
Buna göre, üçüncü taraf geliştiriciler, web sitelerine üç boyutlu nesneler ekleyebilecek ve Vision Pro başlığı kullanan kişiler daha dikkatli incelemek için bu nesneleri kendi alanlarına sürükleyebilecek.
Rockwell, yüzlerce şirketin artık tasarım, eğitim ve satış gibi çeşitli amaçlarla Vision Pro’yu kullandığını belirtiyor.
AÇILIŞ KONUŞMASINDA PROTESTO
WWDC açılış konuşması sırasında bir protestocu, Apple Yazılım Şefi Craig Federighi’nin konuşmasını böldü. Ancak protestocunun ne söylediği netleşmedi.
Son aylarda birkaç önemli teknoloji etkinliğinde bu tür gösteriler yapıldı. Bu protestoların çoğu, büyük teknoloji şirketlerinin İsrail hükümetiyle olan sözleşmelerine karşı düzenlendi.
bilim ve teknoloji
Bilim dünyasını sarsan iddia: Zamanda yolculuk teorik olarak mümkün olabilir!
Bilim dünyasını sarsan iddia: Zamanda yolculuk teorik olarak mümkün olabilir!
27 Ocak 2026 Saat: 02:00

Gizemli “kozmik sicimler”, geçmişe yolculuğun anahtarı mı? Fizikçiler, evrenin doğuşundan kalan bu izlerin sırrını çözmeye çalışıyor.
Zamanda yolculuk, yıllardır bilim kurgunun en popüler konularından biri. Peki, bu hayal gerçeğe dönüşebilir mi? Son dönemde fizikçiler, evrenin doğuşundan kalan ve “kozmik sicim” adı verilen gizemli yapıların, teorik olarak zaman yolculuğunu mümkün kılabileceğini tartışıyor. Bu iddia, bilim dünyasında büyük yankı uyandırırken, gözler gökyüzüne çevrildi.
Kozmik Sicim Nedir?
Kozmik sicimler, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı sıcak ve yüksek enerjili halinden bugünkü daha düşük enerjili yapıya geçerken, uzay-zaman dokusunda oluştuğu düşünülen kalıntılar. Bilim insanları, bu yapıları hızla genişleyen deride oluşan çatlaklara ya da donan buzun içindeki kırıklara benzetiyor. Proton kadar ince, inanılmaz derecede yoğun ve ışık yılları boyunca uzanabilen bu yapılar, evrenin en büyük gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Zamanda Yolculuk Nasıl Mümkün Olabilir?
Teorik fizikçilere göre, iki paralel ve sonsuz uzunluktaki kozmik sicim birbirinin yanından geçerse, uzay-zamanı bükerek “kapalı zaman benzeri eğriler” oluşturabilir. Bu eğriler, teoride bir kişinin uzayda belirli bir yolu izleyerek, yola çıktığı andan daha erken bir zamana geri dönmesini sağlayabilir. Bu fikir ilk olarak 1991’de Princeton Üniversitesi’nden fizikçi J. Richard Gott tarafından ortaya atıldı. En çarpıcı nokta ise, bu tür zaman döngülerinin Einstein’ın genel görelilik denklemlerinin kabul ettiği matematiksel çözümler arasında yer alması. Yani mesele sadece bilim kurgudan ibaret değil; en azından teorik olarak fizik yasalarına aykırı değil.
Pratikteki Engeller Neler?
Tufts Üniversitesi’nden fizikçi Prof. Ken Olum, heyecanı fazla abartmamak gerektiği konusunda uyarıyor. Böyle bir senaryonun çalışması için ışık hızına yakın hareket etmek gerekiyor ki, bu bugünkü teknolojiyle neredeyse imkansız. Ayrıca, Gott’un modelinde sicimlerin “sonsuz uzunlukta” olması şartı pratikte büyük bir çıkmaz yaratıyor. “Kimse sonsuz uzunlukta bir şey inşa edemez” diyen Olum, bu yüzden modelin birebir uygulanabilir olmadığı görüşünde.
Kozmik Sicimler Gerçekten Var Mı?
Tüm bu tartışmaların kilit noktası, kozmik sicimlerin henüz doğrudan gözlemlenmemiş olması. Ancak bilim dünyası umutlu. Kuzey Amerika Nanohertz Yerçekimi Dalgaları Gözlemevi (NANOGrav), milisaniyelik pulsar adı verilen yıldızların sinyallerindeki küçük sapmaları inceleyerek uzay-zamandaki titreşimleri ölçüyor. 2020’de tespit edilen bir sinyal, kara delik kaynaklı yerçekimi dalgalarına benzemediği için dikkat çekmişti. Olum’a göre bu sinyal, “kozmik süpersicimler” ile uyumlu olabilir. Eğer gelecekte NANOGrav ya da 2034’te fırlatılması planlanan uzay tabanlı gözlemevi LISA, kozmik sicimlerin varlığını doğrularsa, bu keşfin etkisi devrimsel olabilir.
Bilim İnsanları Ne Diyor?
Cornell Üniversitesi’nden emekli fizik profesörü Henry Tye, kozmik sicimlere diğer zaman yolculuğu fikirlerine (örneğin solucan delikleri) kıyasla daha sıcak bakıyor. “Zaman yolculuğu olası görünmüyor, ama tamamen imkânsız da demem” diyen Tye, geçmişe yolculuğun teorik olarak hala tamamen dışlanmadığını söylüyor.
Sonuç
Zamanda yolculuk henüz gerçek değil, ancak kozmik sicimler gibi evrenin en eski kalıntıları, bu hayali teorik fizik düzleminde mümkün kılıyor. Bilim insanları, gözlemevleriyle evreni tarayarak bu gizemli yapıları arıyor. Eğer bir gün kozmik sicimler keşfedilirse, sadece zaman yolculuğu değil, evrenin doğuşuna dair tüm bildiklerimiz de değişebilir.
Teknoloji
Dünya’nın Mevsim Düzeni Sanıldığı Gibi Değil: Yan Yana Bölgeler Bile Farklı Ritimlerle Yaşıyor
Dünya’nın Mevsim Düzeni Sanıldığı Gibi Değil: Yan Yana Bölgeler Bile Farklı Ritimlerle Yaşıyor
Bilim insanları, doğanın takviminin dört mevsim şablonuna sığmayacak kadar karmaşık olduğunu 20 yıllık uydu verileriyle kanıtladı.
🌍 Haber Tarihi: 22 Aralık 2025 – 21:30 | ⏱️ Okuma Süresi: 4 dk

Son yapılan çığır açıcı bir araştırma, Dünya’nın mevsimsel döngülerinin okulda öğretildiği gibi düzenli ve senkronize olmadığını ortaya koydu. California Üniversitesi Berkeley ekibi tarafından 20 yıllık uydu verileri kullanılarak hazırlanan yeni küresel harita, ilkbahar-yaz-sonbahar-kış döngüsünün birçok bölgede, hatta yan yana alanlar arasında bile aynı anda yaşanmadığını gösteriyor.
Araştırma, Nature dergisinde yayımlandı ve basit mevsim şablonlarına dayalı iklim modellerinin, tarım planlamasının ve ekolojik tahminlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Doğanın Karmaşık Takvimi: Yan Yana, Ama Farklı Ritimde
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, coğrafi olarak çok yakın bölgelerin bile “farklı doğa saat dilimlerinde” yaşayabilmesi. Yani aynı enlemde, benzer rakımda veya aynı yarımkürede olmak, mevsimsel değişimlerin senkron ilerleyeceği anlamına gelmiyor.
Çarpıcı bir örnek: ABD’deki Phoenix ve Tucson
· Mesafe: Sadece 160 kilometre civarı.
· Fark: Tucson, yaz musonunun etkisiyle yağışı yaz aylarında daha belirgin yaşarken, Phoenix’in yağış dağılımı farklı bir takvim izleyebiliyor.
· Etki: Bu fark, sadece hava durumunu değil; bitkilerin canlanma zamanını, polen dönemlerini ve böceklerden kuşlara kadar birçok türün davranışını zincirleme şekilde etkiliyor.
Biyoçeşitlilik Sıcak Noktaları ile Çakışıyor
Harita, bu “uyumsuz mevsim” bölgelerinin önemli bir kısmının, dünyanın biyoçeşitlilik açısından en zengin ve en hassas bölgeleri olan “biyoçeşitlilik sıcak noktaları” ile çakıştığını ortaya koydu. Bu bir tesadüf değil.
Araştırmacılara göre, kaynakların (yağış, yeşerme, çiçeklenme) yakın mesafelerde farklı zamanlarda ortaya çıkması, türlerin beslenme ve üreme düzenini değiştirerek uzun vadede ekosistemleri şekillendiriyor, evrimi etkileyebiliyor.

Akdeniz İklim Kuşağında İki Aylık Gecikme
Çalışma, dünyanın Akdeniz iklimi görülen beş ana bölgesinde (Kaliforniya, Şili, Güney Afrika, Güney Avustralya ve Akdeniz Havzası) şaşırtıcı bir desen tespit etti.
Bu bölgelerdeki ormanların büyüme döngülerinin zirvesi, diğer birçok ekosisteme göre yaklaşık 2 ay gecikmeli gerçekleşiyor. “Ilıman ve yağışlı kış, sıcak ve kurak yaz” kalıbı, burada doğanın takvimini farklı ayarlıyor.
Tarım ve Ekonomiye Doğrudan Etkileri
Araştırma, bu düzensizliğin sadece doğal yaşamı değil, insan ekonomisini de etkilediğini gösteriyor.
Kolombiya’daki kahve bölgelerinde, dağların iki yakasında, bir günlük yol mesafesindeki çiftlikler arasında hasat ve çiçeklenme döngüleri aylarca sapma gösterebiliyor. Bu durum, tarımsal planlamayı ve üretimi doğrudan etkiliyor.
İklim Modelleri ve Gelecek Uyarısı
Araştırmacılar, bu bulguların mevcut iklim modelleri ve öngörüler için önemli bir uyarı taşıdığını vurguluyor. Bugün birçok ekolojik tahmin, tarım planlaması ve hastalık modelleri, “genel mevsim şablonları” üzerinden ilerliyor.
Oysa yan yana bölgeler farklı doğa takvimleriyle çalışıyorsa, iklim krizinin etkilerini (kuraklık, zararlı türlerin yayılımı, orman yangınları) anlamak ve öngörmek için çok daha ince detaylı ve yerel verilere dayalı modellemeler şart.
Araştırmanın Önemli Çıkarımları
· Mevsim, tek bir takvim değil: Coğrafya, bitki örtüsü ve yerel iklim dinamiklerinin birlikte yazdığı karmaşık bir program.
· Biyoçeşitlilikle bağlantı: Mevsimsel uyumsuzluk, biyolojik çeşitliliğin oluşumunda ve sürdürülmesinde kilit bir rol oynuyor olabilir.
· Tarım ve ekonomi etkilenir: Çiçeklenme ve hasat zamanlarındaki yerel farklılıklar, gıda üretimini ve güvenliğini doğrudan etkileyebilir.
Teknoloji
Spotify Arşivi İnternete Sızdı: 300 TB’lık Müzik Kütüphanesi Torrent’te Paylaşıldı
Spotify Arşivi İnternete Sızdı: 300 TB’lık Müzik Kütüphanesi Torrent’te Paylaşıldı
22 Aralık 2025, 11:32 • Okuma Süresi: 4 dakika

Dijital müzik dünyası, tarihinin en büyük veri sızıntısı iddiasıyla sarsıldı. “Anna’s Archive” adlı bir grup, Spotify’ın neredeyse tüm müzik arşivini kopyalayarak, toplam 300 Terabayt büyüklüğünde bir torrent dosyası olarak paylaşıma açtığını duyurdu. Grup, bu arşivin platformdaki tüm dinlemelerin %99.6’sını kapsadığını iddia ediyor.
İddia Edilen Sızıntının Boyutları
· Toplam Veri Boyutu: Yaklaşık 300 Terabayt (TB).
· Meta Veri: 256 milyon parçaya ait şarkı adı, sanatçı, albüm ve popülerlik bilgisi.
· Ses Dosyası: 86 milyon şarkının ses dosyası.
· Kapsam: Spotify’daki dinlemelerin %99.6’sını temsil ettiği iddia ediliyor.
Grup, “Korsanlık Değil Kültürel Koruma” Diyor
Olayın merkezindeki “Anna’s Archive”, bu eylemi bir korsanlık faaliyeti olarak değil, “kültürel koruma” projesi olarak tanımlıyor. Grup, popüler olmayan milyonlarca şarkının, platformların kapanması veya lisans sorunları nedeniyle tamamen kaybolma riski altında olduğunu savunarak, modern müzik tarihinin gelecek nesiller için korunması gerektiğini öne sürüyor.
Spotify’dan İlk Açıklama Geldi
Konuya ilişkin Billboard’a bir açıklama yapan Spotify sözcüsü, “Yapılan bir yetkisiz erişim soruşturması, bir üçüncü tarafın kamuya açık meta verileri taradığını ve platformun bazı ses dosyalarına erişmek için DRM (Dijital Haklar Yönetimi)‘yi aşmak üzere yasa dışı taktikler kullandığını tespit etti” dedi. Spotify, olayı aktif bir şekilde soruşturduğunu bildirdi ve grubu “fikri haklar karşıtı aşırılık yanlıları” olarak nitelendirdi.
Sektördeki Olası Etkileri ve Endişeler
Uzmanlar, bu boyutta bir veri sızıntısının müzik endüstrisi üzerinde derin etkileri olabileceğini belirtiyor.
Kişisel Spotify Klonları: Üçüncü parti bir şirketin CEO’su, yeterli depolama alanı olan herkesin teorik olarak kendi kişisel, ücretsiz Spotify’ını kurabileceğini ifade etti.
Telif Hakları İhlali: 86 milyon şarkının telif hakkı sahipleri olmadan dağıtılması, tarihin en büyük müzik korsanlığı olaylarından biri olarak görülüyor.
Yapay Zeka Riskleri: Büyük ölçekli müzik veri setlerinin, lisanssız yapay zeka modellerini eğitmek için kullanılması endüstri için büyük bir endişe kaynağı.
Dosyalar Popülerliğe Göre Sıralanmış Durumda
Anna’s Archive’ın açıklamalarına göre, paylaşılan torrent paketleri şarkıların popülerlik düzeylerine göre sınıflandırılmış. Gruptan yapılan teknik açıklamada, çok popüler şarkıların orijinal kalitede (160 kbps), daha az popüler olanların ise dosya boyutunu küçültmek için daha düşük kalitede (75 kbps) kodlandığı belirtildi.
Spotify’ın Olası Hamleleri Ne Olacak?
Spotify ve telif hakkı sahiplerinin, torrent dağıtım noktalarına karşı yasal işlem başlatması ve içeriği kaldırmaya çalışması bekleniyor. Aynı zamanda platformun, veri tarama yöntemlerini engelleyecek teknik önlemleri artırması öngörülüyor.
–
✍️ Editörün Yorumu
“Anna’s Archive” olayı, dijital çağda kültürel mirasın korunması ile fikri mülkiyet hakları arasındaki süregelen gerilimi bir kez daha gözler önüne serdi. Bir yanda milyonlarca eserin dijital ortamda yok olma tehlikesi, diğer yanda sanatçıların ve hak sahiplerinin geçim kaynağını koruma zorunluluğu… Bu devasa sızıntının, müzik endüstrisinin güvenlik ve lisans politikalarını kökten sorgulamasına neden olması kaçınılmaz görünüyor.
—
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem3 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Gündem7 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
