Gündem

Afganistan’da yeni ceza düzenlemesi tartışma yarattı: “Kadına dayak — ‘kemik kırılmadığı sürece’ suç sayılmayabilir”

Yayımlandı

üzerinde

Afganistan’da yeni ceza düzenlemesi tartışma yarattı: “Kadına dayak — ‘kemik kırılmadığı sürece’ suç sayılmayabilir”

Haber / FatihDoganMedya • 20 Şubat 2026, 12:00

Taliban tarafından yürürlüğe konduğu bildirilen yeni ceza usulleri; şiddet içeren bazı eylemlerin, “kemik kırığı veya açık yara” gibi görünür fiziksel delil bırakmadığı sürece cezalandırılmayabileceği şeklinde yorumlandı. İnsan hakları grupları ve uluslararası gözlemciler uygulamanın kadın ve çocukları koruma mekanizmalarını fiilen ortadan kaldırdığı uyarısında bulunuyor.

Taliban’ın ocak başında kabul ettiği ve bazı kaynaklara göre üst düzey yetkili Hibatullah Akhundzada tarafından imzalandığı belirtilen yeni Ceza Usulleri / Criminal Procedure Regulations metninde, fiziksel şiddetin neler teşkil edeceğine ilişkin sınırlayıcı ifadeler yer aldığı iddia ediliyor. Buna göre, yalnızca “kemik kırığı” veya “deri kesisi / açık yara” gibi görünür zararın meydana geldiği durumlar daha ağır cezai yaptırıma tabi olabilecek; aksi hâlde ev içi fiziksel ceza kapsamında değerlendirilme riski bulunuyor. Bu durum, mağdurun delil sunmasını zorlaştırıyor.

Uzmanların ve hak gruplarının uyarıları: Yeni düzenlemenin, 2009’da getirilen ve kadınlara yönelik şiddeti tanımlayan EVAW (Elimination of Violence Against Women) gibi önceki koruyucu düzenlemeleri fiilen ortadan kaldırdığı, mağdurlar için adalete erişimi neredeyse imkânsız hale getirdiği belirtiliyor. Ayrıca mahkemede kadının yarasını/kemik kırığını gösterme zorunluluğu, kadınların kamusal alanda tam örtünme ve erkek refakati şartlarıyla çelişiyor.

  • Mağdurun kanıt yükü artıyor: Fiziksel şiddetin suç sayılması için görünür yaralanma istenmesi, psikolojik, seksüel ve sürekli düşük şiddet düzeyindeki istismarları görmezden getirebilir.

  • Ceza orantısız ve caydırıcı değil: Raporlara göre ağır şiddet sınırına giren durumlarda bile uygulanacak cezanın sınırlı olduğu belirtiliyor; bu da tekrarı teşvik edebilir.

  • Toplumsal ve hukuki geri dönüş: Hukuk sisteminin toplumsal statü ve dinî hiyerarşiye göre ayrı muamele öngören maddeleri, eşitlik ilkelerini zayıflatıyor.

  • Uluslararası tepkiler ve insan hakları görüşü

Birçok insan hakları örgütü, akademik merkez ve dış politika kuruluşu düzenlemeyi kınadı; düzenlemenin kadınların haklarına yönelik sistematik bir erozyon olduğuna dikkat çekiliyor. Analizler, düzenlemenin hem uluslararası hukuka hem de temel insan hakları standartlarına aykırı olduğuna işaret ediyor.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Exit mobile version