ABD’nin ekonomi doktrini deÄŸiÅŸiyor

Google'da Abone Ol
0
PaylaÅŸ

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
ABD’nin ekonomi doktrini deÄŸiÅŸiyor Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--

2. Dünya Savaşı sonrasında ‘nin ekonomi doktrini diyebileceÄŸimiz; ÅŸu anda liberal sistem olarak da kabul edilen kurallar vardı. ABD dünyadan mal alacak, dolar rezerv para olacak ve bu ÅŸekilde de ABD istemediÄŸi ülkeleri dışarda bırakıp kendi müttefikleriyle bir düzen kuracak.

Trump bunu deÄŸiÅŸtirmek istiyor.

ABD ekonomisinin temellerini oluşturan bazı faktörler var.

  • Serbest piyasa ve kapitalizm
  • Dolar hegamonyası
  • Serbest ticaret ve küreselleÅŸme

Bu söz konusu maddeler Trump 2.0’da deÄŸiÅŸim sinyalleri veriyor.

Biden dönemi ile kıyasalayacak olursak belirgin değişimler öne çıkıyor

Trump, kurumsal vergi oranlarını düşük tutma ve bireysel vergilerde indirim politikalarını sürdürmeyi planlarken, Biden yönetimi yüksek gelirli bireyler ve ÅŸirketler için vergi artışları öngörmüştü.  
Biden, yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik ederken, Trump fosil yakıt üretimini artırmaya yönelik adımlar atıyor. Nitekim, ABD’nin petrol üretimi, Trump yönetimi altında tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı.
Biden, müttefiklerle iş birliğini güçlendirmeye çalışırken, Trump yönetimi daha korumacı ve tek taraflı ticaret politikaları benimsiyor.

Trump zaten 2017-2021 arasındaki ilk döneminde ABD’nin geleneksel doktrininiden belirgin sapmalar göstermiÅŸti. Serbest ticaret yerine korumacı ticaret politikaları, küresel ekonomiyle güçlü entegrasyon yerine “America First” yaklaÅŸamı, devlet müdahelesinin artması gibi adımlar atmıştı.

2025 yılında tekrar seçilmesiyle birlikte bu adımların daha da agresifleştiğini görüyoruz.

Örnek verecek olursak;

Çin’den ithal edilen 500 milyar dolarlık ürüne ek vergiler geldi. Avrupa BirliÄŸi’ne yönelik birçok sektörü kapsayan yüzde 25 ek gümrük vergisi yolda. Öte yandan yine Kanada ve Meksika’ya da ithalat vergisi getirildi.

DiÄŸer yandan Çin’in yapay zeka ve yarı iletken teknolojilere eriÅŸimi kısıtlandı.  Apple, Tesla, Microsoft gibi büyük ÅŸirketlere ABD’de üretim için teÅŸvikler saÄŸlandı. Çinli ÅŸirketlere yasaklar geniÅŸletildi. 

Özetle;

ABD’nin ekonomi doktrini, geleneksel serbest piyasa ve küreselleÅŸme ekseninden, daha korumacı, daha milliyetçi bir çizgiye kaymış durumda.

Yukarıda bahsettiÄŸimiz adımlar kısa vadede ABD’de bazı sektörlere pozitif yansısa da uzunda vadede küresel ticarette bölünmelere, finansal istikrarsızlığa yol açabilir.

Dolar hegamonyası?

Trump yönetimi güçlü bir dolar istemediÄŸini her fırsatta vurguluyor. Fakat BRICS’in rezerv para hayaline bile sertçe karşı çıkıyor. Burada bir çeliÅŸki var. Ama doların egemenliÄŸi bir noktada zarar görebilir, nasıl mı?

ABD ekonomi doktrininde “Herkes bana mal satabilir.” tarzı bir felsefe vardı. Bu ülkeler ABD’ye dolarla mal satıyorlar. Fakat ülkeler aldıkları bu dolarla yeniden dönüp ABD tahvili alıyordu. Yani ABD için win-win tarzı bir durum.

Ek gümrük tarifelerle bu ülkeler karlılığı kaybettiÄŸi gerekçesiyle “Ben de ABD’ye mal satmam” derlerse, doların kullanım alanı da zayıflar. Bu da orta uzun vadede ABD tahvilinde düşüş getirebilir.

Çin öncülüğünde birçok merkez bankasının da altın alımını hızlandırması aslında bu yöndeki bir riske karşı adım olarak da yorumlanabilir.

Vergi indirimleri riskli

Trump ilk döneminde kurumsal vergi oranlarını yüzde 35’ten yüzde 21’e indirmiÅŸti. İkinci döneminde bu politikayı daha da ileri götürerek bireysel vergileri düşürmeye, iÅŸletmelere de daha fazla vergi indirimi saÄŸlamaya baÅŸladı.

Ancak bu tür vergi indirimleri kamu harcamaları ile birleÅŸtiÄŸinde devasa bütçe açıklarına yol açabilir. 2025 yılı itibarıyla ABD’de bütçe açığı 40 trilyon dolara ulaÅŸmış durumda. Bu durum ABD ekonomisini uzun vadede sürdürülemez bir borç yüküyle karşı karşıya bırakabilir. EÄŸer faizler yüksek kalmaya devam ederse ABD hazine tahvillerine olan talep de azalabilir.

Bu da Trump’ın Fed’i hedef almasındaki baÅŸat sebeplerden bir tanesi aslında. Trump’ın Fed’e yönelik salvoları ve faiz indirim çaÄŸrıları doktrinde yer alan “serbest piyasa” maddesinde de deÄŸiÅŸim olacağının ispatı niteliÄŸinde.

ABD’nin ekonomi doktrini, belki de son 50 yılın en büyük deÄŸiÅŸimlerden birine sahne oluyor. Peki bu deÄŸiÅŸim ABD’yi daha güçlü mü yapaca, yoksa küresel ekonomik dengeleri derinden mi sarsacak?

ABD’nin ekonomi doktrini deÄŸiÅŸiyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Öğle Bülteni 11 Ekim 2026 öğle Haber Bülteni
GiriÅŸ Yap

Fatih Doğan Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

FatihDoganMedya Al ile Sohbet Et

FatihDoganMedya Al ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir