Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Santorini’den büyük kaçış! Ek uçak seferleri kondu, gemiler art arda kalkıyor

Yayımlandı

üzerinde

Santorini'den büyük kaçış! Ek uçak seferleri kondu, gemiler art arda kalkıyor

Ege Denizi’nde art arda meydana gelen depremler, adaları korku içinde bıraktı. Santorini başta olmak üzere, pek çok ada deprem fırtınasıyla sarsılıyor. Tsunami uyarıları nedeniyle bazı adalarda tahliye hazırlıkları da yapıldı. Adalarda yaşayanları en çok sarsıntılardan önce gelen ürkütücü uğultu sesi korkutuyor. Yetkililer tarafından okullar kapatıldı, ada halkına toplu etkinliklerden kaçınmaları ve yüzme havuzlarını boşaltmaları talimatı verildi. Feribot şirketleri, adadan ayrılanların sayısında artış olduğunu açıkladı. Ayrıca ek uçak seferleri de konmuş durumda…

Ege Denizi’nde 28 Ocak’ta başlayan sismik hareketlilik devam ediyor. Bölgede, 7 günde 1,3 ile 4,8 büyüklüğü olan 400’den fazla deprem meydana geldi. 
Santorini’de açık hava stadyumunda çadırlar kurulurken, polis ve itfaiye teyakkuz halinde.
Özel afet müdahale ekipleri ve özel arama köpekleri hazır bekletiliyor.
Ada sakinlerine, büyük açık hava etkinliklerinden kaçınmaları ve başta kruvaziyer gemilerine hizmet veren Fira Limanı olmak üzere dört küçük limandan uzak durmaları tavsiye edildi.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis, sarsıntıların ardından halka sükunet çağrısı yaptı.
Ev ve otel sahiplerine, şiddetli bir deprem durumunda büyük miktarda suyun binaları istikrarsızlaştırabileceği endişesiyle yüzme havuzlarını boşaltmaları yönünde talimat verildi.
Feribot şirketleri, adadan ayrılan yabancı işçilerin sayısında artış olduğunu açıkladı.
İngiltere hükümetinin seyahat tavsiyesinde, Yunan Sivil Savunma Bakanlığı tarafından depremler konusunda yayınlanan kılavuza atıfta bulunuldu.
Yunanistan medyası, Ege Denizi’nde birkaç gündür art arda gelen depremlerle ilgili son durumu uzmanların yorumlarıyla aktardı.
Kathimerini gazetesine konuşan Yunanistan Jeodinamik Enstitüsü Müdürü Vassilis Karastathis, 1-2 Şubat’ta hem sıklık hem de büyüklük açısından çok sayıda deprem kaydedildiğini ve bunların birçoğunun 4 büyüklüğünü aştığını söyledi.
Karastathis “Hedeflediğimiz şey sismik aktivitede kademeli bir azalmadır, ancak şu anda bunun tam tersi gerçekleşiyor” dedi. Karastathis’e göre sismologların dikkati Kaldera’dan, aktivitenin tamamen tektonik nedenlere bağlandığı Anudros bölgesine kaydı.
Karastathis, bu sarsıntıları 1956 depremiyle karşılaştırmanın ise riskli olduğunu vurguladı.
9 Temmuz 1956’da meydana gelen Amorgos merkezli deprem 7,8 büyüklüğündeydi. 54 kişi bu depremde hayatını kaybetmiş, binaların yüzde 35’i yıkılmıştı.
Anafi Belediye Başkanı Iakovos Rousos, sarsıntıların ardından şu açıklamayı yaptı: “Sakiniz. Biz küçük bir ada’yız, birbirimizi tanıyoruz, hepimiz bir aradayız. Gün içinde birçok kez sarsılıyoruz, her geçen gün daha da şiddetleniyoruz, ama en zoru depremden önceki o yüksek uğultu, dün gece yoğun bir şekilde duyduğumuz bir şey.”
1956 yılında Amorgos fayı büyük bir deprem yarattığında, adadaki hasarın asgari düzeyde olduğunu söyleyen Rousos, Atina Ulusal Gözlemevi’nden bir ekibin Anafi ve Amorgos’a giderek adalara yeni sismograflar yerleştireceğini söyledi. Belediye başkanı, “Bizimki Anafi helikopter pistine yerleştirilecek” diye ekledi.
Selanik Aristoteles Üniversitesi Sismoloji Profesörü ve Santorini Yanardağı Çalışma ve İzleme Enstitüsü (IMPIS) yönetim kurulu başkanı Costas Papazachos “önleyici tedbirlerin alındığını” vurguladı ve “Panik yapmaya gerek yok. Ancak özellikle kalabalıklaşma konusunda tedbirlere ve talimatlara çok dikkatli uyulması gerekiyor” diye konuştu.
Yunanistan Deprem Planlama ve Koruma Örgütü’ne  göre meydana gelebilecek en büyük depremin 5.5 Richter’i aşması beklenmiyor.
Ayrıca tsunami riskinin düşük olduğu vurgulandı ancak vatandaşların denize yakın bölgelerden kaçınmaları tavsiye edildi.
Örgütü Santorini’de okulların kapatılmasını ve kapalı alanlarda kitlesel toplantıların önlenmesini önerdi ve bugün okulların kapalı kalacağı açıklandı.
Öte yandan, vatandaşların daha şiddetli sarsıntıların yaşanması durumunda güvenlikleri açısından Ammoudi limanları ve Fira Eski Limanı’na giriş ve çıkışlardan kaçınmaları tavsiye edildi.
Özellikle Santorini, Amorgos ve Ios adalarında, doktor ve kurtarıcıların yanı sıra ambulanslardan oluşan Özel Afet Tıbbı Dairesi ekibi takviye edildi.
Naftempoiriki gazetesinde yer alan habere göre Santorini Belediye Başkanı Anastasios Zorzos, adanın yerel televizyon kanalı Volcano TV’ye verdiği demeçte, “Bu depremler Richter ölçeğine göre 4,5’e kadar ulaşıyor, bilim insanlarıyla sürekli iletişim halindeyiz ve çok büyük bir deprem öngörmüyorlar. Çünkü fayın yüklenmesi uzun yıllar alıyor” açıklamasını yaptı.
Ada halkına ve sakinlerine, “abartılı başlıklar taşıyan yayınlara” aldanmamaları, sadece bilim insanlarının geçerli güncellemelerini dikkate almaları çağrısında bulundu .
Habere göre sismik aktivite Kiklad Adaları bölgesinde sürekli olurken, en fazla deprem Santorini ve Amorgos arasındaki deniz alanında kaydedildi.
Kurtarma ekipleri Santorini’ye ulaşırken, çadırlar da kuruldu. Çadırlar, her türlü olasılığa karşı hazır bekleyen ekiplerin sadece konaklama ve operasyonel ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlandı.
Yetkililer, vatandaşları yalnızca resmi kaynaklardan bilgi edinmeye ve haksız paniğe yol açabilecek asılsız haberlerin yayılmasından kaçınmaya çağırdı.
Vatandaşların kapalı alanlarda toplanmamaları ve metruk binalara yaklaşmamaları isteniyor.
Selanik Aristoteles Üniversitesi Jeofizik Profesörü Kostas Papazachos, ERT’ye yaptığı açıklamada, bölgede “oldukça önemli fayların” bulunduğunu belirterek, güçlü bir deprem olasılığının göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
Doğal Afet Yönetimi Profesörü Efthimis Lekkas ise sismik aktivitenin volkanik alanla ilgili olmadığını vurguladı.
Volkanoloji doktoru Stavros Meletlidis, Naftemporiki TV’ye yaptığı açıklamada, “Şu anda gördüğümüz şey, Anydros havzasında yoğunlaşan bazı depremler ve bunlar yanardağdan oldukça uzaktalar” dedi.
Ancak şunu da ekledi: “Volkanlardan bahsettiğimizde depremlerin çoğunlukla yatay hareket ettiğini, merkez üslerinin 10 ile 20 kilometre hareket edebildiğini bilmeliyiz. Bunlar içinde yaşadığımız uzay ve zamanla hiçbir ilgisi olmayan, yüz binlerce yıl önce başlamış jeolojik olaylardır. Bizim için saniyelerle ölçülen bir depremden bahsetmek kolay olsa da bunlar zaman içinde çok daha uzun süren olaylardır.”
Şu anda hiç kimsenin bunun bir etkisi olup olmayacağını kesin olarak söyleyemeyeceğini belirten Meletlidis, “Orada bir fay var ama bunun diğer fayları harekete geçirip geçirmeyeceğini veya bu depremlerin Santorini adasına doğru geri dönüp dönmeyeceğini bilmiyoruz” diye konuştu.
Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Gazze’deki Fırtına Felaketi: İnsani Kriz Derinleşiyor, Çocuklar Hayatını Kaybediyor

Yayımlandı

üzerinde

Gazze’deki Fırtına Felaketi: İnsani Kriz Derinleşiyor, Çocuklar Hayatını Kaybediyor

Tarih: 13 Aralık 2025 | Okuma Süresi: 3 Dakika

 

Gazze Şeridi, İsrail saldırılarının yarattığı yıkımın üzerine, kutup kökenli “Byron Fırtınası”nın getirdiği ölümcül soğuk ve sellerle mücadele ediyor. 14 kişi hayatını kaybederken, uzmanlar özellikle çocuklar için koşulların “ölümcül” olduğu uyarısında bulunuyor.

İki yılı aşkın süredir devam eden saldırılar ve kuşatma altında büyük bir insani felaketle karşı karşıya olan Gazze Şeridi, şimdi de şiddetli bir doğal afetin pençesinde. Kutup kökenli “Byron Fırtınası”, bölgeyi aşırı yağış ve soğuk havayla teslim aldı.

Felaketin bilançosu ağır. Gazze’deki İçişleri Bakanlığı, 10 Aralık’tan bu yana etkili olan fırtına nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 14’e yükseldiğini açıkladı. Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre ölenlerin en az 3’ü çocuk. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü Ricardo Pires ise, sadece bu hafta soğuk hava nedeniyle 5 yaş altı 2 küçük çocuğun öldüğünü bildirdi.

Fırtına Zaten Hasar Görmüş Altyapıyı ve Barınakları Yok Ediyor

Fırtınanın yıkıcı etkisi, İsrail saldırılarıyla zaten ağır hasar almış altyapıda katlanarak hissediliyor.

· Yıkılan Evler ve Çadırlar: Yoğun yağışlar, derme çatma kurulan binlerce çadırı sular altında bıraktı. Bazı aileler yaşanmaz hale gelen bu çadırlardan, saldırılarda ağır hasar görmüş binalara sığınmak zorunda kaldı. Ancak fırtına bu yapıları da ayakta tutamadı. Sivil savunma ekiplerinin verilerine göre, son 24 saatte fırtına nedeniyle hasarlı en az 10 ev daha yıkıldı.
· Çöken Duvarlar: Gazze kent merkezinde bir duvarın çadırların üzerine yıkılması sonucu 2 Filistinli hayatını kaybetti.
· Hayati Malzemelere Erişim Engeli: UNICEF Sözcüsü, İsrail yetkilileri tarafından su tankerleri için yedek parçalar, jeneratörler ve su sistemlerini onarmak için gerekli malzemelerin girişine izin verilmediğini belirterek, bu durumun krizi daha da içinden çıkılmaz hale getirdiğini ifade etti.

BM Uyarıyor: 795 Bin Kişi Sel Riski Altında, Koşullar “Ölümcül”

Birleşmiş Milletler kuruluşları durumun vahametini ortaya koyan açıklamalar yapıyor.

· Sel Riski: Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), yaklaşık 795 bin yerinden edilmiş Filistinlinin ciddi sel riski altında olduğunu bildirdi. UNICEF de bu sayıya paralel olarak, çoğunluğu çocuk 800 binden fazla kişinin sel tehdidi altında olduğunu duyurdu.
· “Önlenebilir Ölümler”: UNICEF Sözcüsü Ricardo Pires, “Yardımların daha hızlı ulaştırılması ve kış nedeniyle çocuk ölümlerinin önlenmesi konusunda ders almadığımız açıkça görülüyor… Önlenebilir nedenlerden ölmeye devam eden Gazze’deki en savunmasız çocukları topluca ihmal ediyoruz” ifadelerini kullandı.
· “Hayatta Kalma Mücadelesi”: BM, mevcut koşulları “hayatta kalma mücadelesinin en ağır hali” olarak tanımlıyor. Özellikle bebek ve çocuklar için mevcut koşullar yetkililer tarafından “ölümcül” olarak nitelendiriliyor.

Felaketin Özeti: Gazze’deki Kritik Durum

· Ölü Sayısı: Fırtına nedeniyle 14 kişi hayatını kaybetti.
· Çocuk Ölümleri: Ölenlerin en az 3’ü çocuk. UNICEF, sadece bu hafta soğuktan ölen 5 yaş altı 2 çocuk bildirdi.
· Sel Riski Altındakiler: Yaklaşık 795 bin – 800 bin kişi ciddi sel riskiyle karşı karşıya.
· Barınma Krizi: İsrail saldırılarında 282 binden fazla ev yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi. Halkın büyük bölümü, şimdi de sular altında kalan çadırlarda yaşıyor.
· Uluslararası Çağrı: IOM Genel Direktörü, “Bu insanlar belirsizlikten daha fazlasını, güvenliği hak ediyor” diyerek Gazze’ye acil ve engelsiz insani erişimin önemine vurgu yaptı.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

Asgari Ücrete Zam Yolculuğu Gergin Başladı: TÜRK-İŞ, Komisyon Yapısı Değişmeyince Toplantıyı Boykot Etti

Yayımlandı

üzerinde

Asgari Ücrete Zam Yolculuğu Gergin Başladı: TÜRK-İŞ, Komisyon Yapısı Değişmeyince Toplantıyı Boykot Etti

🗓️ Tarih: 12 Aralık 2025, Cuma
Saat:14.00
⏱️ Okuma Süresi:3 dakika

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılında geçerli olacak yeni rakamı belirlemek üzere bugün ilk toplantısını yaptı. Ancak, milyonlarca çalışanın gözünü diktiği bu kritik süreç, işçi tarafının temsilcisi TÜRK-İŞ’in protestosu gölgesinde başladı.

Toplantı öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’a bir mektup ileten TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, komisyonun yapısında talep ettikleri değişiklikler yapılmadığı için görüşmelere katılmayacaklarını bildirdi.

 Toplantının Kritik Bilgileri

· Toplantı Tarihi ve Saati: 12 Aralık 2025, Cuma – 14.00
· Yer: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
· Katılanlar: Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol
2026 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesi

 TÜRK-İŞ’in Komisyondan ve Masadan Talepleri

TÜRK-İŞ’in boykot kararının arkasında, yalnızca üye sayısından ibaret olmayan ciddi talepler bulunuyor. Konfederasyon, mevcut durumu ve ekonomik şartları dikkate alarak somut isteklerini bir mektupla Bakanlığa sundu.

· Komisyon Yapısında Köklü Değişiklik: Mevcut sistemde hükümet, işçi ve işveren tarafı 5’er temsilciyle eşit sayıda temsil ediliyor. TÜRK-İŞ, hükümetin temsilci sayısının 5’ten 1’e düşürülmesini ve bu değişikliğin yasal olarak düzenlenmesini talep ediyor. Aksi takdirde, hükümet ve işveren tarafının anlaşması durumunda işçi tarafının etkisinin kaldırılabileceğini öne sürüyor.
· Geçen Yılın Enflasyon Kaybının Telafisi: 2025 zammının, geçen yıl gerçekleşen %44,38’lik enflasyonun altında (%30) kalması nedeniyle oluşan %14,38’lik reel kaybın tam olarak karşılanmasını istiyor.
· Güncel Enflasyon ve Refah Payı: Temel ihtiyaçlardaki (gıda, kira, eğitim, ulaşım) fiyat artışlarının yol açtığı kayıpların ücrete yansıtılmasının yanı sıra, ekonomik büyümeden elde edilen refahın işçiye “refah payı” olarak ek bir artışla aktarılmasını talep ediyor.

 Taraflardan Açıklamalar

· Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan: Toplantıda, “Bakanlık olarak sosyal diyaloğu esas alan bu çalışmalarımızı Komisyon olarak sürdüreceğiz. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun işleyişi içinde sonuna kadar sosyal diyaloğa açık olarak süreci tamamlayacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
· Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan TİSK’e Çağrı: Dün TİSK Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, işverenlere seslenerek, “Komisyon çalışmalarında, işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum. İşçi kardeşlerimize yönelik atacağınız her olumlu adım, verimlilik, kazanç ve bereket olarak dönecektir” dedi.

Mevcut Asgari Ücret ve Maliyet Tablosu

2025 yılı için belirlenen ve halen geçerli olan asgari ücretin detayları şu şekilde:

· Brüt Ücret: 26.005,50 TL
· Net Ücret (İşçinin Cebine Geçen): 22.104,67 TL
· İşverenin Toplam Maliyeti: 30.621,48 TL
· Brüt Ücret: 26.005,50 TL
· SGK Primi (İşveren Payı): 4.095,87 TL
· İşsizlik Sigortası Fonu (İşveren Payı): 520,11 TL

Uzman Görüşü ve 2026 Tahminleri

Sürecin nasıl ilerleyeceği ve nihai rakamın ne olacağı merakla bekleniyor. NTV’ye konuşan TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Kılıç, geçmiş yıllardaki trendlere dayanarak, zam oranının genellikle %25-30 aralığında gerçekleştiğini ifade etti. Bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamalara göre 2026 net asgari ücretine ilişkin beklentiler şöyle:

· %20 Zam: Yaklaşık 26.525 TL
· %25 Zam: Yaklaşık 27.630 TL
· %30 Zam: Yaklaşık 28.736 TL
· %35 Zam: Yaklaşık 29.841 TL

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Bugünkü ilk toplantının ardından komisyonun birkaç tur daha toplanması bekleniyor. Yeni asgari ücretin, genellikle komisyonun üçüncü toplantısının ardından belirlendiği biliniyor. TÜRK-İŞ’in, taleplerinin karşılanıp karşılanmamasına bağlı olarak gelecek toplantılara katılım kararını gözden geçirebileceği belirtiliyor. Sürecin, yıl sonuna kadar tamamlanarak 1 Ocak 2026 itibarıyla yeni rakamın yürürlüğe girmesi hedefleniyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Tayfun’dan Hipersonik Vuruş: Karadeniz’deki Testle ‘Göreve Hazır’ Mesajı Verildi

Yayımlandı

üzerinde

Tayfun’dan Hipersonik Vuruş: Karadeniz’deki Testle ‘Göreve Hazır’ Mesajı Verildi

Tarih: 12 Aralık 2025 | Okuma Süresi: 3 DK  Saat: 11:00

Roketsan tarafından milli imkanlarla geliştirilen TAYFUN Balistik Füzesi, Karadeniz semalarında yeni bir başarıya imza attı. Rize’de gerçekleştirilen test atışında, harp başlıklı bir TAYFUN füzesi, deniz yüzeyindeki hedefi “cerrahi hassasiyetle” vurdu. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, testin Türkiye’nin caydırıcılığını pekiştiren yeni bir eşik olduğunu ilan etti.

Resmi Açıklamalardan Güçlü Mesajlar

Testin ardından yapılan açıklamalar, TAYFUN’un operasyonel hazırlık durumuna vurgu yaptı.

· SSB Başkanı Haluk Görgün: “Gökyüzü bugün bir kez daha milletimizin iradesine tanıklık etti… Bu başarı, yalnızca bir füzenin hedefini vurması değil, mühendisliğimizin emeği, gençlerimizin zekası ve milletimizin sarsılmaz kararlılığıyla örülen uzun bir yolculuğun gururla tescillenmesidir”.
· Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci: Net bir ifade kullanarak, “TAYFUN göreve hazır” dedi ve seri üretim ile teslimat faaliyetlerinin hızla sürdüğünü belirtti.

TAYFUN Füzesinin Teknik ve Operasyonel Özellikleri

Yapılan bu son test, füzenin savaş başlığı ile gerçek bir vuruş kabiliyetini gösterdi. TAYFUN, sahip olduğu özelliklerle Türkiye’nin en uzun menzilli yerli füzesi olarak öne çıkıyor.

TAYFUN Füze Sistemi Detayları

· Menzil: 500 kilometrenin üzerinde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2000 kilometre ve üzeri menzilli füze geliştirme programlarından bahsetmiştir.
· Hız: Hipersonik seviyelere ulaşır (ses hızının katları). Bu özellik, tespit ve engellemeyi son derece zorlaştırır.
· Hassasiyet: 1 metreden daha az sapma ile nokta atışı kabiliyeti.
· Güdüm Sistemi: Gelişmiş navigasyon teknolojileri ile GPS karıştırmalarına karşı yüksek dayanıklılık.
· Platform: Kara konuşlu, mobil fırlatıcılardan ateşlenebilir.
· Harp Başlığı: Testte kullanıldığı görülen parçacık etkili, ön şekillendirilmiş çok maksatlı konvansiyonel savaş başlığı.

Hedefler ve Caydırıcılık

TAYFUN’un yüksek tahrip gücü ve hassasiyeti, geniş bir hedef yelpazesinde kullanılma potansiyeli taşıyor.

· Hava savunma sistemleri ve radar tesisleri
· Komuta kontrol merkezleri
· Askeri havaalanları ve hangarlar
· Kritik altyapı ve stratejik hedefler

Gelecek Hedefi: TAYFUN Block 4

Savunma sanayii kaynakları, TAYFUN ailesinin yeni üyesi TAYFUN BLOCK 4’ün ilk test atışının da yakın bir tarihte gerçekleştirilmesinin beklendiğini duyurdu. Bu gelişme, füze ailesinin sürekli geliştirildiğini ve kabiliyetlerin artırıldığını gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar