Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

Gözler ocak ayı enflasyonunda: İşte piyasanın beklentisi

Yayımlandı

üzerinde

Gözler ocak ayı enflasyonunda: İşte piyasanın beklentisi

2025 yılının ilk enflasyon rakamı belli oluyor. Türkiye İstatistik Kurumu, enflasyon verilerini pazartesi günü açıklayacak. İşte kritik veri öncesi bilinmesi gerekenler…

Türkiye İstatistik Kurumu, yılın ilk enflasyon rakamlarını açıklayacak.Ocak ayı enflasyonu, pazartesi günü (3 Şubat) saat 10.00’da açıklanacak.
Ekonomistler, ocak ayında aylık enflasyonun yüzde 4,29 artacağını tahmin etti.Yıllık enflasyonun ise yüzde 41,11’e gerilemesi bekleniyor. 2025 sonu enflasyon beklentisi yüzde 27,58 olarak öngörülüyor.
Merkez Bankası, 23 Ocak’taki Para Politikası Kurulu toplantısının özetinde ocak ayı enflasyonunda öngörülerle uyumlu bir artış beklendiğini açıkladı.TCMB’ye göre ocak ayı enflasyonunda işlenmiş gıda fiyatlarının etkisi hissedilecek.Ayrıca hizmet kalemlerinde zaman bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin öne çıktığı ifade edildi.Öte yandan ocak ayında kira artış oranının da belirgin bir şekilde yükselmesinin beklendiği kaydedildi.
Öncü gösterge niteliğindeki Türk-İş ve İTO verileri, aylık enflasyonda yükselişe işaret etti.İstanbul Ticaret Odası verilerine göre İstanbul’un enflasyonu ocak ayında yüzde 5,16 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 48,40 olarak kaydedildi.
Türk-İş, ocak ayında 4 kişilik aile için açlık sınırını 22 bin 131 lira olarak açıkladı. Böylece açlık sınırı, yılın ilk ayında asgari ücreti geçmiş oldu.2025 yılı için asgari ücret 22 bin 104 lira olarak belirlenmişti.Ocakta yoksulluk sınırı 72 bin 88 liraya, bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 28 bin 756 liraya yükseldi.Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin mutfak enflasyonu ise aylık yüzde 4,97 artış kaydetti.
Merkez Bankası (TCMB) yılın ilk Enflasyon Raporu toplantısını 7 Şubat’ta İstanbul’da gerçekleştirecek.TCMB Başkanı Fatih Karahan, Enflasyon Raporu 2025-I’in tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi TCMB Yerleşkesi’nde bilgilendirme toplantısı düzenleyecek.
Türkiye, 2024 yılını yüzde 44,38 enflasyon ile tamamladı. Aralık ayında enflasyon yüzde 1,03 ile son 19 ayın en düşük seviyesinde geldi.
Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

“Şara–Abdi görüşmesi olumsuz geçti” — YPG/SDG kontrolündeki tutukluların serbest kalması gerilimi tırmandırdı

Yayımlandı

üzerinde

“Şara–Abdi görüşmesi olumsuz geçti” — YPG/SDG kontrolündeki tutukluların serbest kalması gerilimi tırmandırdı

20 Ocak 2026, 02:10.

Yazar: FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Şam’da gerçekleşen Şara–Abdi görüşmesi taraflarca sonuçsuz ilan edilirken, kuzeydoğu Suriye’de Şeddadi çevresindeki çatışmalar sırasında YPG/SDF kontrolündeki cezaevlerinden bir bölüm DEAŞ/IS bağlantılı tutukluların dışarı çıkmasına yol açtı. Taraflar birbirini suçluyor; kaçış ve teslim süreçleri bölgesel güvenliği tehdit ediyor

Suriye geçiş sürecinin kilit isimleri arasında gösterilen Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile YPG/SDF lideri Mazlum Abdi (Ferhat Abdi Şahin kod adlı) arasında Şam’da yapılan görüşme, tarafların uzlaşma sağlayamaması nedeniyle “olumsuz” sonuçlandı. Görüşmenin içeriği ve tarafların geri adım gerekçeleri resmi ağızlardan sınırlı biçimde paylaşıldı; hükümet, entegrasyon şartlarında ısrar ederken SDF’nin bazı ayrıntılarda kabul etmediği aktarıldı.

Şeddadi’deki tutuklu hareketliliği — serbest kalma mı, kaçış mı?

Görüşmenin hemen ardından kuzeydoğu Suriye’de Şeddadi ve çevresinde çatışma haberleri yoğunlaştı. Birkaç haber ajansı ve uluslararası kaynaklar, SDF/YPG kontrolündeki bazı cezaevlerinde DEAŞ bağlantılı tutukluların dışarı çıktığını; tarafların olayı birbirine farklı biçimlerde aktardığını bildirdi. SDF, cezaevi işgaline veya saldırıya bağlı olarak kaçışlar yaşandığını ileri sürerken, rejim kaynakları ise SDF’yi mahkûmları kasıtlı olarak bırakarak bölgedeki güvenliği tehlikeye atmakla suçladı. Olayın kapsamı ve kaç kişinin serbest kaldığı konusunda farklı rakamlar dolaşıyor.

Tarafların açıklamaları ve uluslararası tepki

SDF ile Şam yönetimi birbirini suçlayan açıklamalar yaparken, sahadaki durumun karmaşıklığı ve tutuklu yönetiminin güvenlik riski oluşturduğu vurgulanıyor. Uluslararası basın, cezaevi güvenliğinin sağlanamaması halinde DEAŞ hücrelerinin yeniden etkinleşebileceği riskine dikkat çekiyor; insan hakları ve terörle mücadele aktörleri ise tutukluların güvenli, hukuki ve şeffaf süreçlerle ele alınması çağrısında bulunuyor.

Ne anlama geliyor?

  1. Güvenlik tehdidi: Serbest kalan veya kaçan DEAŞ bağlantılı tutuklular, bölgedeki istikrarı doğrudan tehdit edebilir.

  2. Siyasi çıkmaz: Şara–Abdi görüşmesinin başarısızlığı, saha güçlerinin tamamının entegrasyonu ve güvenlik mekanizmalarının oluşturulması konusunda anlaşmazlıkları görünür kıldı.

  3. Bölgesel gerilim: Türkiye, ABD ve bölge aktörleriyle ilişkiler bağlamında sahadaki bu tür gelişmeler diplomasi trafiğini yoğunlaştıracak

  • Olayla ilgili resmi teyitler sınırlı ve taraf beyanları çelişkili; güvenilir kaynaklarca doğrulanmış sayılar henüz netleşmedi.

  • Bölgedeki insani riskler ve tutuklu sivil/çocuk profili konuları izleniyor; uluslararası aktörlerden ek açıklama bekleniyor.

SON DAKİKA: Suriye’de Tarihi Adım! Şam Yönetimi ile YPG/SDG Arasında Tam Entegrasyon ve Ateşkes Anlaşması İmzalandı

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Kuryeler zammı beğenmedi — Yarın kontak kapatıyor, teslimatlar aksayabilir

Yayımlandı

üzerinde

Kuryeler zammı beğenmedi — Yarın kontak kapatıyor, teslimatlar aksayabilir

FatihDoganMedya | 17 Ocak 2026 — 13:30

Esnaf kuryeler, yılbaşında açıklanan zam oranlarının sahadaki gerçek kazançlara yansımadığını savunarak 18–19–20 Ocak 2026 tarihlerinde üç gün boyunca kontak kapatma eylemi yapma kararı aldı. Kararın uygulanması halinde büyükşehirlerde yemek ve paket teslimatlarında aksama bekleniyor.


Eylem kararı: “Zam göstermelik, fiiliyatta değişen yok”

Esnaf kuryeler, yılbaşında platformlar ve bazı firmalar tarafından açıklanan paket başı, kilometre ve haftalık bonus artışlarının (ilan edilen tarifelerin) sahada kuryelerin fiili kazançlarına yansımadığını belirtiyor. Birlik halinde alınan karar doğrultusunda bazı gruplar 18, 19 ve 20 Ocak 2026 tarihlerinde kontak kapatarak paket dağıtmayacağını açıkladı.

Teslimatlarda ne olur? Kimler etkilenecek?

Eyleme katılan kuryeler çalışmayacağı için özellikle öğle ve akşam saatlerindeki yemek siparişleri ile şehir içi küçük paket teslimatlarında aksamalar görülebilir. Eylemin tüm kuryeleri kapsamadığı; katılmayanların ise kendi programları doğrultusunda çalışmaya devam edeceği bildiriliyor. Bu nedenle aksama bölgesel ve zamanlı olma ihtimali yüksek.

Kuryelerin talepleri ve gerekçeleri

Kuryeler; yakıt, bakım, vergi, BAĞ-KUR primleri, sigorta ve ekipman giderlerinin yüksek olduğunu; ilan edilen zamların bu maliyetleri karşılamadığını savunuyor. Ayrıca bazı kuryeler, platformların hesap gösterimlerinde “matematiksel oynama” ile zamların olduğundan yüksek gösterildiğini iddia ediyor. Talepler arasında paket başı ücretlerin gerçekçi şekilde yükseltilmesi, kilometre ücretlerinin sabitlenmesi ve şeffaf bir ödeme tablosu yer alıyor.

Firmalardan ve platformlardan ilk açıklamalar

Şu ana kadar tüm platformlardan kapsamlı bir ortak açıklama gelmedi; bazı marka sayfaları ve yetkililer eylemi not ettiklerini ve hizmet sürekliliğini sağlamak için alternatif planlar üzerinde çalışabileceklerini belirtti. (Firmaların resmi açıklamaları geldikçe haberimiz güncellenecektir.)

Vatandaşlara uyarı — sipariş verirken dikkat

18–20 Ocak tarihlerinde yemek ve paket siparişi vermeyi planlayan vatandaşlara, teslimat gecikmesi veya iptali riski bulunduğu; mümkünse acil olmayan siparişlerin ertelenebileceği bildiriliyor. İşletmeler de sipariş yoğunluğunu tahmin ederek müşterilerine bilgi vermeye başladı.


Arka plan: neden şimdi?

Koronavirüs sonrası yükselen talepyle büyüyen paket servis sektörü, kolay giriş imkânı sayesinde kısa sürede büyüdü. Sektörde büyüme ile birlikte rekabet, kazançların bölünmesine ve saha koşullarının zorlaşmasına neden oldu; kuryeler de son dönemde artan maliyetlerle birlikte daha güçlü iyileştirme talebiyle ortaya çıkıyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Gümrüksüz alışveriş dönemi bitti — E-ticaret siteleri zam yaptı, Bakanlık: “Fahiş artışa geçit yok”

Yayımlandı

üzerinde

Gümrüksüz alışveriş dönemi bitti — E-ticaret siteleri zam yaptı, Bakanlık: “Fahiş artışa geçit yok”

FatihDoganMedya Web Haber | 17.01.2026 — 11:15

Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile posta/hızlı kargo yoluyla gelen düşük tutarlı gönderilerde uygulanan 30 Avro’luk muafiyet kaldırıldı. Kararın yayımlanmasının ardından bazı e-ticaret platformları ve satıcılar fiyatlarını yükseltirken, Ticaret Bakanlığı fahiş fiyat artışlarına karşı denetimleri sıkılaştıracağını bildirdi.

7 Ocak 2026 tarihli ve 33130 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10813 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, 4458 sayılı Gümrük Kanunu uygulamasında değişiklik yapıldı; posta ve hızlı kargo yoluyla gelen ve kıymeti 30 Avro’ya kadar olan gönderilere tanınan muafiyet yürürlükten kaldırıldı. Karar hükümleri yayım tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girecek (yürürlük tarihi: 06.02.2026).

Yeni düzenleme ile, artık gönderinin değeri ne olursa olsun detaylı gümrük beyannamesi, ilgili gümrük vergileri ve hizmet bedelleri uygulanacak; Avrupa Birliği’nden gelen ürünlerde maktu vergi oranı %30, diğer ülkelerden gelenlerde %60 olarak esas alındı; ÖTV kapsamındaki eşyalarda bu oranlara ek %20 uygulanabiliyor..

E-ticaret sitelerinde fiyat yansımaları — fırsatçılık iddiaları

Kararın kamuoyuna yansımasının hemen ardından bazı online satış kanallarında ve pazaryerlerinde Çin menşeli ürünler başta olmak üzere fiyat artışları gözlemlendi; bazı haber ve piyasa takip raporları, duyurudan sonraki günlerde yine bazı ürün gruplarında %50–%100’ü aşan artışlar olduğunu bildiriyor. Bu hızlı etiket güncellemeleri, tüketicilerde “fırsatçılık” tepkisi yarattı.

Bakanlık devrede: Denetim, erişim engeli ve ağır cezalar sinyali

Ticaret Bakanlığı’ndan gelen bildirimlere ve medyada yayılan haberlere göre, bakanlık fahiş fiyat artışlarını takip eden mekanizmaları çalıştırdı; pazaryerlerinden bilgi ve belge talep ederek incelemeler başlatıldı. Bakanlık kanallarında daha önce benzer konularda “fahiş fiyat uygulamalarına geçit yok” vurgusu yapıldığı ve ağır idari para cezalarıyla karşılaşılacağı anons edilmişti — hükümet yetkilileri, tespit edilen fırsatçı satıcılara yönelik idari yaptırımları ve gerekirse erişim engelleme seçeneklerini kullanabileceklerini belirtiyor.

  • Karar 06.02.2026 tarihinden itibaren yürürlükte olacak; o tarihten sonra yurtdışından yapılan her siparişin gümrüğe tabi olacağını unutmayın. (Resmî Gazete / Karar No: 10813).

  • Sipariş öncesi ürün fiyatına ek olarak olası gümrük vergisi, ÖTV (varsa) ve gümrük işlem/hizmet bedelini hesaplayın.

  • Temu, AliExpress, Amazon gibi yurt dışı merkezli platformlardan alışveriş yapanlar için artık “kapıda düşük maliyet” avantajı büyük ölçüde ortadan kalkıyor; satıcıların Türkiye’de temsilci/ithalatçı olarak yerleşik olmaları, ürün güvenliği ve vergilendirme açısından öne

Uzmanlar, düzenlemenin yerli üretici ve perakendeciler için rekabet avantajı sağlayabileceğini, ancak kısa vadede tüketici fiyatlarında dalgalanmalar ve lojistik/işlem maliyetlerinde artışlar olacağını belirtiyor. Öte yandan denetim mekanizmalarının etkinliği, fırsatçıların cezalandırılması ve tüketici bilgilendirmesinin iyi yapılması, olası olumsuz etkileri azaltacak kritik unsurlar olarak öne çıkıyor.

 

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar